2018-05-04 09:45:29

Şevket Mirziyoyev, 30 Aralık 1957'de doğdu. 1981 yılında Taşkent Sulama ve Islah Enstitüsü'nden mezun olan Mirziyoyev, doktorasını ise teknolojik bilimler alanında yaptı.

Komünist Parti'nin gençlik kolu Komsomol'de görev alan Mirziyoyev, 1990 yılından sonra Yüksek Sovyet Özbekistan Halk Temsilcileri arasında yer aldı. Özbekistan'ın bağımsızlığını ilân etmesinin ardından ise milletvekili oldu.

1996 ve Eylül 2001 arasında Cizzak Valisi olarak görev yapan Mirziyoyev, Eylül 2001 ve Aralık 2003 arasında Semerkant Eyaleti Valisi olarak görev yaptı.

12 Aralık 2003 tarihinde ise dönemin Özbek Cumhurbaşkanı İslam Kerimov tarafından başbakanlığa atandı.

Kerimov'un Ağustos 2016'da beyin kanaması geçirmesi ve medyada uzun süre gözükmemesi, hakkındaki ölüm dedikodularını da beraberinde getirdi. Ölümü ise resmi olarak 2 Eylül'de ilan edildi. Anayasaya göre 3 aylık geçiş döneminde devlet başkanlığını, parlamento başkanı üstleniyor ve ülkeyi cumhurbaşkanlığı seçimine götüren süreci yönetiyor. Ancak Parlamento Başkanı Nimetulla Yuldaşev, anayasal yetkilerle donatılmış olmasına rağmen geçici cumhurbaşkanlığı görevi kendisinden alındı ve bu görev, dönemin Başbakanı Şevket Mirziyoyev'e verildi.

Özbekistan'ı baskıcı yönetimi ile dünyanın en kapalı ülkelerinden biri hâline getiren İslam Kerimov'un ani ölümü sonrasında ülke politikasının nasıl şekilleneceği merak ediliyordu. Şevket Mirziyoyev, 4 Aralık 2016'da yapılan seçimlere kadar Başbakan ve Cumhurbaşkanı vekili sıfatıyla yaklaşık 3 ay boyunca ülkeyi yönetti.

Hem anayasada belirtilen usullere aykırı olarak göreve başlaması, hem de Kerimov döneminde 2003'ten bu yana başbakanlık yapması nedeniyle Mirziyoyev'in yönetim anlayışının Kerimov'dan farklı olmayacağı, yapılanilk değerlendirmeler arasındaydı.

Şevket Mirziyoyev, 4 Aralık 2016 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini %88,6'lık oy oranıyla kazandı. Seçimlerin ardından Mirziyoyev'i tebrik etmek için arayan ilk isim ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin oldu. Özbekistan tarihinin 2.Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, 14 Aralık 2016'da resmi olarak göreve başladı.
Kerimov'un ölümünden sonra ülke yönetimi, “Taşkent elitleri” olarak adlandırılan 3'lü (Rüstem Azimov, Rustam İnoyatov ve Şevket Mirziyoyev) arasında paylaşıldı.
Rüstem Azimov, Taşkent klanından olup Kerimov'un uzun süre yönetimde kalmasında önemli etkisi vardı. Kerimov'un seyahatleri süresince yanından ayırmadığı kişiler arasında yer aldı.

Kamuoyunda fotoğrafının bulunması dâhi zor olan ve Kerimov'un otoriter yönetiminin görünmez uygulayıcısı olarak bilinen Rüstem İnoyatov ise, 1995 yılında Kerimov tarafından Özbek Ulusal Güvenlik Servisi'nin başına getirildi. 1999'da Taşkent'te bombalar patladı ve Kerimov, bunun radikal teröristler tarafından kendisine yönelik bir suikast girişimi olduğunu söyledi. Ülke çapında yapılan örgütlerin lider kadrolarına yönelik operasyonlar yapıldı. Rüstem İnoyatov'un, 1999'daki suikast girişiminin ve devamındaki operasyonların hazırlayıcısı olduğuna yönelik ciddi iddialar vardı.

Şevket Mirziyoyev, 2018'de atacağı reform hareketlerini anlattığı 4 saatlik uzun konuşmasında, bir dönem kendisine rakip olarak gördüğü İnoyatov'un başında olduğu
Özbek Ulusal Güvenlik Servisi'nin yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi. Mirziyoyev konuşmasında, “Özbekistan Ulusal Güvenlik Servisi reforme edilmelidir. Ulusal güvenlik konusu birçok vatandaşımız aleyhine gereksizce manipüle edildi. Sistem eski bir zihniyetle idare ediliyor.” ifadelerini kullanarak Özbek Ulusal Güvenlik Servisi'nin yeniden yapılandırılacağını açıkladı.

