SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAKORONAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMGEZİSPORBİSİKLETÇEVİRİSAĞLIKFOTOVİDEO

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı

Sözcü İbrahim Kalın: (2)- 'Türkiye Cumhuriyeti burada 15 Temmuz darbe girişimini püskürtmüş bir millet olarak bundan sonra kimden hangi saikle gelirse gelsin hiçbir darbe girişimine asla prim vermeyecektir'- '(Darbe iddiaları) Bu tür söylemlerin Türkiye'de hedef saptırmak, vesayet odaklarıyla ve terörle mücadeleyi sulandırmak, gündemi değiştirmekten başka bir faydası olmayacaktır'

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı
18.2.2020 21:10:02

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Türkiye Cumhuriyeti burada 15 Temmuz darbe girişimini püskürtmüş bir millet olarak bundan sonra kimden hangi saikle gelirse gelsin hiçbir darbe girişimine asla prim vermeyecektir." dedi.

Kalın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan kabine toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Toplantıda, koronavirüs konusunda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın sunum yaptığını ifade eden Kalın, bunun konuya ilişkin bugüne kadar alınan tedbirler, atılan adımlar ve bundan sonrası ile ilgili kapsamlı bir sunum olduğunu bildirdi.

Virüsle mücadele konusunda Türkiye olarak gerekli tedbirleri aldıklarını ve Türkiye'de şu ana kadar ciddi bir vaka ile karşılaşılmadığını dile getiren Kalın, bundan sonrası ile ilgili öngörünün de tedbirlerin etkili olmaya devam edeceği şeklinde olduğunu belirtti.

Çin yönetiminin çok ciddi bir mücadele verdiğini, ciddi tedbirler aldığını ve süreci çok şeffaf bir şekilde yönettiğini ifade eden Kalın, olay ortaya çıktığı andan itibaren Çinli makamların iyi bir sınav verdiklerini söyledi.

Koronavirüs ile mücadele konusunda Çin hükümetinin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayan Kalın, şöyle devam etti:

"Bugüne kadar maske olsun, tıbbi malzeme olsun diğer alanlarda bildiğiniz gibi Çin'e gönderdiğimiz birtakım yardımlar oldu. Bunların devamı da gelecek, Cumhurbaşkanımızın direktifiyle talimatıyla Çin makamları ile bu konuda yakın bir iş birliği içerisinde olmaya devam edeceğiz.

Bu konuda vatandaşlarımızın da soruları olursa herhangi bir soru işaretleri, endişeleri olursa Sağlık Bakanlığımızın ilgili birimleriyle kendileri de derhal temas edebilirler. Umarız bazı tahminlere göre pik dönemi artık önümüzdeki günlerde gerçekleşecek bu virüsün ve bu virüsle mücadelenin kısa sürede sonuçlanmasıdır. Bu çerçevede biz Türkiye olarak Çin ile Dünya Sağlık Örgütü, diğer paydaşlarla yakın ilişki ve temas içerisinde olmaya devam edeceğiz."

- "FETÖ ile mücadeleyi sulandırmaya dönük bir girişim"

Toplantıda, FETÖ ile mücadele konusuyla ilgili de bir bahsin geçtiğini ifade eden ve son günlerde FETÖ'nün siyasi ayağı başlığı altında devam eden tartışmaları hatırlatan Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Baktığınız zaman bu tartışmanın kaynaklandığı yere, tartışıldığı zemine, yaptığı atıflara, birtakım imalara totalde bunun FETÖ ile mücadelenin güçlendirilmesinden ziyade FETÖ ile mücadeleyi sulandırmaya dönük bir girişim olduğu ve bu mücadele üzerinden çeşitli siyasi partilerin ve tarafların siyasi rant elde etme peşinde olduğunu görüyoruz. Şunun altını açık ve net bir şekilde çizmekte fayda var, bugüne kadar 40 yıllık geçmişi olan bu terör örgütüyle en ciddi, en kapsamlı ve en kararlı mücadeleyi bu hükümet vermiştir, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki ekipler vermiştir, bizzat kendisi bu mücadelenin bayraktarlığını yapmıştır, yapmaya da bundan sonra devam edecektir.

Bugüne kadar geçmiş dönemlerde 70'li, 80'li, 90'lı, 2000'li yıllarda bu örgütün devletimizin çeşitli kurumlarına nasıl sızdığını, vatandaşlarımızı, masum insanları, onların genç çocuklarını nasıl kandırdığını, dini inanç, hizmet, ihlas gibi kavramlar altında bu kılıfları kullanarak maalesef öncelikle din-i mübin-i İslam'a nasıl zarar verdiğini, insanlarımızı nasıl birbirine düşürdüğünü, kutuplaştırdığını hepimiz gördük."

