Lavrov'un Bosna Hersek ziyaretine 'bayrak krizi' damga vurdu

Bosna Hersek'e gerçekleştirdiği resmi ziyarette eylem ve söylemleriyle tepki çeken Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un davranışları, Rusya'nın bölgedeki rolünün yeniden tartışılmasına neden oldu.

16.12.2020 11:16:54

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Bosna Hersek'e gerçekleştirdiği resmi ziyarette sergilediği tavır tepki çekerken, Rusya'nın Balkanlar'daki rolünün de yeniden tartışılmasına yol açtı.

Tam da savaşı sonlandıran Dayton Barış Anlaşması'nın imzalanmasının 25. yıl dönümünde Bosna Hersek'e iki günlük ziyaret gerçekleştiren Lavrov, ayağının tozuyla Sırp Cumhuriyeti (RS) entitesindeki Doğu Saraybosna'ya geçerek, ayrılıkçı söylemleri ile bilinen Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Sırp üyesi Milorad Dodik ve RS Başkanı Zeljka Cvijanovic ile görüştü.

Lavrov'un Sırp temsilcilerle yaptığı görüşmede Bosna Hersek bayrağının bulunmaması "saygısızlık" olarak nitelendirilirken, Devlet Başkanlığı Konseyinin Boşnak ve Hırvat üyelerinin Rus bakan ile görüşmeyi reddetmesi birçok kesimden takdir topladı

Görüşmenin yapıldığı salonda Bosna Hersek bayrağı olmaması hemen dikkat çekerken, yaşanan "bayrak krizi" Rus Bakan'ın Bosna Hersek ziyaretinin önüne geçti. Lavrov her ne kadar resmi ziyaret için Bosna Hersek'te olsa da salonda sadece Rusya bayrağı ve RS entitesinin bayrağı bulunuyordu.

Lavrov, bayrak krizinin hemen akabinde ise ülkedeki en büyük Hırvat partisi konumundaki Bosna Hersek Hırvat Demokrat Birliği (HDZ BIH) Genel Başkanı Dragan Covic ile görüştü. Son dönemde Dodik'in "yakın müttefiki" haline gelen Covic ile Lavrov'un görüşmesi de dikkat çekerken, Rus Bakan'ın "hangi sıfatla" ve "neden" Covic ile görüştüğü de tartışıldı.

Ayrıca Dodik ile Doğu Saraybosna'da düzenlediği ortak basın toplantısında Lavrov'un kullandığı ifadeler de Bosna Hersek devletine ve kurumlarına "saygısızlık" olarak nitelendirildi. Önce ülkeyi kuran Dayton Barış Anlaşması'nın revize edilmesine karşı olduğunu söyleyen Lavrov, sonra aynı anlaşmanın getirdiği Yüksek Temsilcilik Ofisinin (OHR) kapatılması gerektiğini ifade etti. Geniş yetkilere sahip OHR, son dönemde Boşnaklar dışında Dodik'in ayrılıkçı eylem ve söylemlerinin önüne geçmeye çalışan tek kurum olarak dikkati çekerken, Dodik'in bundan duyduğu rahatsızlığı Rus Bakan'a da aktardığı yorumları yapıldı. Lavrov'un tepki çeken bir diğer ifadesi ise "RS'nin askeri tarafsızlığı" oldu. Ülkenin içindeki iki entiteden biri olan RS'nin tek başına askeri tarafsızlık gibi karar alamayacağını aslında Lavrov da çok iyi biliyordu.

Dzaferovic ile Komsic'ten "devlet adamlarına yakışır" hareket

Ziyaretin ilk gününde yaşananların ardından, Devlet Başkanlığı Konseyinin Boşnak üyesi Sefik Dzaferovic ile Hırvat üyesi Zeljko Komsic, "devlet adamlarına yakışır" bir hareket yaparak, Lavrov ile görüşmeyi reddetti.

Bosna'daki savaşta da ülkenin bağımsızlığını savunan tarafta yer alan ve bu nedenle Boşnak kesiminin de desteklediği Komsic, Lavrov'un yaptıklarının Bosna Hersek ve kurumlarına karşı "saygısızlık" olduğunu vurguladı.

Dzaferovic ise Rusya'nın güçlü bir devlet, ancak Bosna Hersek'in de bir gururu olduğunu vurgulayarak, "Rusya, Dayton Barış Anlaşması'na saygı duyduğunu söyledi ama dün akşam yapılan açıklamalar bunun tersini gösteriyor." ifadelerini kullandı.

​​​​​​​Ülkenin büyük bir kesiminden takdir toplayan bu hamle, başta Dodik ve Covic cephesi olmak üzere Bosna Hersek'in egemenliği ve toprak bütünlüğü ile ilgili sorunları olan bazı kesimleri rahatsız etti.

Dodik, Dzaferovic ile Komsic'in tavrını "komik" olarak nitelendirirken, Cvijanovic ise bunun "diplomatik bir skandal" olduğunu söyledi. Covic de bu kararın perde arkasında Boşnak lider Bakir İzetbegovic'in olduğunu öne sürdü.

Diğer yandan Bosna Hersek'ten Sırbistan'a geçen Lavrov ise kendisi ile görüşmeme kararı veren iki üyenin bağımsız hareket etmediğini ileri sürerek, Dzaferovic ile Komsic'in aslında halkın değil, dış güçlerin düşüncelerini yansıttığını söyledi.

"Bosna Hersek Rusya'nın rehinesi olmak istemedi"

Akademisyen ve siyaset bilimci Davor Gjenero, Al Jazeera Balkans için kaleme aldığı yazısında, Batı Balkanlar'ın Rusya ile Avrupa arasında tampon bölge olması gerektiğinin fikir babasının Lavrov olduğunu belirterek, Rus Bakan'ın verdiği mesajın Sırbistan'ın bölgede liderlik rolünü üstlenmesi gerektiği yönünde olduğunu ifade etti.

Lavrov'un bölge ülkelerinden Bosna Hersek, Karadağ ve Kuzey Makedonya'nın de facto olarak Rusya etkisi altında olması gerektiği görüşünü savunduğunu belirten Gjenero, Bosna Hersek'in "Rusya'nın rehinesi" olmak istemediğini kaydetti.​​​​​​​

Gjenero, Lavrov'un Dodik ve Covic ile görüşmesinin ise Rus diplomasisi için Bosna Hersek'teki planlarını gerçekleştirme yolunda en önemli faktörlerin kimler olacağının göstergesi olduğunu ileri sürdü.

Dzaferovic ile Komsic'in Lavrov ile görüşmeyi reddetmesi ile Bosna Hersek'in hiçbir şeyi riske etmediğini belirten Gjenero, zira bugüne kadar ne Lavrov'dan ne Rus diplomasisinden bir fayda gördüğünü kaydetti.

Siyasi analist Dusan Janjic ise "N1" televizyon kanalına verdiği demeçte, Bosna Hersek'te ve genel olarak bölgede yaşanan değişimi ne Lavrov'un ne de Rusya'nın durdurabileceğini dile getirerek, "etnik baronlar" olarak nitelendirdiği Dodik ile Covic'in ise hiçbir şeyin değişmemesinden yana olduklarını savundu.

Lavrov'un "oyunda kalma" çabalarının anlaşılır olduğu, zira kısa vadede yeni bir dünya düzeni kurulacağı değerlendirmesinde bulunan Janjic, büyük hazırlıkların yapıldığını ve bu sebepten Lavrov'un bölgeye gelişinin "biz de buradayız" demek açısından zamanlamalı olduğunu ifade etti.

Bosna Hersek'in savaş yıllarındaki Meclis Başkanı Miro Lazovic ise Dodik ile Lavrov'un verdiği mesajın Bosna Hersek'in geleceği ile hesaplaşma olduğunu söyleyerek, Bosna Hersek'in geleceğinin Avrupa-Atlantik kurumlarına entegrasyonda olduğunu düşünen tüm siyasi parti liderlerinin, büyük bir Bosna Hersek bayrağı önünde toplanarak güçlü bir mesaj vermesi gerektiğini kaydetti.

Uzun zamandır beklenen Lavrov ziyareti birçok tartışmanın yaşanmasına neden olurken, planlı olduğu düşünülen bayrak meselesi ile RS'yi ülke gibi gösterme çabalarının ve ardından yaşanan gelişmelerin bir süre daha bölge kamuoyunu meşgul edeceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)