İnoyatov, 31 Ocak 2018'de Cumhurbaşkanı Mirziyoyev tarafından 23 yıllık görevinden alındı ve cumhurbaşkanlığı danışmanı olarak atandı. Bu adım, bir merkeze çekme olarak değerlendirildi.

Özbekistan uzun yıllar boyunca, sayıları bilinmeyen ve siyasi nedenlerden dolayı cezaevlerinde bulunan tutuklular ve bu tutuklulara yönelik işkenceler ile anılan, dışa oldukça kapalı bir ülke konumunda idi. BM İşkenceyi Önleme Komitesi de ülkede, Özbek güvenlik güçleri tarafından uygulanan ‘sistematik' bir işkencenin varlığını tespit etmişti.

Göreve gelmesiyle birlikte Mirziyoyev, Kerimov yönetiminden kalan ve ülkesi üzerinde kötü imaj teşkil eden durumları ortadan kaldırmak amacıyla bir dizi reform paketleri açıkladı. Bu reformların ilk hedefi, Kerimov yönetimiyle birlikte dünyadan oldukça izole olan ülkenin imajını düzeltmekti.

Kasım 2016'da, 23 yıldan fazla cezaevinde kalan ve dünyanın en uzun siyasi tutukluları arasında bulunan muhalefet kanadındaki Erk Partisi üyesi 72 yaşındaki Samandar Kukanov serbest bırakıldı. Şubat 2017'de, 18 yıldır cezaevinde bulunan ve ülkenin en büyük muhalif gazetesi Erk'in editörlüğünü de yapan Muhammed Bekjanov serbest bırakıldı.

Eylül 2017'de ise ABD merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) temsilcilerinin, 7 yıllık aranın ardından ülkeye girişine izin verildi.

Aralık 2017'de Cumhurbaşkanı Mirziyoyev tarafından, işlediği suçlardan dolayı pişmanlık dilekçelerini imzalayan ve düzelme yolunu seçen 2,700 mahkûm affedilmiş ve serbest bırakıldı. Yaklaşık 9,000 kişinin cezası ise hafifletildi.

Ülkede, radikal gruplarla veya yasa dışı örgütlerle bağı olduğu gerekçesiyle Özbek Ulusal Güvenlik Servisi tarafından hazırlanan listedeki yaklaşık 18,000 kişinin, düzenli olarak polis merkezlerine giderek yoklamadan geçmesi gerekiyordu. Mirziyoyev, konuşmalarında bu listelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi ve Ağustos 2017'de söz konusu listedeki yaklaşık 18,000 kişi, listeden çıkarıldı.

Özellikle dini faaliyetlere ilişkin kısıtlamaların adım adım kaldırılması, büyük çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu 33 milyonluk Özbek halkını oldukça umutlandırdı.
Mirziyoyev, göreve geldikten sonra İmam Tirmizi, İmam Buhari ve Bahaüddin Nakşibendi türbelerine ziyaretlerde bulundu. Özbek halkının büyük saygı gösterdiği bu isimlerin cumhurbaşkanı tarafından ihtiramla ziyareti Özbek halkının takdirini topladı.

Bağımsızlığını ilan ettiği 1991'den bu yana ilk defa Özbekistan sınırları içerisinde Kur'an-ı Kerim basılması için çalışmalara başlandı. Özel bir matbaa tarafından ilk etapta 50,000 adet Kur'an-ı Kerim'in basılması planlanıyor.

Özbekistan Din İşleri Komitesi, ülke genelinde halkın ibadet edebilmesi için mescitler inşa edileceğini duyurdu. Komiteye göre ilk etapta başkent Taşkent'te 22 adet mescit inşa edilecek.

Ocak 2018'de, Turizm Bakanlığı yaptığı açıklamada Özbekistan'a gelen turistlerin büyük ölçüde Müslüman ülkelerden geldiğini belirtti. Bakanlık, turistlerin kalacakları otellerde ibadet edilebilmesi için yeni düzenlemeler yapılacağını duyurdu. Bu düzenlemeler ile birlikte otel odalarında Kur'an-ı Kerim bulundurulacak ve kıbleyi gösteren işaretler yerleştirilecek.

