$

Dolar

47,9286

Euro

55,5668

£

Sterlin

65,0065

Frank

59,1292

Gram Altın

6.818,2900

Bitcoin

3.086.464

$

Dolar

47,9286

Euro

55,5668

£

Sterlin

65,0065

Frank

59,1292

Gram Altın

6.818,2900

Bitcoin

3.086.464

Makale 18.08.2026 8 dk okuma

Devlet hafızasını şahsında taşıyan adam: Hakan Fidan’ın liderlik portresi

Paylaş:

Geçen günlerde MİT tırları ile ilgili hadisenin görüntülerine denk gelince Hakan Fidan’ı değerlendirddiğim bir yazı kesinlikle kaleme almalıyım diye düşündüm. MİT tırlarının fetöcüler tarafından derdest edildiği videonun tamamını izleyemedim. İçim içimi yedi. ‘Böyle bir şey nasıl olabilir? Olacak iş değil. Nasıl bir hainlik bu?’ diye epey bir öfkelendim. Tarihin en büyük ihanet çetesi olan fetö’nün bir eseri olabilirdi zaten bu. Milli İstihbarat Teşkilatı, fetö’nün çok uğraşmasına rağmen etkisi altına alamadığı nadir kurumlardan biriydi. MİT’in başında o dönem Hakan Fidan vardı. Kendisini ve yaptığı işi, mücadelesini hepimiz yakinen şahitlik ederek izlemeye başlamıştık.

2023 yılından beri Dışişleri Bakanı olan Hakan Fidan'ı mevcut mevkisi üzerinden veya “eski MİT Başkanı” üzerinden okumak da bence onun devlet adamlığı profilini eksik bırakır. Kendilerini istihbaratçı, diplomat, stratejist, siyasal aktör kimliklerinin kesişiminde oluşan bir liderlik modeli üzerinden tanımlamak daha doğru olacaktır.

Bu yazımda Hakan Fidan’ı değerlendirirken “Fidan başarılıdır/başarısızdır” gibi günlük siyasi hükümlerin ötesine geçip, ‘Nasıl bir liderlik tipini temsil ediyor? sorusuna cevap vermeye çalışacağım.

Öncelikle Hakan Fidan’ı ‘düşük görünürlüklü liderlik + adaptif liderlik’ gibi meziyetler üzerinden değerlendirmek mümkün olsa da bunlarla birlikte baskın olan liderlik tipolojisinin ‘stratejik liderlik’ olduğunu düşünüyorum. O, günü kurtaran kararların ötesinde güç dengelerini, aktörlerin niyetlerini, muhtemel gelecek senaryolarını ve uzun vadeli devlet çıkarlarını birlikte değerlendiren bir stratejik liderdir. Fidan'ın kariyer çizgisi bu açıdan oldukça dikkat çekicidir. TSK, TİKA, MİT ve Dışişleri Bakanlığı gibi görevlerde bulunması devletin güvenlik, istihbarat,  dış politika, diplomasi eksenlerinin neredeyse tamamından geçmiş bir devlet adamlığı profili ortaya çıkarıyor. Dolayısıyla Fidan'ı meslektaşlarından ayıran temel farklılık da diplomasiyi, istihbaratı, güvenliği, ekonomiyi, askerî kapasiteyi ve bölgesel güç dengelerini birlikte okuyan bir devlet aklına sahip olmasıdır. Bu, klasik diplomat profilinden ayrıldığı en önemli noktalardan biridir. Bu sebeple dikkate değerdir. Ehemmiyeti haizdir.

İkinci olarak, Fidan'ın kamuoyundaki imajı, klasik siyasetçilerin tam tersidir. Şu an bir bakan olarak aktif siyasetin tam içindedir. Ve siyasetçiler genel olarak görünürlük, hitabet, karizma, kalabalıklarla iletişim ve medya hâkimiyeti gibi konular üzerinden ölçülür. Hakan Fidan da ise durum olddukça farklıdır. Fidan’da hakim olan strateji bilgi, hazırlık, analiz, mahremiyet, müzakere, zamanlama, sabır, kurumlar arası koordinasyon üzerinden şekilleniyor. Bu nedenle onun liderliği sahnenin merkezinde durmaz. Onun liderliğini ‘sahneyi kuran veya oyunu değiştiren lider’ şeklinde tanımlayabiliriz. 2010-2023 yılları arasında 13 yıl boyunca MİT'in başında bulunması da bu karakterin oluşumunda önemli. Fakat burada ilginç bir paradoks var ve akla şöyle bir soru geliyor. Bu soruyu cevaplamıyorum. Sadece soruyor ve size, zihinlerinize havale ediyorum: İstihbaratın doğası görünmezliği, diplomasinin  ve siyasetin doğası ise görünürlüğü gerektirir. Bu nedenle Fidan'ın Dışişleri Bakanlığı aynı zamanda, görünmezlikten görünürlüğe geçiş hikâyesidir. Kader kendisine Cumhurbaşkanlığı gibi tarihi ve çok mühim bir görev verir, sorumluluk yükler ve vazife tevdi ederse Fidan mevcut liderlik tarzıyla buna uyum sağlayabilir mi?

