Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti: (2)

'Salgına ilişkin belirsizliklerin bir miktar azalmasını ve önlemlerin kısmen gevşetilmesini takiben, alınan parasal ve mali tedbirlerin de katkısıyla küresel gelişmelerin Türkiye'nin risk primi ve kur oynaklığı üzerindeki olumsuz etkileri kısmen hafiflemiştir'- 'Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gere

2020-06-01 15:02:34
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti'nde, salgın hastalığın sermaye akımları, finansal koşullar, dış ticaret ve emtia fiyatları kanalıyla oluşturduğu küresel etkilerin yakından takip edildiği belirtilerek, "Merkez Bankası, salgının Türkiye ekonomisine etkilerini izleyerek elindeki araçları fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda kullanmaya devam edecektir." ifadesi kullanıldı.

PPK'nın 21 Mayıs'ta gerçekleştirdiği toplantıya ilişkin yayımlanan özette, koronavirüs salgınına ilişkin gelişmelere bağlı olarak küresel büyüme görünümündeki zayıflamanın derinleştiği vurgulandı.

Salgını sınırlamaya yönelik önlemlerin, tedarik zinciri ve üretimde arz yönlü etkiler yarattığı aktarılan özette, öte yandan belirsizliklerdeki artış, finansal koşullardaki sıkılaşma, hanehalklarının gelir kaybı ve firmaların nakit akışındaki bozulmayla birlikte talepte yol açtığı belirgin zayıflamanın da sürdüğü ifade edildi.

Özette, ilk çeyrek büyüme verilerinin ekonomilerdeki keskin daralmayı teyit ettiği, nisan ayı Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) göstergeleri ve elektrik tüketimi gibi verilerin ise daralmanın ikinci çeyrekte daha da derinleştiğini ortaya koyduğu belirtilerek, "ABD dışındaki gelişmiş ülkelerde salgının istihdam üzerindeki etkisi mart itibarıyla sınırlı kalırken, bu ülkelerde istihdam beklentilerindeki bozulma, ekonomilerdeki yavaşlamanın işsizliği artırıcı etkisinin önümüzdeki dönemde daha derinden hissedilebileceğine işaret etmektedir. Bu çerçevede, küresel büyüme tahminleri aşağı yönlü güncellenmeye devam etmiş, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dış talep görünümü bir önceki aya göre bozulmuştur. Bu gelişmelerin başta ihracat, turizm ve bağlantılı sektörler olmak üzere yurt içi büyüme üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir." denildi.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke merkez bankalarının genişleyici yönde adımlar atmaya devam ettiği anımsatılan özette, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Yakın dönemde, faiz indirimleri yavaşlamakla birlikte devam ederken, gelişmiş ülke merkez bankalarının bilanço büyüklüğündeki artış sürmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde de tahvil alımı gibi programlarla parasal genişleme adımları atılmaktadır. Uygulanan politikaların finansal piyasalar, büyüme ve istihdam üzerindeki etkinliği, ülkeler itibarıyla salgının seyri ile politika alanının büyüklüğüne göre farklılaşabilecektir. Küresel ekonomideki toparlanmaya ilişkin belirsizlikler yüksek seyrederken, ülkelerin attığı normalleşme adımları izlenmektedir. Salgının nispeten kontrol altına alınmaya başladığı bazı ülkelerdeki normalleşme adımlarının iktisadi faaliyete yansımaları takip edilmekle birlikte salgının ve sağlık önlemlerinin tüketim alışkanlıkları ve genel harcama davranışına olası etkilerine yönelik belirsizlikler devam etmektedir. Her açıdan normalleşmenin uzun sürmesi durumunda küresel ve yurt içi büyüme görünümündeki zayıflama daha belirgin olabilecek ve ilave tedbir gereksinimi ortaya çıkabilecektir."


- "Kredi piyasasındaki gelişmeler yakından izlenecek"


Özette, küresel boyutta birçok sektörde iktisadi faaliyetin durma noktasına gelmesinin ham petrol talebini büyük ölçüde azalttığı dile getirildi.

Küresel ham petrol stoklarının halihazırda oldukça yüksek düzeylerde seyrettiğine işaret edilen özette, "Üretici ülkelerin arz kesintisindeki istikrarı sağlamaya yönelik attığı adımlar neticesinde petrol fiyatları ılımlı bir artış gösterse de küresel iktisadi faaliyete dair belirsizlikler başta olmak üzere aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır. Sert şekilde daralan küresel talebin yanında, emtia fiyatlarındaki düşüşün de etkisiyle küresel enflasyon oranlarının 2020'de ılımlı bir görünüm sergilemesi beklenmektedir." ifadeleri kullanıldı.