17 Şubat'ta ise Özbekistan Din İdaresi'nde 12 yıl başkan yardımcılığı görevinde bulunan Özbek Ulusal Güvenlik Servisi temsilcisi Aidarbek Usmanov görevinden alındı. Kerimov döneminde istihbarat teşkilatı üyeleri, merkezi ve mahalli idarelerde resmi olarak birer temsilci bulunduruyordu.

Mirziyoyev ‘in göreve başlaması ile Özbekistan, komşu ülkelerle ile dahi sağlıklı ilişki geliştiremeyen Kerimov yönetiminden çok daha farklı bir tablo çıkardı. Özellikle bölge ülkeleri ile ilişkileri iyileştirmek adına Mirziyoyev tarafından birçok adım atıldı. Eylül 2017'de New York'taki BM Genel Kurulu'nda konuşan Özbek Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, ülkesinin yapıcı ve güçlü komşuluk için elinden geleni yapacağının altını çizerek kısa sürede bölgede yeni bir siyasi atmosferin oluşacağını ifade etti.

2018 yılında yapılacak reformları anlatan Mirziyoyev, yaptığı 4 saatlik uzun konuşmasında “halklar hükümetlere değil, hükümetler halka hizmet eder” ifadelerini kullandı, demokratikleşme adımlarının da atılacağının mesajını verdi. Mirziyoyev yine aynı konuşmada başbakanlık yaptığı dönemle ilgili, “Bazı insanlar bana başbakan olduğumda ülkedeki her şeyi bilmediğimi söylüyorlar. Her şeyi biliyordum, ama ortam kötüydü. Şimdi, bazı insanlar bundan hoşlanmasa bile, bunu açıkça söylüyorum. Birçok yatırım projesinde yolsuzluk vardı ve bazı projelerde bu oran % 50 idi. Yolsuzluk, hem iç hem de dış politikalarda vardı” ifadelerini kullandı.

10 Şubat'ta yayınlanan kararname ile aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 7 ülke ile vizeler kaldırıldı, 39 ülkeye ise vize kolaylığı getirildi. Bu adımla birlikte Özbekistan'ı vizesiz ziyaret edebilecek ülke sayısı 16'ya, vize kolaylığı sağlanan ülke sayısı ise 51'e yükselmişti. Mart 2018'de, Tacikistan'ın da listeye eklenmesi ile birlikte Özbekistan'ı vizesiz seyahat edebilecek ülke sayısı 17'ye yükselmiş oldu.

Mirziyoyev, görevde bulunduğu süre içerisinde Tacikistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Kazakistan ile oldukça iyi ilişkiler geliştirdi.

Özbekistan cephesinden Tacikistan'a yönelik son üst düzey ziyaret, Haziran 2000'de yapılmıştı. Mirziyoyev'in bölge ülkeleri ile sıcak ilişkiler geliştirme yönündeki planı çerçevesinde 14 Aralık 2016'da göreve gelen Özbek Başbakanı Abdulla Aripov, yaklaşık 18 yıl sonra 10-11 Ocak 2018'de Tacikistan'a bir ziyaret gerçekleştirdi. 20 yıllık aradan sonra Tacikistan ve Özbekistan, kültür günleri düzenleme konusunda anlaştı. 1992 yılından bu yana yapılmayan Taşkent-Duşanbe uçak seferleri Nisan 2017'de tekrar başladı.

Özbek Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, 9-10 Mart'ta Tacikistan'a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Havalimanında bizzat Tacik lider İmam Ali Rahman tarafından karşılanan Mirziyoyev, güzergâh boyunca Özbek-Tacik bayrakları ile bekleyen binlerce kişiyi selamladı. İki ülke arasında başta sınır problemlerinin çözümü, ekonomik iş birliğinin artırılması ve iki ülke halkı tarafından umutla beklenen vizesiz seyahat ile ilgili toplam 27 anlaşma imzalandı.

Mirziyoyev, ziyaret sonrası yaptığı konuşmada, “İki ülke vatandaşlarının gözünde özlemi gördüm. Sadece kayıp yıllarımızı telafi etmemiz için değil, aynı zamanda ilişkilerimizi yepyeni bir seviyeye yükseltmek için çok büyük sorumluluğumuz var. İlişkilerimizi stratejik ortalık seviyesine çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

Özbek-Kırgız ilişkilerinde iki ülke arasındaki en büyük problemin sınır problemleri olduğu dikkat çekmektedir. 2010 yılındaki Oş olaylarından sonra Özbekistan sınırlarını tek taraflı olarak kapatmış ve Kırgızistan'da yaşayan Özbeklerin Özbekistan'a girişi izne bağlandı. Dönemin Özbek Cumhurbaşkanı Kerimov, bölgedeki HES inşaatları nedeniyle savaş çıkabileceğini söylemiş, Kırgızistan ile birlikte Tacikistan'ı da tehdit etmiştir.

