DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (7)

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (7)

27.05.2015 01:26:43
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Şu anda Akıncı ile Anastasiadis arasındaki olay bir peşrev olabilir. Temenni ederiz ki bu çözüme giden bir yol olur. Bu görüşmelerde olumlu bir netice çıkarsa artık Kıbrıs bir sorun olmaktan çıkmış olur. Ama şunu açık, net söylemek zorundayım, biz hiçbir zaman garantör ülke olmadan doğan haklarımızı bırakamayız' dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NTV televizyonundaki canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

'Özellikle Suriye konusunda Amerika Dışişleri Bakanı 'eğit-donat konusunda mutabakat başladı' dedi. Amerika'nın politikasında, sizin istediğiniz yere gelme konusunda bir değişiklik görüyor musunuz?' sorusuna karşılık Erdoğan, şu anda Amerika'da Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasında orada bir sıkıntı olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bakıyorsunuz ki bir bölümünün düşünceleri bizimle tam dört dörtlük uyuşuyor. Şu anda biz Obama yönetimiyle ancak eğit-donatta uyuşabildik. Uçuşa yasak bölge ve güvenli bölge olayında anlaşamadık. Halbuki bunların olması lazım' dedi.

Bu konuda Suudi Arabistan ile mutabık kalındığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

'Körfez ülkelerinden Katar, onlarla mutabıkız. Bu tür bir adımın atılması noktası çok çok önem arz ediyor. Rusya'nın buradaki yaklaşımı farklı. Bakıyorsunuz öbür tarafta, İran'ın yaklaşımı farklı. Fakat öyle veya böyle Rusya'nın buraya sınırı yok. İran'ın buraya sınırı yok. Ama burada bizim sınırımız var. Bizim bugün sadece 950 kilometre civarında Suriye sınırımız var. Öbür tarafa gidiyorsunuz yaklaşık 300-350 kilometre Irak sınırımız var. Bütün bunlar bu kadar açık, net ortadayken, Türkiye tabii ki kendi göbeğini kendisi kesecek. Ama oralarda da biz NATO'da beraberiz. Beraber olmamız hasebiyle de Amerika'nın bizimle müşterek hareket etmesi, o da NATO'dan gelen bir görevdir. Bunun adımını da eğer zaten iş o safhalara gelirse beraber atılacak adımın gereği neyse o da atılacaktır diye düşünüyorum.'

-'Temenni ederiz ki bu çözüme giden bir yol olur'

'Daha önce bu konu gündeme gelmişti, Kıbrıs. Ama iki liderin buluşması, iki tarafa geçmeleri. Sanki müzakereler öncesinde bir ılımlı hava esiyor. Bu kez müzakereler ilerleyebilir mi?' şeklindeki soruya Erdoğan, şu yanıtı verdi:

'Mustafa Bey'in Türkiye ziyaretinde bunları kısmen konuştuk. Malum, 11 Şubat olayı vardı bizim, 12 maddelik bir olay. 12 maddeye, o zaman Anastasiadis olumlu bakmış, 'Evet' demişlerdi. Fakat sonra bundan geri adım attılar. Bu çok önemliydi. Çünkü konuyla ilgili olarak o zaman BM Genel Sekreterinin de o sürece bakışı olumluydu bugün de o çerçeveye olumlu bakıyorlar. Şu anda belki Sayın Akıncı ile Anastasiadis arasındaki olay bir peşrev olabilir. Temenni ederiz ki bu çözüme giden bir yol olur. Bunları hep konuştuk. Bu görüşmelerde olumlu bir netice çıkarsa artık Kıbrıs bir sorun olmaktan çıkmış olur. Bu da tabi gerek Kuzey Kıbrıs'ı, gerek Güney Kıbrıs'ı böyle bir şeyde, iki kurucu devlet esaslı bir yapıyla burada böyle bir adım atılmış olur ki, hayırlı olur. Bu bizim temennimizdir. Ama şunu açık, net söylemek zorundayım, biz hiçbir zaman garantör ülke olmadan doğan haklarımızı bırakamayız.'

- Kıbrıs'ta AB'nin garantörlüğünü kabul etmek mümkün değil

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs sorununa ilişkin, "Garantör devletleri bir yere bırakıp, AB'yi garantör konumuna koyma havası esiyor gibi" ifadesi üzerine, şunları söyledi:

"O adil bir yaklaşım değil. Bunu kabul etmek kesinlikle mümkün değil. Çünkü AB, bir defa kendi üzerine düşen görevi yerine getirmedi ki. Onun biz adaletine nasıl güveneceğiz? Kaldı ki zaten böyle bir hakkı yok. Burada üç ülkenin garantör ülke olma hakkı var, hakkı zaten, İngiltere, Yunanistan, Türkiye. AB'nin böyle bir hakkı yok. AB, Kuzey Kıbrıs'ın bir defa mali noktadaki bazı haklarını kendisine vermiş değil. Mesela biz, İsviçre'de yaptığımız o toplantılarda bile, o zaman AB adına Verheugen katılmıştı o toplantılara, o toplantılardan sonra çıkan neticeye bile AB gerekli desteği veremedi. Güney Kıbrıs'ı AB'ye alırken, 'Burada ne yapacaksınız' dediğimizde, 'Gereken neyse bunu yapacağız' diyerek, gerekeni yaptılar, Annan Planı'na 'Hayır' dediği halde Güney Kıbrıs'ı aldılar, ama Kuzey Kıbrıs'ı almadılar. Bu gerçekleri biz unutamayız ki. Onun için burada bir defa her şeyi sağlama bağlamak durumundayız ki, Kuzey Kıbrıs'taki kardeşlerimizi, soydaşlarımızı kalkıp da onlara yedirmemeliyiz."

-'Muhteşem olacak'

Erdoğan, İstanbul'un fethine ilişkin programa yönelik soruyu yanıtlarken, ülkelerin önemli günlerinin, o ülkelerde birliği, beraberliği, dayanışmayı, belli bir milli heyecanı adeta tahrik ettiğini, bunların da tarihten gelen heyecanlar olduğunu ifade etti.

18 Mart Çanakkale kutlamalarını örnek gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kutlamaların her yıl yapıldığını, ama bu yıl 100. yıl dönümü olması nedeniyle çok daha farklı gerçekleştiğini vurguladı.

İstanbul'un dünyanın en güzel şehirlerinden biri olduğunu, nüfusunun 15 milyona ulaştığını, son yatırımlarla farklı zenginlikler kazandığını, uluslararası finans merkezi olma noktasında adımlar atıldığını anlatan Erdoğan, bu yıl, fetihle ilgili yeni, farklı bir süreç başlatma kararı aldıklarını bildirdi.

Ordu Mehteri'nin 82 kişiden oluştuğunu, ancak fethin 562. yıl dönümünde 562 kişiden oluşan mehterin gösteriler yapacağını bildiren Erdoğan, bunun çok anlamlı ve muhteşem olacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi:

"Azameti, mehterin çok daha farklı olarak oraya gelen yüz binlerce, milyonlarca insana yansıyacak. Yeri de önemli seçtik, Yenikapı, surların dibi, olayların olduğu yer. Yalnız bununla kalmıyoruz, çok ciddi bir protokol daveti var. Saat olarak da 17.30'u belirledik. Ben biliyorum ki daha erken saatlerden İstanbul halkı gelecektir. Çünkü, o meydanda ilk mitingi yapmak bana nasip olmuştu, o zaman da hakikaten bir buçuk milyon filan insan gelmişti. Bununla da kalmıyoruz. Hava Kuvvetlerimizin Türk Yıldızları o gün gösteri yapacaklar. O da ayrı bir renk, heyecan katacak. Bugüne kadar defaatle seyrettiğim, hakikaten bu Türk Yıldızlarımız, bizlerde havacılığın nereye geldiğini, pilotlarımızın ne denli başarılı olduğunu göstermesi bakımından çok önemli. Çanakkale'de mesela, bu sene, gelen misafir devlet, hükümet başkanları, izleyince hepsi, tek tek akşam yemeğinde bana, 'Muhteşemdi' diyorlar. 'Tartışılır bir şey değildi' diyorlar. 'Bunu nasıl yapıyorlar?' diyorlar. "

Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Valiliğin lazer ve havai fişek gösterilerinin her yıl olduğu gibi hava karardıktan sonra başlayacağını, gün içinde programlar olduğunu anlattı.

Kutlamalarda İstanbul Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkanı ile Başbakan Ahmet Davutoğlu ve kendisinin de birer konuşma yapacaklarını açıklayan Erdoğan, "Böylece orayı inşallah zenginleştirmiş olacağız. Böylece, bu yıldan itibaren İstanbul fetih şenliklerini her yıl çok daha farklı, çok daha zengin kılalım istiyoruz. Çünkü bu gelecek nesilleri çok daha güçlü kılma noktasında, gençliğe şuur verme, heyecan verme noktasında çok çok önemli diye düşünüyorum" dedi.

Cumhurbaşkan Erdoğan, tüm yapılacak etkinliklerin ücretsiz olduğunu bildirdi.

-"Sokakta başbakanlarla tören yapıyordum"

"Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlığı dönemi arasındaki farkın" sorulması üzerine Erdoğan, "Başbakanlığı bulduğumuz yerde yaptık, 12 yıl orada bu işi yürüttük ve Türkiye'yi bire 3, bire 5 katlayarak bir yerlere getirdik ama Türkiye artık kabına sığmıyor? Cumhurbaşkanlığı makamıyla da Başbakanlık makamıyla da bakanlık makamlarıyla da sığmıyor. Dolayısıyla bunun her yönde gelişmesi lazım" karşılığını verdi.

"İnsanı, bilgiyi, parayı iyi yönetmemiz lazım ki başarılı olalım" ifadesine yer veren Erdoğan, bunlar yapılmazsa, başarının mümkün olamayacağını vurguladı.

Beştepe'nin Cumhurbaşkanlığı, Çankaya'nın ise Başbakanlık makamı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Recep tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ben başbakanken, sokakta başbakanlarla tören yapıyordum, böyle bir şey olabilir mi? Bu Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışır mı? Ama şimdi burada hem gelen devlet başkanlarını karşılamamız çok daha görkemli oluyor, Başbakanımızın da Çankaya'da başbakanları karşılaması çok daha görkemli oluyor. Gelen insanlar, onlara yapılan ikramlarda... Mesela Başbakanlıktayken, orada bizim ikram için herhangi bir yerimiz yok, ya otele kiraya gidecektik veya da Dışişleri'ne ait olan eski meclis binasının karşısındaki yerde verilebilirse orada verilecekti. Ama şimdi Çankaya'da artık o imkanlar da devasa denilebilecek şekilde o da var. Burada da ona göre yaptık. Buradaki de henüz daha yeterli değil."

-"Yurt dışındaki vatandaşlarımız hassas olsun"

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, "Yarı opera" denilebilecek bina, Ramazan'ın ortasına yetişmesi planlanan büyük bir cami, aynı anda 2 bin kişiye yemek verilebilecek çok amaçlı toplantı salonu, büyük sergi salonu ve 5 milyon cilt ulusal ve uluslararası kitapların yer aldığı kütüphanenin yapıldığını bildirdi.

Programın sonunda, yurt içi ve dışındaki vatandaşlara da seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle oy kullanmayı kendileri için demokratik bir görev olarak telakki edip, muhakkak oylarını kullanmaları lazım. Ve bunu adeta ülkemizin geleceği için önemsemeleri lazım. Yurt dışındaki kardeşlerimiz yıllarca bu günleri beklediler, oy kullanamadılar, biz bunu sağladık. İlk oyu cumhurbaşkanlığında kullandılar fakat oran çok düşüktü. Ama şimdi bunun çok daha yüksek oranlarda olması lazım. Yurt dışındaki vatandaşlarımızın da bu konuda hassas olmasını özellikle kendilerinden rica ediyorum" dedi.

Yurt dışındaki vatandaşların, konsolosluklarda, büyükelçiliklerde ve havalimanlarında oy kullanabileceğine işaret eden Erdoğan, "Bu konuda çok hassas olmaları lazım çünkü milletin iradesi bizim için çok çok önemli. Milletin iradesinin egemen olduğunu 7 Haziranda hep birlikte gösterelim yurt içinde, yurt dışında" diye konuştu.

(Bitti)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

ahmed nureddin

Şimdi sorun şu. Binlerce insani yerinden eden, kafa kesen, insanlari binalardan atan, diri diri yakan, camileri ve turbeleri bombayla havaya ucuran işidi mi istiyoruz yoksa turklerle kardeşiz onlara bir zararimiz dokunmaz, yerlerinden sürulüp giden arap ve turkmenlere don cagrisi yapan ve onlari da isidden koruyan Kürt oluşumu olan pyd yi mi. milliyetcilik nazariyla bakmadan vicdani bir bakis acisiyla bakin ve ona gore karar verin.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş