Rusya'nın Leningrad Bölgesi'nin iş ve yatırım olanakları tanıtıldı

Rusya'nın Leningrad Bölgesi'nin iş ve yatırım olanakları tanıtıldı

03.06.2015 12:10:03
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Rusya İş Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, "Dünya piyasalarında petrol fiyatlarının düşüşü ve siyasi krizlere bağlı olarak ekonomideki olumsuz gelişmeler nedeniyle ortaya çıkan Rusya ile ikili ticaretteki düşüşü telafi etmek amacıyla yeni iş birliği imkanlarının araştırılması gerek" dedi.

Özilhan, DEİK ev sahipliğinde düzenlenen "Rusya Federasyonu Leningrad Bölgesi'nde İş ve Yatırım Olanakları Tanıtım Toplantısı"nda, Türkiye ile Rusya arasında son yıllarda istikrarlı şeklide gelişen bir ticari ve ekonomik iş birliği bulunduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"İkili ticaret hacminde yaşanan olumlu gelişmeler, ayrıca her iki ülke hükümetlerinin destekleriyle hayata geçirilen büyük çaplı projeler Akkuyu Nükleer Santrali gibi ve karşılıklı yatırımlar bakımından, ülkelerimiz arasındaki ilişkiler stratejik partnerlik düzeyine ulaştı. Gelinen noktada İş Konseyimizin de katkılarıyla 2014 yılında açıklanan sonuçlarına göre Türkiye'nin Rusya'ya ihracatı 5 milyar 950 milyon dolar, Rusya'dan ithalatı ise 25 milyar 300 milyon dolar seviyesinde olup, ikili ticaretimiz 31 milyar 250 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir."

Bu rakamların beklentilerinin altında olduğunu belirten Özilhan, dünya piyasalarında petrol fiyatlarının düşüşü, siyasi krizler, buna bağlı ekonomide yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle ortaya çıkan Rusya ile ikili ticaretteki düşüşü telafi etmek ve daha üst hedeflere ulaşmak amacıyla yeni iş birliği imkanlarının araştırılması gerektiğini söyledi.

Tuncay Özilhan, Türkiye-Rusya İş Konseyi olarak, ülkenin devlet organlarıyla yürüttüğü çalışmalar ve kendi bünyelerinde geliştirdiği projeler çerçevesinde iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi, yeni bir boyuta taşınması ve gelecek hedeflerin yakalanması amacıyla faaliyetlerini yürüttüklerini anlattı.

Özilhan, Konsey'in, Rusya'nın değişik bölgelerinin tanıtımı, o bölgelerdeki iş ve yatırım olanaklarının yerel yetkililer tarafından bire bir anlatıldığı toplantılar düzenlediğini, diğer taraftan Rusya'da iş yapan veya yapmayı planlayan iş adamlarının, firma temsilcilerine yönelik bilgilendirme etkinlikleri, yuvarlak masa toplantıları ve seminerler organize ettiğini söyledi.

Bu çerçevede, İş Konseyi tarafından düzenlenen bölge tanıtım toplantılarını "Tataristan, Mariy El, Mordoviya ve Adige Cumhuriyetleri, Soçi, Ulyanovsk, Kuzey Kafkasya, Pskov bölgeleri" şeklinde sıralayan Özilhan, "Bugün ise ekonomik, siyasi ve kültürel bakımdan Rusya Federasyonu birimleri arasında çok özel yere sahip olan Leningrad Bölgesinin genel ekonomik durumu, öne çıkan sektörler, buradaki iş ve yatırım olanakları hakkında bilgi almak, bu çerçevede yeni iş birliklerinin kurulmasına vesile olmak için toplanmış bulunmaktayız" ifadelerini kullandı.

- "Rusya açısından Türkiye, Türkiye açısından da Rusya çok önemli"

Rusya Federasyonu Ticaret Mümessilliği İstanbul Şubesi Müdürü Albina Rakhimullina da son dönemde Rusya ve Türkiye arasındaki iktisadi ilişkilerin istikrarlı şekilde geliştiğini söyledi.

Rakhimullina, Rusya tarafından ihraç edilen enerji ürünlerinin fiyatlarının düştüğünü, Türkiye tarafından ihraç edilen malların çeşitliliğinin de arttığını dile getirerek, bunların arasında en önemlilerinin balıkçılık, meyve ve süt ürünleri olduğunu belirtti.

İki ülke yönetimi tarafından büyük bir amaç ortaya konduğunu vurgulayan Rakhimullina, şunları kaydetti:

"2020 yılına kadar iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Bu bağlamda çeşitliliğin artırılması söz konusu. Bunun için de yüksek teknolojili ürünler alanına daha fazla eğilim verileceği düşünülmektedir. Bütün bu konular 18 Haziran'da gerçekleştirilecek St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'nda ele alınacak. Son zamanlarda yatırımcıların büyük şehirlerden daha küçük şehirlere geçmesi gündemdedir."

Rakhimullina geçen ay Rusya'nın 12 bölgesinin, Ankara, Eskişehir, Bursa ve İzmit'teki sanayi bölgelerini incelediğini dile getirerek, sanayi bölgelerindeki muhatapların yerelleşme çalışmalarının nasıl yapılabileceğini anlattığını belirterek, bu heyetler arasındaki ilişkilerin gelişmesinin çok önemli olduğunu, bu konuda Türkiye'nin tecrübelerinden yararlanılmasının hedeflendiğini söyledi.

Türkiye'nin özel sanayi bölgeleri tecrübelerinin, Rusya'nın ithal mallarının yerli mallarla değiştirilmesi anlamında da ayrı bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Rakhimullina, "Şu anda Rusya 'da olumlu yatırım ortamının oluşturulmasına ilişkin pek çok çalışma yürütülmektedir. Rusya'nın bütün bölgelerinde krize karşı komisyon kurulmuştur. Rusya açısından Türkiye'nin, Türkiye açısından da Rusya'nın çok önemli olduğunu biliyoruz. Rusya gelişmekte olan bir piyasa. Türk yatırımcıları açısından Rusya önemli bir pazar haline gelebilir" diye konuştu.

Leningrad Bölgesi'nin Rusya genelinde en gelişmiş ve en önemli bölgelerden olduğunu aktaran Rakhimullina, özellikle otomotiv konusunda yedek parçaların üretiminin iyi bir örnek olabileceğini, yakın zamanda Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) tarafından Leningrad Bölgesi'nin ziyaret edileceğini ve iş birliği kurulabileceğini sözlerine ekledi.

- "10 yıl içinde bölgesel GSYH neredeyse 4 kat arttı"

Rusya Federasyonu Leningrad Bölgesi Vali Yardımcısı, Ekonomik Kalkınma ve Yatırım Faaliyetleri Komitesi Başkanı Dmitriy Yalov ise Leningrad Bölgesi'ndeki şirketlerin bir kısmının yeni şirketler olduğunu, ihracat ve ithalatın önemli bir kısmının bölgede gerçekleştiğini söyledi.

Leningrad Bölgesi'nin en önemli avantajının burada yapılan üretimin hem iç piyasaya satılabilmesi hem de ihraç edilmesi olduğunu vurgulayan Yalov, son yıllarda bölgenin ekonomisinin önemli ölçüde büyüdüğünü kaydetti.

Yalov, 10 yıl içinde bölgesel gayrisafi yurtiçi hasıla'nın (GSYH) neredeyse 4 kat arttığını belirterek, bölgede son zamanlarda büyük projeler gerçekleştirildiğini, bir yılda kişi başına bin metrekare inşaat yapıldığını, dolayısıyla bölgenin inşaat malzemeleri açısından ayrı bir öneme sahip olduğunu dile getirdi.

Bölgede birçok Türk şirketinin faaliyet gösterdiğini anlatan Yalov, Leningrand Bölgesi'nde sanayi kümeleri olduğunu, bu kümelerin merkezi hükümet tarafından desteklendiğini ifade etti.

Rublenin değer kaybından dolayı Avrupa ürünlerinin rekabet gücünün azaldığına dikkati çeken Yalov, Türk şirketlerinin bundan istifade ederek, buradaki boşlukları doldurabileceğinin altını çizdi.

Yalov, Federal mevzuat çerçevesinde bazı teşvikler verdiklerine işaret ederek, kurumlar vergisini yılda yüzde 13,5'e kadar indirdiklerini söyledi.

Ayrıca yeni yatırımcılar emlak vergisinden muaf tuttuklarını aktaran Yalov, söz konusu teşviklerin 5 milyon avronun üzerinde yatırım yapanlara yönelik olduğunu kaydetti.

Yalov, bu teşvikleri almanın oldukça basit olduğunu belirterek, son zamanlarda sanayi parkları yapanlara ayrı imtiyazlar tanıdıklarını, endüstriyel parklar konusunda Türkiye'nin tecrübelerinden faydalanmak istediklerinin altını çizdi.

Toplantıda konuşmalardan sonra Leningrad Bölgesi Ekonomik Kalkınma Ajansı ile DEİK arasında İşbirliği Anlaşması imzalandı.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)