Padişahların cenaze töreni

Padişahın vefatı ilk önce sadrazama bildirilirdi. Cenaze ve biat merasimlerinin yapılması için sadrazam, kethüda ve reisülküttaba emir verir ve padişahın cenazesi revakalar altına konulmuş olan sayebana getirilirdi.

2020-06-23 09:05:51

Osmanlı döneminde düğünler, taç giyme törenleri, sünnet düğünleri nasıl belli bir gelenek ve törene has uygulamalara sahip ise cenaze törenleri de belli kurul ve uygulamalara tabi idi.

Osmanlı Sarayı'nın temel merasimleri Bâbü's sade önünde yapılırdı. Cûlüs, cenaze, bayramlaşma ve sancak merasimleri  başlıcalarıydı. Cülûs merasimi öncesi vefat eden padişahın naaşı yeni padişaha gösterilerek insanların sonunun nasıl olacağı hatırlatılırdı. Sultan V.Mehmed Reşad'ın naaşını gören Sultan Vahdeddin'in ‘'Meğer saltanat ile teneşir arası ne kadar kısaymış''  dediği rivayet edilmektedir.

Osmanlı padişahlarının cenaze merasimlerinde örfi ve dini  uygulamalara dikkat edilmiştir ve bu merasimler birbirine benzemektedir.   

Kaynaklarda padişahların naaşları veya mezarlarının üzerine otağ kurulduğuna dair bilgiler vardır. I.Murad'ın 1398 yılında Kosova Savaşında şehit edilmesinden sonra otağ kurulmuştur. Osmanlı tarihini anlatan Enveri,  Âşık Paşazade ve Neşri'de eserlerinde bu olayı anlatmıştır.  Padişahın naaşının tahnit edilerek  iç organları alınmış ve gömüldükten sonra otağ kaldırılıp yerine hemen türbesi inşa edilmiştir.  Mezar üzerine otağ kurulan ilk sultan Osman Gazi olup son sultan ise II. Mahmud'dur. Dönemin vakanüvislerinin eserlerinde  cenaze merasimlerinde aynı  uygulamanın yapıldığı anlaşılmaktadır. 

Padişahın vefatı ilk önce sadrazama bildirilirdi. Cenaze ve biat merasimlerinin yapılması için sadrazam, kethüda ve reisülküttaba emir verir ve padişahın cenazesi revakalar altına konulmuş olan sayebana getirilirdi. Üzerindeki giysilerin kolları kesilerek çıkartılır ve çıkartılan kıyafeti saklanırdı. Fatih Sultan Mehmet'in kürkü ve Sultan Abdülaziz'in kanlı kıyafetlerinin saklandığı gibi.

Has Oda Koğuşu'nun arkasında bulunan Mabeyn Kapısı'ndan naaş çıkartılır ve zülüflü baltacılar tarafından Hırka-i Saadet Çeşmesi'nin önüne çadır kurulurdu.  Darü's sade ağası yazıcısı tarafından gasli yapılmaktaydı. Selâlar Ayasofya, Fatih, Sultanahmet Camii ve Adalet Kulesinde okunurdu. 

Padişahın tabutu Bâbü's sade önüne hazırlanan tahtadan bir taht olan musallaya konulur,  cenaze namazı şeyhülislamın kıldırmasıyla başlardı. Padişahın tabutu omuzlarda tekbir ve dualarla defnedileceği yere doğru taşınırdı. 

YORUMLAR (0)