$

Dolar

48,6598

Euro

56,4947

£

Sterlin

65,9151

Frank

59,6074

Gram Altın

6.784,8800

Bitcoin

3.742.993

$

Dolar

48,6598

Euro

56,4947

£

Sterlin

65,9151

Frank

59,6074

Gram Altın

6.784,8800

Bitcoin

3.742.993

Makale 12.09.2026 5 dk okuma

Gelecek Nesiller İçin Kurallar Şart

Paylaş:

Bir ülkenin geleceğini inşa etmek, yalnızca bugünün sorunlarını çözmekle değil, yarının nesillerini doğru yetiştirmekle mümkündür. Bunun yolu ise eğitimden, disiplinden, değerlerden ve ortak bir anlayıştan geçer.

Bu açıdan Millî Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin yayımladığı genelgeyi yalnızca rutin bir eğitim yılı hazırlığı olarak görmemek gerekir. MEB, 2023 yılından bu yana her eğitim öğretim yılı öncesinde yayımladığı genelgelerle eğitim camiası için bir sınır çiziyor; o dönemin önceliklerini, hassasiyetlerini ve uyulması gereken kuralları baştan ortaya koyuyor. Bu süreklilik, eğitim politikalarında istikrar oluşturması bakımından önemli.

Bu yılki genelgede toplumun uzun zamandır tartıştığı pek çok meseleye doğrudan temas edilmiş.

Öncelikle okul güvenliği konusunda ortaya konulan tavır son derece yerinde. Okullara giriş çıkışların kontrollü hale getirilmesi, randevusuz veli ziyaretlerinin önlenmesi, okul çevresindeki risklerin değerlendirilmesi ve öğrencilerimizin güvenliğinin tehdit edilmesine karşı tedbirlerin artırılması, olması gereken fakat geç kalınmış uygulamalar.

Çünkü okul, herkesin dilediği gibi girip çıktığı bir alan değil; çocuklarımızın ve eğitimcilerimizin güvenliğinden sorumlu olduğumuz bir eğitim yuvasıdır.

Velilerin ekonomik yükünün azaltılmasına yönelik düzenlemeler de ayrıca önemli. Kayıt parası alınmaması, belirli marka ve pahalı kırtasiye ürünlerine yönlendirme yapılmaması, Bakanlık dışındaki kaynakların zorunlu tutulmaması ve özel yayınevlerinin hazırladığı sınavların öğrencilere satın aldırılmaması, eğitimde fırsat eşitliği açısından desteklenmesi gereken adımlar.

Fakat burada önemli bir noktayı da hatırlatmak gerekiyor:

Genelgede yazanla okulda uygulanan aynı olmazsa, en iyi düzenleme bile kâğıt üzerinde kalır.

Dolayısıyla bundan sonraki süreçte denetim büyük önem taşıyor. Velinin karşısına “zorunlu değil ama almanız gerekiyor” anlayışıyla çıkılmasına veya kayıt işlemlerinin farklı gerekçelerle mali bir külfete dönüştürülmesine kesinlikle izin verilmemeli.

Bir diğer önemli başlık ise cep telefonu ve dijital bağımlılık meselesi.

Öğrencilerin sınıfta cep telefonu bulundurmaması uygulamasının devam ettirilmesi, öğretmenlerin de sınıf içerisinde telefon kullanmamasının istenmesi doğru bir yaklaşım. Teknolojiyi eğitimden tamamen uzaklaştırmak doğru olmadığı gibi, teknolojinin eğitim ortamını kontrol etmesine izin vermek de doğru değil.

Bu yılın temasının “Maarifin Kalbinde Oyun” olarak belirlenmesi de dikkat çekici ve olumlu. Çocuklarımız yalnızca sınavlara hazırlanan bireyler değildir. Onların oyun oynamaya, sosyalleşmeye, üretmeye ve kendilerini ifade etmeye de ihtiyacı vardır. Geleneksel çocuk oyunlarının eğitim süreçlerine dahil edilmesi de kültürel bağlarımızın güçlendirilmesi açısından değerli.

Aynı şekilde öğrencileri sürekli yarışa ve sıralamaya sokan, velilere de ilave mali yük getiren Bakanlık dışındaki deneme ve tarama sınavlarına yönelik sınırlamalar yerinde.

Çocuklarımızın eğitim hayatı, bitmek bilmeyen bir sınav maratonuna dönüşmemeli.

Genelgede millî ve kültürel değerlerin güçlendirilmesine yönelik vurgular da önemli. Türk dünyasının ortak tarih ve kültür birikiminin öğrencilere aktarılması, çocuklarımızın kendi medeniyetlerini tanımaları açısından kıymetli.

Ancak değerler eğitimi sadece kitapta veya sınıfta anlatılan sözlerden ibaret kalmamalı. Adalet anlatılıyorsa okulda adalet, saygı anlatılıyorsa saygı, kardeşlik anlatılıyorsa kardeşlik yaşatılmalı.

Öğretmenlik mesleğinin itibarının korunmasına yönelik vurgu da memnuniyet verici. Fakat öğretmenin itibarı yalnızca kılık kıyafet veya önlükle ölçülemez. Öğretmenin özlük hakları, çalışma şartları, veli ve öğrenci karşısındaki konumu ve gereksiz bürokratik yüklerden kurtarılması da mesleki itibarın ayrılmaz parçalarıdır.

Sonuç olarak 2026-2027 genelgesi; güvenli okul, ekonomik yüklerin azaltılması, dijital bağımlılıkla mücadele, sınav baskısının kontrol altına alınması, oyun ve yaşam becerilerinin geliştirilmesi, millî ve kültürel değerlerin güçlendirilmesi ve öğretmenlik mesleğinin itibarının korunması açısından önemli hedefler ortaya koyuyor.

Bakanlığın toplumun yıllardır dile getirdiği sorunları görerek bunlara yönelik somut sınırlar çizmesi önemlidir.

Ancak artık asıl mesele yeni kurallar koymaktan ziyade, 2023 yılından bu yana her eğitim öğretim yılı öncesinde çizilen bu sınırların sahada kararlılıkla uygulanmasıdır.

Kurallar doğru uygulanır, eğitimciler desteklenir, aileler sürece dahil edilir ve çocuklarımız çağın imkânlarından faydalanırken kendi değerleriyle yetiştirilirse, geleceğe çok daha büyük bir güvenle bakabiliriz.

Çünkü gelecek nesilleri kurtarmanın yolu, bugün doğru kuralları koymaktan ve o kuralları adil, kararlı ve tavizsiz biçimde uygulamaktan geçiyor.

Hanife Arslantürk/TİMETÜRK

Etiketler:
Hanife Arslantürk
Hanife Arslantürk

Köşe Yazarı