DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Çekirdek enflasyon odağında politika gevşemesi soruları

'Enflasyon konusunda riskler teşkil eden maliyet unsurları ve onları besleyebilecek döviz kuru, endüstriyel metal fiyatları, finansal piyasa etkinliği gibi faktörler aktifliğini korumaktadır...'

3 Hafta Önce
2021-09-22 19:47:09

"TCMB'nin yarın gerçekleştireceği toplantısından, mevcut finansal piyasa stresi ve enflasyonun yüksek baskısının devam etmesi itibariyle bir faiz değişikliği gelmesini beklememekle beraber; para politikasının gevşemeye doğru evrim sürecini dikkatle takip ediyoruz." diyen Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan analizinde,"Para politikasının odak noktasında çekirdek enflasyonun ön plana alınması, potansiyel faiz indirimlerinin de ihtimalini artırmaktadır. Manşet enflasyon açısından bakıldığında ise, böyle bir gevşeme alanı bulunmamaktadır. Çekirdek fiyatlar grubunda Ağustos ayında yıllık artış oranı %16,8 olsa da, enflasyondan korunma motivasyonuna konu olan ve alım gücünü asıl olarak ifade eden manşet enflasyonda yıllık artış %19,3 seviyesinde.

Enflasyon konusunda riskler teşkil eden maliyet unsurları ve onları besleyebilecek döviz kuru, endüstriyel metal fiyatları, finansal piyasa etkinliği gibi faktörler aktifliğini korumaktadır. Mevsimsel şartlar kapsamında oluşacak enerji talebi ve tarımsal üretim gibi unsurlar da temel metrikler bağlamında risk teşkil etmektedir. Bu bakımdan, enflasyon konusunda sonraki aylar bağlamında baz etkisi kaynaklı aşağı hareket olsa bile, ikincil etkiler fiyatlama mekanizması etkisini yukarıda tutmaya devam edebilir" değerlendirmesini yaptı.

Manşet enflasyonu yüksek tutan etmenler...

Analizde şunlara vurgu yapıldı: "Manşet enflasyonu yüksek tutan etmenler yoğun şekilde gıdadan kaynaklanmakla beraber, kış aylarında arz etkili olarak yüksek gıda enflasyonu etkisi de hissedilebilir. Temel mal ve hizmetlerde açılmadan sonraki etkiler yüksek talepten ve kapanma dönemi kayıplarının yansıtılması itibariyle dönemsel enflasyon etkilerini yukarı çekti. Makro ihtiyati önlemler ve diğer bazı düzenlemeler iç talep unsurunu sınırlamayı hedefliyor. Diğer taraftan, Merkez Bankası'nın genel para politikası eğiliminde 5 ay boyunca faiz değişikliği yapmadıktan sonra, “enflasyon üzerinde faiz” uygulaması pratiği devam edemeyince odağı çekirdek enflasyon tarafına kaydırması bizi ilk politika müdahalesinin faiz indirimi şeklinde olacağı senaryosuna doğru götürüyor. Biz, Merkez Bankası'nın enflasyon konusunda manşet veya ihtiyatlılık ilkesi kapsamında manşete yakın oranlardaki göstergeleri (C göstergesinden ziyade, B göstergesi gibi) değerlendirmesi gerektiğini düşünürüz"

"Faiz artırımı yapmasını olasılık dahilinde görmüyoruz"

"Merkez Bankası, ekonomik gerçeklikler çerçevesinde enflasyon genel eğilimini dikkate alacak ve de-dolarizasyona hız verecekse, daha sıkı politikaya ihtiyaç duyacak" yorumunun yapıldığı analizde şunların altı çizildi: "Buna karşılık; daha sıkı politika gerekliliğine rağmen faiz indirimi isteğinin daha ön planda olduğunu görüyoruz. Büyümenin merkeze alındığı bir politika eğilimi ise (ki GSYH 2Ç21'de rekor bir artış gösterdi), yüksek enflasyonlu büyüyen ekonomide enflasyonu daha da hızlandırabilir ve ilerleyen dönem yeniden sıkılaşma gerektiren bir makroekonomik değişkenler bütünü oluşturabilir.
Merkez Bankası'nın odaklanmayı manşetten çekirdek enflasyona kaydırması ve geçen hafta döviz zorunlu karşılıkları artırması kapsamında faiz artırımı yapmasını olasılık dahilinde görmüyoruz. Buna karşılık; biz fiyat istikrarı risklerinin halen yüksek olduğunu düşünüyoruz. Özellikle kur oynaklığı, negatif getiri pozisyonu nedeniyle etkilenebilir. Küresel arz sıkıntılarına, mevsimsel koşullara ve enflasyon ana eğilimine ek olarak, kur etkisi maliyet birikimini artırıyor"

"Politika faizi %17,5 seviyesine doğru indirilebilir"

Erkan analizinde şunları hatırlattı: " Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ağustos-Eylül döneminden sonra gevşeme olabileceği değerlendirmesinde bulunmuştu. Merkez Bankası'nın da gevşeme noktasında, enflasyonu dikkate alan bir noktada durması gerektiğini düşünürüz. Eylül toplantısında bu kapsamda değişiklik olmasını beklemiyoruz. Ekim-Kasım-Aralık toplantılarında gerçekleşebilecek sınırlı indirimlerle yılsonunda ise politika faizi %17,5 seviyesine doğru indirilebilir. Bu öngörüde de yılsonunda %16,3 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz enflasyonu baz alırız. Söz konusu politika doğrultusu oluşturulurken de, Fed'in yılsonundan önce varlık alımlarını azaltmaya yönelik kararlarının ve Fed dışı unsurların yarattığı küresel finansal piyasa oynaklıklarının istikrar unsuru açısından dikkate alınması gerektiğini düşünürüz"

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş