Bir dilden başka bir dile çeviri yaparken kelimeler kolayca çevirilir. Fakat kelimelerin arkasındaki kültür, tarih ve yazarın kelimelerin arkasına sakladığı sitem, ironi gibi detaylar nereye gider? Çeviri, çoğu zaman iki dilin arasına kurulmuş bir köprü gibi işlev görüyor. Oysa gerçek edebi çevirilere baktığımızda, orijinal yazım dilinin çevirilen dilin kültürüne uyarlandığını görürüz.
Klasik edebiyatta, kafiye ve söz sanatları hedef dile aktarılırken ister istemez bazı şeyler feda edilir. Bir kültürün kendi tarihinden ve coğrafyasından süzülüp gelen metaforları birebir çevirmek, bazen eserin ruhunu tamamen öldürebilir. Çevirmen burada oldukça çetrefilli bir durumdadır. Yazara ve metnin lafzına harfiyen sadık mı kalmalı, yoksa yazarın hissettirmek istediği duyguyu hedef dilde yeniden mi yaşatmalı? İşte çeviride kaybolmak denen şey tam olarak burada ortaya çıkar.
Diğer taraftan, bir metni sadece kelimeleriyle değil, duygusal rezonansıyla kavrayan ustalıklı bir çevirmen, esere ikinci bir hayat vermiş olur. İyi bir çevirmen, metni sadece okuyup çözümlemez; yazarın ne hissettiğini sezip, kendi dilinin imkanlarıyla o eseri baştan inşa eden bir nevi gizli yazardır. Bazen bir şiir veya bir roman dizesi, hedef dilin mecaz zenginliği ve tınısıyla birleştiğinde aslından bile daha katmanlı bir derinliğe kavuşabilir. Çeviri bu yönüyle bir kayıp değil, kültürlerarası bir katlanma ve zenginleşmedir.
Günün sonunda dijitalleşen ve yapay zekânın dil modelleriyle kuşatıldığımız bir çağdayız. Gramer kusursuz çözülüyor, devasa terimler saniyeler içinde eşleştirebiliyor ancak oldukça önemli olan bir şey var insan sezgisi ve yaşanmışlık. Bir makine; metnin arkasındaki imayı, kırılgan bir ironiyi, satır aralarına gizlenmiş bir melankoliyi veya bir yazarın kelimelerle kurduğu o özgün estetik bağı asla tam olarak hissedemez. Yapay zekâ doğru kelimeyi seçebilir ama doğru sesi veremez. Sonuçta bir eseri okurken okurları sarsan şey kelimelerin sözlük karşılığı değil, o kelimelerin ruhlara karşı olan dokunuşlarıdır.
İbrahim Mert Sevinç/TİMETÜRK