Bist

14.259,90

$

Dolar

44,8793

Euro

52,8737

Altın

7.011,23

£

Sterlin

60,7238

Bitcoin

$98,542

Bist

14.259,90

$

Dolar

44,8793

Euro

52,8737

Altın

7.011,23

£

Sterlin

60,7238

Bitcoin

$98,542

Makale 08.05.2026 4 dk okuma

Cuma Hutbesi: Kur’an-ı Kerim’den Reçeteler -1-

Paylaş:

Muhterem okuyucum,

Bizi lütfedip yoktan var eden Allah’ımız yaşadığımız bu hayatta ve devamındaki ebedi hayatımızda bize neyin fayda sağlayacağını ve neyin de zararı olacağını açıkça ifade buyurmuş.

Ayrıca yarattığı mükemmel bedenin de her bir uzvunu ayrı bir mucize olarak yaratmış ve hizmetimize sunmuştur. Hele bir organımız var ki; Rabbimizin nazargâhı, hiçbir yere sığmam fakat mümin kulumun kalbine sığarım buyurduğu; bizi biz yapan, doğrudan Rabbimizin muhatap aldığı bir organımız.

Hiç şüphesiz bu organımız kalbimizden başkası değildir.

Burada önemli bir hususu dile getirmekte fayda olduğu kanaatindeyim.

Bahsi geçen kalp biyolojik / zahiri kalp değil batınî kalptir.

Nedir bu batınî kalp; Evrendir, hafıza belleğidir, terazidir, müfti’dir, üretim merkezidir, sığınaktır, en güzel yuvadır, güvenilir limandır, hazinedir, uçsuz bucaksız bir ummandır, mahkemedir, zindandır, hakimdir, hekimdir, muallimdir, gözdür, kulaktır. Hülasa ahirette Rabbimizin bizde dikkate alacağı tek muhataptır.

İşte bu mükemmel uzvu korumak, kollamak, sekteye uğratmamak, en güzel yerini kendisini var edenden başkasına açmamak, her önüne geleni, karşısına çıkanı içine almamak bizim boynumuzun borcudur.

Hani deriz ya; Kalplerin sahibi Allah‘ tır diye;

İşte asıl sahibi emanet ettiği malını gün gelir sağlam ister ve hesabını sorar!

Eşyanın tabiatı gereği, eserin sahibi ortaya çıkardığı bu eseri herkesin eline, diline, yanına ve hatta yakınına bile kimseyi yaklaştırmaz 

Öyle ki bize yakışan; Bu mucizevi organımızın gıdasının ancak kendisini var eden Yüce Sanatkarı anmak, O’nu bol bol zikretmek ve hep O’nun için atmak olduğu bilinciyle yaşamak olacaktır.

Yüce Allah’ımızın bu ulvî ve kabiliyetli organımızı başıboş bırakması ise zaten mümkün değildir.

Yüce Allah’ımız buyurur ki;

Kalpler ancak Allah’ı zikretmeyle mutmein olur. ( Ra’d 28)

Bir insan için;

  • Huzursuz bir kalbin devası antidepresan ilaçları değildir.
  • Müzik dinleyerek kendisini avutması, kalbinin rahatladığını düşünmesi tamamen şeytanîdir.
  • Haram mekanlarda bulunup haramlara tevessül etmesi beyhude bir bekleyiş olup nefsi yedirip içirmekten başka bir şey değildir.
  • Kalpteki idrak damarlarının tıkanması, merhamet kapakçıklarının kapalı kalması, hak ritmi üzere değil de batıl ritmi üzere atıyor olması o kalbi körleştirir ve köleleştirir.
  • Dile hükmetmeyen kalp iflas etmiş kalptir.
  • Kulağa söz geçiremeyip her duyduğuna inanan kalp ayarları bozulmuş çöpe gitmeyi bekleyen hurdalık gibidir.
  • Otobüs gibi giren çıkanın, inip binenin haddi ve hesabı olmadığı, herkese kapılarını açan bir kalp yol geçen hanından başka bir yer değildir.
  • Hak’tan uzaklaştıkça sadece kendisini hak ve haklı olarak düşünen kibir ve gurur abidesi bir kalp, şeytanın oyun parkı haline gelmiş, başıboş  sokak köpeklerinin yuvası olan çöplükten başka bir yer değildir.
  • Hakikate zaman ve zemin bulamayıp batılı baş tahtına oturtan bir kalp, fitne kuluçkasından başka ne olabilir!
  • Yönünü hak ve hakikate çevirmek yerine rotasını batasıca batıya güdümleyen bir kalp olsa olsa tek dişi kalmış canavarın sofrasında mezedir!

Efendiler; İtiraf edelim, kalbimizin dizginlerini nefsimizin eline verdik.

Dünya malına sahip olacağız düşüncesiyle çıktığımız yolun sonunda dünya malının kalbimizi sahiplendiğini gördük.

Para kazanacağız düşüncesiyle çıktığımız yolda paranın kazandığı bireyler oluverdik.

Biz bir çok şeyi yanlış anladık.

Rabbimizden niyazımız şudur ki; Huzuruna varmadan evvel bizlere kalb-i selim, kavl-i selim, akl-i selim ve zevk-i selim nasip etmesidir.

Ne mutlu dört selim ile Rabbine kavuşanlara.

Salih Kırmızı/ TİMETÜRK 

 

 

Etiketler:
Salih Kırmızı
Salih Kırmızı

Köşe Yazarı