Üçüncü olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan veya bazı tarihi ve modern siyasi liderlerde görülen karizma; kitleleri etkili konuşma, hitabet, semboller ve kişisel çekim üzerinden mobilize etme şeklindedir. Hakan Fidan'da ise farklı bir durum var. Onun kamuoyundaki etkisi büyük ölçüde: “Beni takip edin.” demesinden değil, “Bu meseleyi biliyorum, hazırlıklıyım ve devletin mekanizmasını işletiyorum.” izleniminden kaynaklanıyor. Bu nedenle “expert power” dediğimiz, yani uzmanlık ve bilgiye dayalı güç kavramı Hakan Fidan için oldukça açıklayıcıdır. Ek olarak bir dışişleri bakanının başka ülkelerin dışişleri bakanlarıyla görüşmesi olağandır. Fakat Fidan'ın farkı, karşısındaki ülkenin dışişlerini, güvenlik bürokrasisini, istihbaratını, bölgesel aktörlerini, devlet içindeki güç merkezlerini aynı anda okuyabilme kapasitesinin kariyeriyle ilişkili olmasıdır. Çünkü 2010-2023 arasında MİT'in başında bulunması, ardından Dışişleri Bakanlığı'na geçmesi, istihbarat perspektifi ile diplomatik perspektifi aynı kişide birleştiren oldukça sıra dışı bir geçiş oluşturuyor. Bu nedenle bu yazının başlığını “Devlet hafızasını şahsında taşıyan devlet adamı’’ olarak tercih ettim.

Fidan'ın liderliğinin bir başka yönü de çatışma yönetimi ve müzakeredir. Burada özellikle Rusya, İran, ABD, Avrupa, Körfez ülkeleri, Suriye, Irak, Filistin gibi birbirleriyle rekabet eden aktörlerle aynı anda ilişki yürütme, oyun kurma kapasitesine bakılabilir. Örneğin geçenlerde Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması konusunda Fidan'ın anlaşmayı herhangi bir ülkeye karşı kurulmuş bir blok olarak değil, bölgesel caydırıcılık ve güvenlik mekanizması olarak çerçevelemesi de bu yaklaşımın güncel bir örneği olarak değerlendirilebilir. Kuşkusuz yaptığı şey çoklu denge siyaseti. Ve bu günümüzde maslahata en uygun şey.

Burada dikkatinizi çekmek istediğim bir diğer şey ise devlet adamlığı ile siyasetçilik arasındaki farktır. Siyasetçi ile devlet adamı aynı şey değildir. Siyasetçi çoğu zaman:

“Bir sonraki seçimi nasıl kazanırım?” diye düşünür. Devlet adamı ise: “Devletin on, yirmi, elli yıl sonraki kapasitesini nasıl korur veya geliştiririm?” derdine düşer. Elbette gerçek hayatta bu iki alan tamamen birbirinden ayrılmaz. Ancak teorik ayrım önemlidir. İşte tam burada Fidan'ın profilini ilginç yapan şey, parti siyaseti içerisinde klasik bir kariyerden gelmemesi ve uzun süre bürokrasi, istihbarat, güvenlik ve dış politika ekseninde çalışmış olmasıdır. Dolayısıyla onun kariyerini “siyasetten devlete değil, devletten siyasetin merkezine doğru gelen bir kariyer” olarak okumak da mümkündür. Bu, onu klasik siyasi aktörlerden ayıran önemli bir özelliktir. Ve bu açıdan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra en önemli adaylardan biri olarak görülmektedir.

Son olarak, Fidan’ın karakter ve kişiliği ile beraber liderliğini İslam siyaset düşüncesi perspektifine göre değerlendirmek de mümkündür. Kur'an'da devlet yönetimi açısından en önemli kavramlardan biri emanettir. “Allah size emanetleri ehline vermenizi emreder” (Nisâ, 4/58). İslam siyaset düşüncesinde yöneticide yalnızca iyi niyet değil, ehliyet de aranır. Kur'an'daki Hz. Musa kıssasında bunun çok güzel bir ifadesi vardır: “Güçlü ve güvenilir’’ (Kasas, 28/26). Buradan Fidan'ın devlet adamlığına bakarsak, onun kamuya açık kariyerinde özellikle “ehliyet ve uzmanlık” boyutunun oldukça belirgin olduğunu söylemek de mümkündür. Fidan'ın kamuya açık söylem ve görev pratiği, İslam siyaset düşüncesindeki nizam, emanet, ehliyet ve maslahat kavramlarıyla bazı önemli paralellikler göstermektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde Hakan Fidan oldukça uygun bir profildir. Ve fakat bütün bu değerlendirmelerimden sonra köşe yazımı bir takım sorular sorarak bitirmek istiyorum:

Hakan Fidan, bütün bu özelliklerine binaen kitlelerin duygularına, zihinlerine ve kalplerine hitap edebilir mi? Sadece eğitimli, entelektüel zümreye değil aynı zamanda avama da bu yağmurda kendisiyle beraber yürütecek bir karizmatik liderliğe sahip mi?

Hakan bey’in, bu vazifesini en iyi şekilde yerine getirmek üzere iyi ve yetişmiş ehil bir kadrosu var mı?

Düşük görünürlük, stratejik ve kapalı liderlik kriz dönemlerinde kamuoyu iletişimini zayıflatabilir mi? Milletle olan sürdürülebilir iletişimine, samimiyetine dair bir yol haritası mevcut mu?

Esenlikle Kalın

Recep Çetin/TİMETÜRK

Etiketler:
Recep Çetin
Recep Çetin

Köşe Yazarı