Özette, küresel risk iştahının zayıflamasının finansal piyasalarda oynaklığın belirgin şekilde artmasına neden olduğuna vurgu yapılarak, şunlar kaydedildi:

"Yakın dönemde küresel risk iştahında ve finansal piyasalardaki oynaklıkta iyileşme sinyalleri görülmektedir. Buna karşın gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hisse senedi ve tahvil piyasalarındaki dalgalanmalar devam etmektedir. Gelişmekte olan ülkelerden yoğun sermaye çıkışları sürmektedir. Salgına ilişkin belirsizliklerin bir miktar azalmasını ve önlemlerin kısmen gevşetilmesini takiben, alınan parasal ve mali tedbirlerin de katkısıyla, küresel gelişmelerin Türkiye'nin risk primi ve kur oynaklığı üzerindeki olumsuz etkileri kısmen hafiflemiştir. Belirsizliklerin yüksek seyrettiği bu süreçte, salgın hastalığın sermaye akımları, finansal koşullar, dış ticaret ve emtia fiyatları kanalıyla oluşturmakta olduğu küresel etkiler yakından takip edilmektedir. Bu kapsamda Merkez Bankası, salgının Türkiye ekonomisine etkilerini izleyerek elindeki araçları fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda kullanmaya devam edecektir."

Özette, parasal, finansal ve mali tedbirlerin yanı sıra büyük ölçüde kamu bankalarınca genişletilen kredi arzının, kredi büyümesine ilişkin aşağı yönlü riskleri sınırlayarak reel sektöre kredi akışının kesintisiz devamına katkı sağladığı ifade edildi.

Alınan makroihtiyati tedbirlerin etkisiyle, 2020'nin ilk aylarında hız kesen tüketici kredileri büyümesinin, salgının Türkiye'de de görülmeye başlamasıyla mart ortasından itibaren bir miktar ivme kaybettiği belirtilen özette, buna karşın tüketici kredilerinin artmaya devam ettiğinin altı çizildi.

Özette, ticari kredilerdeki güçlü ivmenin de devam ettiği aktarılarak, "Kamu bankaları öncülüğündeki kefaletli kredi kullandırımları ticari ve bireysel kredi arzını ve kredi faizlerindeki düşüşü destekleyerek salgınının ekonomik birimlerin gelir ve nakit akışı üzerindeki olumsuz yansımalarını azaltmıştır. Bu doğrultuda, kredi piyasasındaki gelişmeler yakından izlenecek ve kredi kanalının sağlıklı işleyişini sağlamak için gerekli tedbirler uygulanmaya devam edilecektir." denildi.


- "Enflasyon görünümü yıl sonu tahminiyle uyumlu"


Özette, enflasyon beklentileri ve iç talep koşullarındaki gelişmelere bağlı olarak çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimlerinin ılımlı seyrettiği ifade edildi.

Küresel gelişmeler paralelinde Türk lirasında gözlenen değer kaybına karşın, başta ham petrol ve metal fiyatları olmak üzere uluslararası emtia fiyatları enflasyon görünümünü olumlu etkilediği değerlendirmesinde bulunulan özette, "Üretim ve satışlardaki düşüşe bağlı birim maliyet artışları takip edilmekle birlikte toplam talep koşullarının enflasyonu sınırlayıcı etkisinin arttığı tahmin edilmektedir. Gıda fiyatlarındaki dönemsel ve salgına bağlı etkiler nedeniyle tüketici enflasyonunun kısa vadede bir miktar yüksek seyredebileceği, ancak yılın ikinci yarısında talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale geleceği değerlendirilmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurları dikkate alarak, politika faizinde ölçülü bir indirim yapılmasına karar vermiştir. Mevcut para politikası duruşu altında enflasyon görünümünün yıl sonu tahminiyle uyumlu olduğu değerlendirilmektedir." ifadesi kullanıldı.

Özette, kurulun enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirdiği aktarılarak, şu görüşlere yer verildi:

"Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Kurul, salgın hastalığa bağlı iktisadi risklerin en aza indirilmesi açısından para ve maliye politikaları arasındaki eşgüdümün sürdürülmesinin büyük önem arz ettiği değerlendirmesinde bulunmuştur. Salgın hastalığın ekonomiyi birçok farklı kanaldan etkilemesi, başta nakit akışının düzenlenmesi ve istihdamın korunmasına yönelik tedbirler olmak üzere şirketler ve hanehalkı üzerindeki etkilerin asgari düzeyde tutulabilmesi için koordineli politika uygulamaları gerektirmektedir. Dolayısıyla, makro ölçekteki para ve maliye politikalarının yanı sıra en çok etkilenen iktisadi birimleri hedefleyen ve sektörel etkileşimleri dikkate alan politika uygulamalarının kritik önemde olduğu değerlendirilmektedir. Bu süreçte atılacak politika adımlarının hedefli ve geçici nitelikte olması politika etkinliğini destekleyecektir."

Özette ayrıca, açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin kurulun geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği vurgulandı.


(Bitti)

YORUMLAR (0)