$

Dolar

45,9652

Euro

53,4705

£

Sterlin

61,8915

Frank

58,3201

Gram Altın

6.608,0800

Bitcoin

3.064.012

$

Dolar

45,9652

Euro

53,4705

£

Sterlin

61,8915

Frank

58,3201

Gram Altın

6.608,0800

Bitcoin

3.064.012

Makale 03.06.2026 3 dk okuma

Nerede kaldı o eski bayramlar?

Paylaş:

Her bayram öncesi ve sonrası mutlaka aynı cümleyi duyarız: "Nerede kaldı o eski bayramlar?"

Bu söz, artık bayramların değiştiğine dair yaygın bir kanaatin ifadesi haline geldi. Oysa biraz durup düşündüğümüzde şunu fark ederiz: Bayramlar değişmedi. Bayramın manası değişmedi. Bayram sabahının sevinci değişmedi. Bayram namazı, bayramlaşma, ikram, ziyaret, yardımlaşma ve paylaşma gibi değerler de değişmedi. Değişen şey, ne yazık ki biz olduk.

Asırlardır, hatta binlerce yıldır insanlar bayramlarda aynı duygular etrafında buluştu. Büyükler ziyaret edildi, küçükler sevindirildi, dargınlar barıştırıldı, ihtiyaç sahiplerinin kapısı çalındı. Bayramın ruhunu oluşturan bu değerler bugün de aynı canlılıkla önümüzde duruyor. Fakat modern hayatın karmaşası içinde o değerlere ayıracak zamanımızı, enerjimizi ve belki de en önemlisi samimiyetimizi kaybettik.

Bir zamanlar mahalle kültürü vardı. Komşular birbirinin derdiyle dertlenir, sevincine ortak olurdu. Bayram sabahı çocuklar sokakları şenlendirir, evlerin kapıları misafirlere sonuna kadar açık olurdu. Şimdi ise milyonlarca insanın yaşadığı şehirlerde birbirine yabancılaşmış halde yaşıyoruz. Aynı apartmanda yıllarca oturup komşusunun adını bilmeyen insanların sayısı her geçen gün artıyor.

Modernite bize pek çok imkân sundu; ulaşımı kolaylaştırdı, iletişim araçlarını geliştirdi, hayatı hızlandırdı. Fakat bu hızın içinde insanî bağlarımızı da zayıflattı. Bayram ziyaretlerinin yerini kısa telefon görüşmeleri, telefon görüşmelerinin yerini ise birkaç saniyede gönderilen hazır mesajlar aldı. Kalabalıklar arttı ama dostluklar azaldı. Binalar yükseldi ama gönüller birbirinden uzaklaştı.

En büyük kaybımız ise yardımlaşma duygusundaki aşınmadır. Bayramlar, yalnızca sevinç paylaşma günleri değil, aynı zamanda ihtiyaç sahiplerini gözetme günleridir. Eskiden bir mahallede aç kalan biri varsa herkes kendisini sorumlu hissederdi. Bugün ise yanı başımızdaki insanların sıkıntılarından çoğu zaman habersiz yaşıyoruz. Çünkü hayatımızı ekranlara, alışveriş merkezlerine ve bireysel konfor alanlarımıza sıkıştırdık.

"Nerede kaldı o eski bayramlar?" sorusunun cevabı aslında oldukça nettir. Eski bayramlar bir yere gitmedi. Bayramlar hâlâ aynı bayramlar. Aynı rahmet, aynı bereket ve aynı kardeşlik çağrısı bugün de devam ediyor. Kaybettiğimiz şey bayramlar değil; paylaşma heyecanımız, komşuluk hukukumuz, akrabalık bağlarımız, fedakârlığımız ve samimiyetimizdir.

Belki de bu bayram, geçmişe özlem duymaktan önce kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: Eski bayramları ararken, eski insanlığımızı da arıyor muyuz?

Çünkü bayramları güzelleştiren şey takvim yaprakları değil, insanın yüreğinde taşıdığı merhamet, muhabbet ve kardeşlik duygusudur. O duygular yeniden yeşerdiğinde göreceğiz ki aslında eski bayramlar hiç gitmemiş; sadece bizim onlardan uzaklaştığımız bir dönem yaşanmıştır.

Tarık Zafer Kırımlı/TİMETÜRK

 

Etiketler: