2013 yılında Yemen'in Sanaa kentinde düzenlenen bir yürüyüşte Husi destekçileri dönemin Suriye diktatörü Beşar Esad'ın posterlerini taşırken... Suriye iç savaşı sırasında Husi milisler, Esat'ın muhaliflerine karşı İran destekli Kudüs Gücü tarafından görevlendirilmişti.
Özü hakka doğru olmayanlar yanlışla savaşsa ne olur savaşmasa ne olur? Bu durumda batıl batılla savaşmış olur. Hak batıl savaşı değil tedafü yani birbirini savma, def etme ve çekişme savaşı olur sadece. Bu yasa genelde mazlumlar lehine işlese de hak batıl mücadelesinin yerine geçmez. Bazen hatları karıştırabilir ve bir başka batılın zemin kazanmasına araç olabilir. Bu durumda birisi ABD ile savaşıyorsa zorunlu olarak hak tarafı temsil etmez. Tali yollardan ve batıllardan birisini temsil edebilir. İsrail'e de nice sonra bir iki füze göndermekle hak tarafa ehliyet kazanmış olmazsınız. Sadece bir iki safdilin kafasını çelebilirsiniz.
Bunun sağlaması şudur: Bir zamanlar ABD iç savaş yaşamıştır. Birbirini kırmıştır. Bu savaş taraflardan birisini hak ehli yapmış mıdır? Belki kısmen! Hazreti Süleyman'dan sonra oğulları taht için birbirini girmiş, boğazlamıştır. Kardeş savaşında hak ile batıl tecelli etmiş midir? Hak batıl savaşı sabit değil sofistikedir. Hak ile batılı ayırmak basiret ve feraset ister. Şimdi de Husiler İsrail'e bir iki füze atmakla hak tarafı temsil ettiklerini düşünüyorlar. Ya da düşünmeden propaganda ediyorlar! Halbuki Yemen'de ve son olarak Taiz’de öldürdükleri Yemenlinin haddi hesabı yok! Bunların hesabını soran yok! Türkiye ve benzeri ülkelerde avam neredeyse İsrail ile savaşıyor diye onları kutlayacak ve alınlarından öpecek! Bu kadar cehalet başa beladır.
Ürdünlü davetçi Doktor İyad Kınnibi bu cemaati şöyle tanımlıyor:
"Bunlar bozguncu ve düşmanlık üreten bir kitledir. Bağy yani asi bir cemaattir (Bu tanım Hazreti Ali'nin haricileri atfettiği ifadedir). Bunlar ehli bağy yani asi bir güruh ve çetedir. Yemenli alimlerden ve davetçilerden birçoğunu öldürmüşlerdir. Kur'an kurslarını yakıp yıkmışlar ve tahrip etmişlerdir. Camileri raks ederek kirletmişler ve minberlerinde sahabeleri kötülemişlerdir. Yemen'in çocuklarının Sünni kimliğini aşındırmak için her yolu denemişlerdir. Tatlı sloganları Yemenlilere yaşattıkları acıları dindiremez, silemez. Kayıpları geri getiremez. Filistin davasını perde ve sütre yaparak ve kullanarak ürettikleri sloganlar cürümlerini ortadan kaldırmaz. Sözleriyle Filistin'i desteklerken amelleriyle İsrail'e hizmet etmektedirler.”

Yemen'in Ankara Büyükelçisi Muhammed Salih Ahmed Turayk 14 Ekim 2026 tarihinde ASAM bünyesinde İstanbul Şirinevler'de gerçekleştirdiği basın toplantısında özlü konulara temas etti ve devrik Esat yönetiminin boşta kalan subaylarının Husilerin yanında savaştıklarını söyledi. Bilindiği gibi İsrail yaralı Esat subaylarını vaktiyle tedavi etmiştir.
Siyonist gazeteci Edy Cohen gibiler taraflarını sektirmiyor ve Suudi Arabistan yerine Husileri destekliyorlar. Her iki tarafın gözü de kutsal toprakları ele geçirmekte. Husilerin yöntemleriyle İsrail'in yöntemleri arasında hiçbir fark yok. Her iki tarafta masum çocukları ve silahsız insanları öldürüyor. Yahudiler Mescid-i Aksa'ya günü birlik baskınlar düzenliyor ve mekanı kirletiyorlar. Aynı şekilde Husiler de Sünni camilere giriyor ve kirletiyorlar. Irak'ta Şiiler yüzlerce Sünni camiyi yerle bir etmişlerdi.

Suriye'de de Esat güçleri Hizbullah çeteleriyle birlikte benzeri cürümler irtikap ettiler. Şimdi sıra Yemen'de. Üzücü olan içimizden bazılarının onları dinlemeleri ve yaptıklarını içlerine sindirmeleridir. Husiler propaganda ile gerçekleri yıkmaya çalışıyorlar. Lakin batılın ipi kısadır. Gerçekler ebediyen saklı kalmaz.
Vallahu galibun ala emrihi velakinne ekserennasi la ya'lemun... İnsanların çoğu bilmese de Allah işinde galiptir.