Eylül 2017'de ise 17 yıllık bir aradan sonra bir Cumhurbaşkanlığı düzeyinde, ilk kez Mirziyoyev Kırgızistan başkenti Bişkek'i ziyaret etti. 1370km'lik Özbek-Kırgız sınırının yaklaşık 1170km'lik kısmı, yapılan anlaşma ile tartışmalı hâle gelmekten çıkmıştır. 26 yıllık sınır probleminin büyük ölçüde çözülmesini Özbekistan'ın Kırgızistan Büyükelçisi Daniyer Sıdıkov, '10 yılda yapılacak işleri 1 yılda yaptık' şeklinde değerlendirmiştir.

Mirziyoyev, göreve geldikten sonra ilk yurtdışı ziyaretini Türkmenistan'a yaptı. 23-24 Nisan'da ise Türkmenistan Devlet Başkanı Kurbankulu Berdimuhammedov, resmi ziyaret kapsamında Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te Özbek Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi. Berdimuhammedov'un Özbekistan ziyareti kapsamında, iki ülke arasında 250 milyon dolarlık anlaşma imzalandı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 177,3 milyon dolar iken 2017'deki ziyaretinin ardından Özbekistan ve Türkmenistan arasındaki dış ticaret hacmi, bu yılın ilk 3 ayında yüzde 55 artış gösterdi.

Mart 2008'den bu yana Özbekistan'ı ilk defa ziyaret eden Türkmen lider Berdimuhammedov, görüşmeden sonra “Türkmenistan ve Özbekistan arasındaki iş birliği Orta Asya'nın sürdürülebilir kalkınmasında stratejik bir faktördür” şeklinde konuştu. Türkmen lider ayrıca bölgesel gündemin güncel konularını tartışmak üzere Orta Asya devlet başkanlarının düzenli olarak bir araya gelmesinin önemini vurguladı.

14 Aralık 2016'da resmi olarak göreve başlayan Mirziyoyev, Mart 2017'de Kazakistan'ı ziyaret etti ve bu ziyarette 13 anlaşma imzalandı. Yapılan anlaşmalar neticesinde 2018 yılının Kazakistan'da “Özbekistan yılı”, 2019 yılının ise Özbekistan'da “Kazakistan yılı” olarak ilan edilmesi kararlaştırıldı.

15-16 Mart'ta ise Orta Asya ülkeleri, Kazakistan'ın başkenti Astana'da, Özbek Cumhurbaşkanı Mirziyoyev'in girişimleri ile içerisinde Rusya ve Çin'in olmadığı Orta Asya Liderler Zirvesi'nde bir araya geldi.

Astana'daki Orta Asya Liderler Zirvesi sonrasında ise hem Özbekistan hem de diğer Orta Asya ülkelerindeki güvenlik ve istikrarı doğrudan etkileyen Afganistan'daki barış sürecinde aktif rol almak için Özbekistan, 25-27 Mart tarihleri arasında “Barış Süreci, Güvenlik Alanında İş Birliği ve Bölgesel Ortaklık” başlıklı konferansa ev sahipliği yaptı. Konferansa Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani, Rus Dışişleri Bakanı Sergei Lavorv, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Thomas Shannon, BM Afganistan Özel Temsilcisi Tadamichi Yamamoto, AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de katıldı. Konferansta ayrıca İngiltere, Fransa, Almanya, Hindistan, İran, İtalya, Japonya, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Pakistan ve diğer Orta Asya ülkeleri Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan da yer aldı.

Türkiye-Özbekistan ilişkilerinde ise, eski Özbek Cumhurbaşkanı Kerimov'un ölümünden sonra kayda değer bir yakınlaşma başladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçici olarak cumhurbaşkanlığı makamında bulunan Mirziyoyev'i, Özbekistan'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin henüz yapılmadığı Kasım 2016'da Pakistan dönüşünde ziyaret etti. Bu ziyaret, iki ülkenin yakınlaşması için bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. İki lider arasındaki görüşme trafiği de bu noktadan sonra oldukça arttı. Erdoğan ve Mirziyoyev, Mayıs 2017'de, Kuşak ve Yol Forumu'nun açılış töreni için gittikleri Pekin'de de görüşme fırsatı buldu.

