DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Arakan sorunu ve Myanmar'ın yükselen ateşi

Myanmar ordusunun şubat 2020'de yönetime el koymasının ardından ülkede olayların ateşi sönmedi.Protestolara müdahalelerde 800'e yakın kişi öldü. Bölgenin karayan yarası Arakan'da ii yaralar sarılmış değil

11.05.2021 21:19:10

Myanmar'da askeri darbe ve seçilmiş hükümet üyelerinin gözaltına alınmasına karşı yapılan protesto gösterilerinde, güvenlik güçlerinin silahlı müdahalesi sonucu ölenlerin sayısının yaklaşık 800'e ulaştığını kaydeden uluslararası ilişkiler uzmanları Arakan sorunu ortada dururken yeni bir sorunun patlak vermesinin bölgedeki ateşi daha da körükleyeceği kanaatinde.

Ülkenin en büyük sorunlarından Arakan sorunun yaşandığı süreçte yeni bir iç olay ülkeyi ekonomik, sosyal ve siyasal krize de sokmuş oldu. Myanmar ordusu, 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilimin yükselmesinin ardından 1 Şubat'ta yönetime el koymuştu.

Arakan sorunu ortada duruyor

Arakan sorunu uluslararası tepkiler ve devletler bazında çağrılara rağmen çözüme kavuşturulabilmiş değil. Bu sorun, Myanmar Devleti ile Myanmar'daki Müslüman azınlık Rohingyalar arasında yaşanan etnik ve dinsel kimlik sorunu. Bunun temelinde 1948 yılında bağımsızlığını kazanan Budist Myanmar devletinin Arakanlı azınlığın varlığını ve taleplerini kabul etmemesi yatmakta.

1982 yılı kırılma noktası oldu

Ülkedeki gerilim gerilim Budistlerle Müslümanlar arasında sık sık kanlı olaylara sahne olmakta.Bu problemi esas alarak Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu bölgede faaliyet gösteriyor. İslami bir devlet hedefleyen ARSA, Myanmar ordusuna yönelik düzenli saldırılar düzenlerken karşılıklı çatışmalara da kapı aralanıyor. 1982 yılındaki vatansızlık kararı bu sürecin kırılma noktası oldu. Rohingyaların yaşadığı katliamların en önemli nedeni Myanmar hükümetinin, kurulduğu günden bu yana sürdürdüğü ve 1982'de kabul edilen Vatandaşlık Kanunu ile de resmileştirilen Rohingyaların tanınmaması.

Müslümanların vatandaşlık hakları yok

1982'de çıkarılan kanun ülkedeki etnik grupları vatandaş olarak kabul ederken, Rohingyalar ülkenin vatandaşı olarak kabul edilmemiş,resmen vatansız bir halk konumuna düşürülmüştür. BM tarafından dünyanın en çok şiddet gören etnik gruplarından birisi olarak kabul gören Arakanlı Müslümanlar, güvenlik güçlerinin yanı sıra radikal Budistlerin saldırılarına da maruz kalıyor.1,2 milyonluk nüfusa sahip Arakanlı Müslümanların vatandaşlık hakları yok. Myanmar hükümeti tarafından dışlanan ve yok sayılan Arakanlı Müslümanlar, vatandaşlık hakkının verilmesini ve topraklarına yönelik saldırıların durdurulmasını istiyorlar.

Budist hükümetin iddiası ne?

Budist Myanmar devleti Arakanlıların bu isteğini kabil etmiyor ve onların Bengal kökenli oldukları tezini savunuyor. Budist Rakineler ise Arakan'da çoğunluk olan Rohingyalı Müslümanların kendilerine şiddet uyguladığı savunmakta. Myanmar hükümeti, Arakanlı Müslümanların Bangladeşli olduğunu, 1800'lü yıllardaki İngiliz sömürgesi döneminde buraya getirildikleri için de için kimlik vermeyi kabul etmemekte.Buna karşılık Müslüman azınlığa karşı sık sık insan hakları ihlallerinin yaşandığı ülkede Müslüman nüfus da bir süre önce silahlı direniş kararı aldığını açıkladı. Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu veya önceki bilinen adıyla Yakin Hareketi bu direniş başlatmış durumda.

Türkiye de çağrıda bulunuyor

Türkiye ise Uluslararası toplumu harekete geçirmeye çalışıyor. Arakanlıların etnik temizliğe uğradığını diplomatik yolla duyuran Türkiye, Myanmar devletinin saldırılarının durmasını ve Arakanlıların haklarının tanınmasından yana tavır almış durumda. Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu'nun saldırılarını da kınayan Türkiye, son olayların başlangıcı olarak kabul edilen 25 Ağustos'taki karakol saldırılarını resmen kınamış olayların bu saldırılarla başladığını kabul etmişti.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş