$

Dolar

49,5565

€

Euro

55,7692

£

Sterlin

66,1467

₣

Frank

60,1706

₺

Gram Altın

6.633,2100

₿

Bitcoin

4.037.198

$

Dolar

49,5565

€

Euro

55,7692

£

Sterlin

66,1467

₣

Frank

60,1706

₺

Gram Altın

6.633,2100

₿

Bitcoin

4.037.198

Makale 18.10.2026 4 dk okuma

Elon Musk'ın Showu Harika Gerçek Bambaşka

Paylaş:

Elon Musk, otomotiv dünyasının dengelerini değiştirmeyi seven bir isim. Yıllar önce kendi kullandığı ilk nesil Tesla Roadster’ı bir roketin tepesine bağlayıp uzaya fırlattığında, hem pazarlama tarihine geçti hem de hepimize "Sınır gökyüzüdür" dedirtti. Direksiyonunda uzay giysili bir mankenle Güneş etrafında dönen o kırmızı araba, Tesla’nın teknoloji liderliğinin en büyük sembolüydü.
Ancak iş 2017 yılında sözü verilen ikinci nesil Roadster’a geldiğinde hikâye başka bir yöne kaydı. Sayısız erteleme, tedarik krizleri ve yılan hikâyesine dönen teslimat tarihleriyle dolu yılların ardından Musk, yeni bir vizyonla yeniden sahnede: Yerden havalanan, roket iticili bir otomobil.
SpaceX teknolojisiyle geliştirilen soğuk gaz iticileri sayesinde bu aracın birkaç saniyeliğine havada asılı kalabileceği, 0’dan 100 km/s hıza saniyenin altında çıkacağı söyleniyor. Kulağa harika bir bilimkurgu filmi senaryosu gibi geliyor, değil mi?
Peki, biraz durup düşünelim: Bu otomobil gerçek hayatta, bizim yollarımızda gerçekten kullanılabilir mi?
Meseleye şov ışıklarının ötesinden, yani asfaltın üzerindeki yalın gerçeklerle bakalım.
Öncelikle, aracın yol tutuşunu artırmak veya havalanmasını sağlamak için devasa bir vakum ve püskürtme sisteminden bahsediliyor. Şimdi bu teknolojiyi Türkiye’nin ya da Avrupa’nın sokaklarına koyun. Araç zeminindeki o yüksek vakum gücü, kilit parke taşlı bir yoldan geçtiğinde ne olur? Cevap basit: Taşları yerinden söker, gevşek bir rögar kapağını havaya fırlatır, yoldaki çakılı mermi gibi arkadaki aracın camına fırlatır.
Peki ya 10.000 PSI basınçla dışarı gaz üfleyen o roket iticileri? Yanından geçen bir yayanın, kaldırımda yürüyen bir çocuğun ya da arkadaki motosikletlinin üzerine yüksek basınçlı hava püskürten bir aracın trafikte gezmesine hangi vicdan "güvenli" diyebilir?
Daha da ötesi var: Havalanan bir otomobil. Mahalle aralarında, alçak gerilim hatlarının, balkondaki çamaşırların, yön tabelalarının ve ağaçların olduğu bir sokakta dikey olarak zıplayan 2 tonluk bir kütle düşünün. Kontrolden çıktığı an bir binanın ikinci katına ya da elektrik tellerine çarpmayacağının garantisini kim verebilir?
Dünyanın hiçbir yerindeki karayolları güvenlik kurulu (ne Avrupa’daki UNECE ne de ABD’deki NHTSA), dışarıya tehlikeli gaz püskürten, yoldaki taşları savuran ve binalara çarpma riski taşıyan bir araca yola çıkma vizesi vermez.
Tip onayı dediğimiz şey, sadece aracın hızlı gitmesiyle ilgili değildir; aracın çevreye ve insanlara zarar vermemesiyle ilgilidir. Dolayısıyla, Musk’ın bahsettiği o "uçan ve roketli" Roadster paketinin sivil trafikte plakayla dolaşması hukuken ve fiziken imkânsızdır.
Peki Elon Musk bunu bilmiyor mu? Elbette biliyor.
Tesla Roadster, şirketin bilançosuna devasa satış rakamları yazacak bir seri üretim modeli değil. Bu araç, Tesla’nın "biz hâlâ geleceği tasarlıyoruz" imajını taze tutmak için kullandığı devasa bir pazarlama oyuncağı.
Gerçekte ne olacak derseniz söyleyelim: Yollara çıkacak olan Roadster, geleneksel kurallara uygun, çok hızlı ama ayakları yere basan elektrikli bir spor araba olacak. SpaceX iticili o "uçan" efsane ise sadece zengin koleksiyonerlerin pistlerde sergileyeceği ve otomotiv tarihine "büyüleyici bir teknolojik şov" olarak geçecek bir fanteziden öteye gidemeyecek.
Bazen mühendislik harikası dediklerimiz, yolların sert gerçekliğine çarptığında sadece hayal gücümüzü süsleyen birer illüzyon olarak kalır. Roadster da tam olarak bu sınırda duruyor.
Bir sonraki köşe yazımda görüşmek dileğiyle...

Adem Eyüpoğlu/TİMETÜRK

Etiketler:
Adem Eyüpoğlu
Adem Eyüpoğlu

Köşe Yazarı