Dolar

43,5127

Euro

51,3698

Altın

6.882,18

Bist

13.891,21

Yıkım ekibi iş başında… İsrail miti yıkılıyor!

1 Saat Önce Güncellendi

2026-02-04 17:59:04

Cumali Dalkılıç

ABD'de yeni bir “mit” kuruluyor.

Sosyal ve ekonomik altyapısı çöken ülkede yeniden ulus inşasına gidiliyor.

Bir yandan da Amerikan kimliği eleştiriden geçiriliyor.

ABD'de kafası çalışanların 60'lı yıllardan beri sorduğu sorudur: ABD'yi kim yönetiyor?

İkinci Dünya Savaşı sonrası devlet ve ticaret başta olmak üzere kurulan uluslararası teşkilatlara damga vuran Yahudi (Siyonist) kültür derinlemesine eleştirilmeye başlandı.

Kavga; istihbarat, finans, ticaret, yüksek bürokrasi ve medya merkezli sürerken kapitalist Çin de bu kavganın karşı üssü, Amerikan bürokrasisi ve politikasındaki sinsi finansörüdür.

Çin'in finans ilişkileri ve uluslararası yatırımlarının ABD'deki nüfuzu, -siber teknolojiden Kongre üyelerine kadar- son yıllarda çekilen dizilerde de kendini gösteriyor.

İsrail'in manipüle ederek emrivaki savaşlara sürüklediği “Amerikan kamuoyu” yeni bir vatan duygusu ile dönüşüyor.

“Özgürlükler ülkesi” ve “demokrasi” sloganıyla göçmen nüfusu savunan iki yüzlü Yahudi antrolopolog/sosyolog soykırımcı, komplocu kadrolar ifşa olurken büyük nefret topluyor.

Bu süreç, Trump'ın ilk dönem Kudüs'ü "İsrail'in başkenti” ilan eden imzasına rağmen Siyonistlere hayal kırıklığı yaşatan bir süreçtir.

Amerikan toplumundaki dinamikleri yöneten ve sömüren, hiçbir orijinalliği kalmamış Amerikan stratejisini kendi stratejisiyle kuşatan Siyonist örgütler fişleniyor.

Trump haklı… Siyonizm eleştirisinin sansürlendiğini hatırlattığı dönem kapandı, yeni bir Amerikan kamuoyu oluşuyor.

ABD dış politikasının ezberi olan İsrail'in güvenliği artık CENTCOM'dan bağımsız şekilde değerlendiriliyor.

Trump'ın ilk döneminde “yarım kalan” işlere halihazırdaki kadrolarla hız verilmesi, İsrail destekçilerini köşeye sıkıştırırken daha da komplocuları daha sinsileştirdi.

Trump'a “Derin devleti yıkacağız” dedirten Amerikan yurtseveri taban Kongre baskınından bu yana özgüven topluyor.

Aynı çevre Kongre'de de temsil ediliyor ve artık İsrail destekçisi politikacılar bol bol küfür yiyor.

“Bizim vergimiz neden İsrail'e akıtılıyor?.. Ortadoğu'daki savaşlarda ne işimiz var?..” diyen aynı çevre, ülke ekonomisinin köşe başlarını tutan Yahudi finans tröstlerini ve uzantılarını sorguluyor.

Epstein dosyalarını tutan İsrail işbirlikçisi istihbarat krallığı, “Trump krallığı” eliyle hoyratça hırpalanıyor.

Trump'ın “dolar kral paradır, kral da benim” çıkışları, ona mevcut sistemi "koç başı" yıkma serbestliği tanıyan yeni iktidar çevresinin eseridir.

ABD kamuoyunu sürekli terörize ederek hükmeden, Trump'ın “fake news” dediği medya imparatorluğu hedefte ve Trump'ın ikinci döneminde hizaya giren bu medyanın yaldızları dökülüyor.

Demokratlar, süreci “ABD'nin hainleri” damgasından kaçınmak için uzaktan ve çaresizce izliyor.

Süreç demokratları da bölüyor. Demokrat kitle özellikle Gazze soykırımı sonrası büyük bir çözülme yaşıyor.

Epstein belgelerinde Demokrat isimler de var ve ülkede Cumhuriyetçi-Demokrat denklemini şekillendiren gücün İsrail-siyonist örgütleri/lobileri olduğunu gizleyemiyorlar.

Bu da yıkım ekibinin kararlarını meşrulaştırıyor, kavganın zeminini belirliyor.

Alman Başbakan Merz'in ifadesiyle “Batı'nın pis işlerini yapan” terör örgütü İsrail kadrolarından usanan ve duygusal kopuş yaşayan kimi Amerikan Yahudileri dahil her Amerikalı bu çatışma sürecine dahil oluyor.

İsrail'in bir zamanlar “vaadedilmiş topraklar” saydığı ABD'nin entrika yatağı New York'ta, Zohar Mamdani'nin Belediye Başkanı seçilmesiyle birlikte sözde “farklı kültür ve inanışları” savunan, aslında Amerikalı siyasetçilerini mankurtlaştıran hoşgörülü(!) Yahudi elit çevre huzursuz...

Öldürülen milliyetçi fenomen Charlie Kirk cinayeti, önceki suikastların aksine uyanış sürecindeki kitleyi sarsmadı.

Kirk suikasti sosyal medyada da cesur biçimde tartışılırken, ülkedeki Yahudi lobilerinin de tartışmaların merkezinde yer alması manidardır.

“Yeni Amerika” miti ile gelişen “kurtuluş” bilinci şimdilik Trump ile temsil ediliyor.

Trump'ın “kurtarıcı” değil ancak yeni bir düzen vaadiyle iş başına gelen pervasız bir "yıkıcı" olarak kurgulandığı anlaşılıyor.

Avrupalıları ve onların alıştıkları sistemi açıktan aşağılayan Trump'ın serbest atışları, başkanı çevreleyen kadronun -başını muhtemel başkan J.D. Vance çekiyor- marifeti.

Netanyahu'ya, İsrail'e her yıl karşılıksız para akıtıldığını söyleyen Trump, gümrük tarifelerinde İsrail'e de ayrıcalık tanınmayacağını ifade etme cesaretini de aynı ekipten alıyor.

Kavganın Trump sonrası da tırmanışını sürdüreceği, artık geri dönülmeyen bir yola girildiği ve ABD-İsrail ilişkilerinin eskisi gibi olmayacağı aşikar…

Yıkım ekibi iş başında... İsrail miti yıkılıyor!

Tüm Yazıları

SON VİDEO HABER

Sisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı resmi törenle karşıladı

Haber Ara