Her sabah direksiyonuna geçtiğim Kia EV6’nın sunduğu o eşsiz sessizlik, güç pedalına basar basmaz hissettiren anlık tork ve elbette egzozsuz, temiz bir sürüş… Karada elektrikli bir araç kullanmanın ve mobilite teknolojisinin vardığı bu noktayı bizzat tecrübe etmenin hazzı gerçekten büyüleyici.
Ancak elektrik devrimi artık sadece karadaki dört tekerlekli dostlarımızla sınırlı kalmıyor. Şimdilerde bakış açımızı yollardan denizlerimize çevirme zamanı; çünkü sessiz ve çevreci dönüşümün yeni adresi artık Mavi Vatan!
Geçtiğimiz günlerde Türk denizcilik sektörü adına son derece heyecan verici bir gelişme yaşandı. Ambarlı Liman Kompleksi’nde yer alan MARDAŞ Limanı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile TSE standartlarını karşılayarak "Yeşil Liman / Eko-Liman" sertifikası almaya hak kazandı.
Peki, “Yeşil Liman” sertifikası tam olarak ne anlama geliyor? Yalnızca birkaç çevre dostu bina veya basit birer düzenlemeden mi ibaret? Kesinlikle hayır.
Yeşil liman konsepti, deniz taşımacılığında köklü bir zihniyet değişiminin tescilidir. Bu adımla birlikte liman içi operasyonlar, dev istifleme vinçleri, saha araçları ve kılavuz tekneler dizelin gürültüsünden ve emisyonundan kurtulup elektrikli sistemlere dönüşüyor.
Tabii ki okyanus aşan dev konteyner gemilerinin batarya teknolojileri sebebiyle bugünden yarına %100 elektrikli hale gelmesi kısa vadede mümkün değil. Fakat Yeşil Liman sertifikasının sunduğu en büyük inovasyon, "Cold Ironing" (Karasal Elektrik Bağlantısı) altyapısıdır.
İşin en heyecan verici kısmı da tam burada yaşanıyor: “Cold Ironing” sayesinde, limana yanaşan devasa yük gemileri o siyah dumanlar saçan dizel jeneratörlerini tamamen kapatıyor. İhtiyaç duydukları tüm enerjiyi doğrudan limanın elektrik şebekesinden alıyorlar. Bir başka deyişle, fosil yakıtlı bir gemi dahi kıyıya bağlandığı andan itibaren "elektrikli bir tesis" gibi çalışıyor ve bacasından tek bir zerre duman salmıyor.
Peki yakında denizlerimizde %100 elektrikli, bataryalı gemiler görecek miyiz? Cevap net: Evet!
Tıpkı otomobillerde yaşadığımız dönüşüm gibi, denizlerde de hibrit ve tam elektrikli gemilerin (e-vessels, e-ferries, e-tugboats) dönemi çoktan başladı. Yeşil limanlar ise bu geleceğin yüksek hızlı şarj istasyonları konumunda.
Yollarda elektrikli mobiliteye alışan bizler için denizlerimizin de bu yeşil dönüşüme katılması muazzam bir umut veriyor. Gelecek elektrikte; temiz bir gökyüzü ve masmavi denizlerde!
Bir sonraki köşe yazımda görüşmek dileğiyle...
Adem Eyüpoğlu/TİMETÜRK