- FETÖ ile mücadelede el birliği vurgusu

Bu durumun 15 Temmuz'da kanlı bir darbe girişimi ile sonuçlandığını dile getiren Kalın, "Şimdi burada yapmamız gereken el birliğiyle millet olarak bütün milletin, Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün vatandaşlarının düşmanı olan bu terör örgütüne karşı hep birlikte el birliği içerisinde mücadele etmektir. Burada 'senin tarafın benim tarafım' tarzı ayrımlara gitmeden bu terör örgütünün izini, eserini, etkisini silecek, ortadan kaldıracak ve bir daha bu topraklarda neşvünema bulmaması için hepimizin el birliği ile hareket etmesi gerekiyor." diye konuştu.

Bu çerçevede yurt içinde ve yurt dışında bu mücadeleyi her safhada ve her satıhta kararlı bir şekilde bundan sonra da yürütmeye devam edeceklerini vurgulayan Kalın, şunları söyledi:

"Bundan hiç kimsenin en ufak bir şüphesi ve tereddüdü olmasın. Burada birlik ve beraberlik bu terör örgütüne karşı vereceğimiz en önemli cevaptır. Bunun altını da özellikle çizmek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konudaki kararlılığının tam olduğunu da ifade etmek istiyorum. Çünkü zaman zaman dediğim gibi bu siyasi ayak veya işte 'sen geçmişte bunu yaptın, sen şunu yaptın' tarzı suçlamalarla ithamlarla bu mücadelenin sulandırıldığını, hedef saptırıldığını görüyoruz. Buna da en çok FETÖ terör örgütünün mensupları herhalde seviniyorlardır. Dolayısıyla biz burada bu terör örgütüne hiçbir şekilde prim vermeden, onları sevindirecek hiçbir eylemin içerisinde olmadan tek yürek, tek millet olarak bu terör örgütüne karşı kararlı mücadelemizi sürdüreceğimizi de ifade etmek istiyorum."

- "Bu örgüt Türkiye Cumhuriyeti'nin tamamına düşmandır, bir kesimine değil"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kalın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında dava açtığının hatırlatılması üzerine, "Tabii ki dava açabilir, yani bu onun bireysel hakkıdır." dedi.

FETÖ ile mücadele samimi bir şekilde yapılacaksa bunun siyasi parti, mezhep, meşrep, siyasi görüş, ideoloji ayrımı yapılmadan birlik beraberlik içinde hareket edilerek yapılması gerektiğini anlatan Kalın, "Çünkü bu örgüt Türkiye Cumhuriyeti'nin tamamına düşmandır bir kesimine değil. Geçmişte birtakım çevreler bunlarla birtakım ilişkilere girmiş olabilirler, biz bunun örneklerini gördük. Geçen hafta Cumhurbaşkanımız da bunları açık, net belgeleriyle görüntüleriyle hepsini ortaya koydu." şeklinde konuştu.

"Bunları tekrar sunabiliriz, tekrar kendilerine hatırlatabiliriz." ifadesini kullanan İbrahim Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu FETÖ terör örgütü ile mücadelede bir zaafa asla dönüşmemelidir. Bakın 17/25 yargı darbe girişimi ve sonrasında yaşananları bir hatırlayın. O süreçte FETÖ'cülerin yanında kimler durdu, kimler onlara sahip çıktı? 15 Temmuz darbe girişimi olana kadar acaba kimler kimlerle... Bu çevreler şimdi Cumhurbaşkanımızı eleştiren, AK Parti'yi eleştiren çevreler ya da devletin bu konuda zaaf gösterdiğini söyleyenler acaba ne tür gizli, açık, kapalı görüşmeler yaptılar? Kimlerle ne tür temaslar kurdular? Bunların hepsini tekrar tekrar konuşabiliriz ama burada aslolan bu terör örgütünün Türkiye Cumhuriyeti'nin tamamına düşman olduğu, başkalarının maşası olduğu, başkalarının dizaynını, planını hayata geçirmek için birer kukla olarak yetiştirildiği, kullanıldığı gerçeğini asla gözden çıkartmayalım. Bunu dikkate almadığımız zaman bu siyasi polemikler aynı 'bu darbe geliyor, Türkiye'de darbe olacak' tartışmaları gibi bir hedef saptırmaya dönüşür."

Son günlerde "Türkiye'de yeni bir darbe olacak, belli çevreler de rahatsızlıklar var' şeklinde konuşmaların yapıldığını anımsatan Kalın, "Geçmişte de bu tür şeyler çok denendi ama onlar Türkiye'nin vesayet altında yaşadığı dönemlerdi. Bir gazete böyle bir manşet attığında, 'falan çevre rahatsız' dediğinde Türkiye'de birtakım belli çevrelerde hareketlenmeler olurdu. Çünkü o vesayet odaklarının elinde güçler vardı ama bakın hamdolsun son 16-17 yılda verilen mücadele neticesinde artık bu vesayet odakları güçlerini yitirmiştir. Milletin gücünün üzerinde hiçbir gücün olmadığını açık ve net bir şekilde görmüştür." ifadesini kullandı.

- "Türkiye'yi milletin gücünün üstünde güç tanımayan lider kadrosu yönetiyor"

Milletin gücünün üstünde başka bir güç tanımadığını söyleyen bir lider ve kadronun şu anda Türkiye'yi yönettiğine dikkati çeken Kalın, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Dolayısıyla bu vesayet odağı nereden gelirse gelsin, ister FETÖ olsun ister PKK terör örgütü olsun, ister yok ordunun, yargının, bürokrasinin, güvenlik bürokrasisinin, iş dünyasının, medyanın içerisinde olsun, nerede olursa olsun onlar hedeflerine asla ulaşamayacaklardır. Bu tür söylemlerin Türkiye'de hedef saptırmak, vesayet odaklarıyla ve terörle mücadeleyi sulandırmak, gündemi değiştirmekten başka bir faydası olmayacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti'nin her bir ferdi, Türk Milleti olarak bu saptırmalara, bu oyalamalara da asla prim vermeyecektir, bunu da defalarca gösterdik."

Milletin, 15 Temmuz gibi ağır bir darbe girişiminden sonra adeta küllerinden yeniden canlanarak ayağa kalktığını, o güne kadar uyguladığı projelerin hiçbirini aksatmadan teker teker hayata geçirmeye devam ettiğini belirten Kalın, 3'üncü köprünün açılmasından, Fırat Kalkanı Harekatı'nın 15 Temmuz'dan birkaç ay sonra hayata geçirilmesine kadar her alanda bunu çok net bir şekilde gördüklerini söyledi.

Sözcü Kalın,şunları kaydetti:

"15 Temmuz ile ilgili davalar başladığında ordu içindeki FETÖ'cü yapılanmalar temizlenmeye başladığında da belli çevreler 'Türkiye artık askeri gücünü yitirmiş, NATO içinde eski etkinliğini kaybetmiş bir ülke haline gelecek çünkü bu kadar işte komutanı, askeri görevden aldığınız zaman Türkiye askeri anlamda asli görevlerini yerine getiremeyecek, Türk ordusu zaafa uğrayacak' diye birtakım söylemlerin ileri sürüldüğünü de biz gördük. Tam tersi oldu, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tür urlardan, bu tür hastalıklı yapılardan, zihniyetlerden temizlendikçe asli görevine döndü, daha etkin, daha kararlı, sahada netice alan bir silahlı kuvvetler haline geldi, bir ordu haline geldi."

Bunun somut neticelerini Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı harekatları ve PKK ile mücadelede gördüklerini dile getiren Kalın, şu ifadelere yer verdi:

"Geçmişe doğru baktığınızda PKK ile mücadele olsun, FETÖ ile olsun, DHKP-C, DEAŞ ve benzeri terör örgütleriyle mücadelede askeri imkan ve kabiliyetler anlamında 'elimizde birçok imkan bulunduğu halde neden netice alınamıyor' diye sorduğunuzda bu tür yapıların içeride ne tür kumpaslar kurduklarını, ne tür oyalamalar yaptıklarını, siyasi iradenin direktiflerini nasıl boşa çıkarttığını defalarca gördük, geriye doğru bunları okuduğunuz zaman. Bunlardan temizlendikçe Türk Silahlı Kuvvetleri de bugün asli görevine, misyonuna, vazifesine geri dönmüştür ve çok daha etkin bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti topraklarını korumak için gece gündüz mücadele vermektedir.

Bugün vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Eğer biz bugün şehirlerimizde, Türkiye'nin dört bir tarafında, doğusunda batısında, kuzeyinde güneyinde güven içerisinde yaşıyorsak bu kahraman askerlerimizin, her kademeden askerimizin, erimizin, komutanımızın verdiği mücadele sayesinde olmaktadır. Dolayısıyla bu tezkiye hareketi, bu temizlenme hareketi Türk Silahlı Kuvvetlerini de daha güçlü kılmıştır. Dolayısıyla burada bu konuları tartışırken işte 'darbe olacak, darbe gelecek, belli çevreler rahatsız harekete geçecekler' türü söylemler geldiğinde bunların kaynağına bakmak lazım. Kimler tarafından ne şekilde yönlendirildiğine bakmak lazım. Türkiye Cumhuriyeti burada 15 Temmuz darbe girişimini püskürtmüş bir millet olarak bundan sonra kimden hangi saikle gelirse gelsin hiçbir darbe girişimine asla prim vermeyecektir. Bunu da net bir şekilde ifade etmek isteriz."

(Sürecek)


GÜNÜN ÖZETİ

        YORUM YAZ
    Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
    TİMETÜRK SON HABERLER
    ÇOK OKUNANLAR
    TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
    SON YORUMLANANLAR