Yine iki lider, Eylül 2017'de Kazakistan'ın başkenti Astana'da Suriye krizinin konuşulduğu zirvede bir görüşme gerçekleştirdi. Yine aynı ay içerisinde Erdoğan ve Mirziyoyev, Birleşmiş Milletler genel kurulu görüşmeleri için gittikleri New York'ta bir araya geldi.

Ekim 2017'de ise, yaklaşık 20 yıllık bir aradan sonra Özbek Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, cumhurbaşkanlığı düzeyinde tarihi olarak nitelendirilecek bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyarette 26 anlaşma imzalandı ve ilişkiler stratejik ortaklık seviyesine çıkarıldı.

Erdoğan ve Mirziyoyev, 11 Aralık 2017 ve 7 Şubat 2018 tarihlerinde ise telefonda görüştü.

Son olarak 29 Nisan-1 Mayıs arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan'a üst düzey bir ziyaret gerçekleştirdi. 30 Nisan'da başkent Taşkent'teki Gök Saray'da resmi karşılama töreni ile karşılandı. Törenin ardından iki lider arasında baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapıldı. Ekim 2017'de imzalanan 26 anlaşma ile stratejik ortaklık seviyesine çıkan Türk-Özbek ilişkileri, bu ziyarette imzalanan 25 anlaşma ile daha da kuvvetli hale geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret kapsamında Özbekistan Parlamentosu'nda da bir konuşma yaptı. İki lider ayrıca Türkiye-Özbekistan İş Forumu'na da katıldı. Özbek Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, iki ülke arasında artık buzların eridiğini ve Türkiye'nin artık bir stratejik ortak olduğunu vurguladı.

Mirziyoyev, “Bir ara, aramızda güvensizlik ve soğukluk dönemi oluştu. İkimiz bu buzları erittik ve bu buzlar artık hiçbir zaman olmayacak. Türkiye, bizim stratejik ortağımız ve Türkiye ile iş birliğini daha da geliştirmek istiyoruz. Bir daha aramızda herhangi bir anlaşmazlık olursa artık tekrar sizlerin güvenini kazanmak mümkün değil. Bizler çok hata yaptık. Bir kez daha tekrar ediyorum, Türk iş adamlarına yapılan ihanet devlet politikasına ihanet olacaktır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Mİrziyoyev'in komşu ülkeleri ile problemlerin çözümü için gösterdiği çabaya atıfta bulundu ve atılan adımlardan duyduğu memnuniyetini dile getirdi. Erdoğan, “Özbekistan, çevre ülkelerle de çok iyi olduğu için bölgede barış artıyor. Kırgızistan ve Tacikistan ile ilişkilerin iyileşmesi bizleri de mutlu etmiştir” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Mirziyoyev'in çabalarını Özbek atasözü ile değerlendirdi: Bir kişi ark kazar bin kişi su içer. Erdoğan, “Değerli kardeşim, attığı cesur adımlarla Özbekistan ve bölgemiz için yeni bir su arkı inşa ediyor. İnşallah bu kanal Özbekistan'ı daha müreffeh günlere ulaştıracaktır” ifadelerini kullandı.

Türk-Özbek ilişkilerindeki kayda değer iyileşmeye dair de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Ticari ilişkileri sırf ticari kazanç amaçlı değil, kardeşlik bağlarını güçlendiren birer sıçrama tahtası olarak görmeliyiz. Karşılıklı fayda ve güven temelinde ilerlemek için hepimize büyük görev düşmektedir. Özbekistan'ın istihdamına katkı sağlayan yatırımlarda yeni imkânlar değerlendirilmelidir. 25 anlaşma imzaladık. Artık Türkiye ve Özbekistan olarak uzun bir yolculuğa çıkıyoruz. Atacağımız çok adımlar, yapacağımız çok işler var” şeklinde konuştu.

Erdoğan ayrıca TİKA'nın Özbekistan'da 60 milyon dolarlık bir yatırım hedeflediğini söyledi. Erdoğan, İstanbul-Semerkant arasındaki uçuşların 16 Mart 2018 tarihinde başladığını hatırlattı ve yeni güzergahların açılması için ise çalışmaların devam ettiğini ifade etti.