Dolar

43,8585

Euro

51,6794

Altın

7.264,22

Bist

14.050,83

Toplumun Mayası: Değerler ve Eğitim Üzerine

1 Saat Önce Güncellendi

2026-02-25 01:25:30

Burhan Yazıcı

Toplumun Mayası: Değerler ve Eğitim Üzerine 

Toplumları ayakta tutan yalnızca ekonomik güç ya da teknolojik ilerleme değildir. Asıl belirleyici olan, nesilden nesile aktarılan değerlerdir. Bir çocuğun büyürken duyduğu söz, gördüğü örnek ve öğrendiği ahlak anlayışı; geleceğin toplum yapısını belirler. Bu yüzden eğitim, yalnızca bilgi aktarımı süreci değil, aynı zamanda bir karakter inşâsıdır.

Son günlerde Ramazan ayı vesilesiyle okullarda değerler eğitimi ve dini kavramların çocuklara anlatılması üzerine yürütülen tartışmaları hep birlikte izliyoruz. Kimi çevreler bu yaklaşımı memnuniyetle karşılarken, kimi yerlerde konunun farklı yönlere çekildiğini, hatta mezhep ayrımcılığı gibi gereksiz tartışmalara taşındığını görüyoruz. Oysa meseleye daha sade bir yerden bakmak gerekir.

Bu topraklar, asırlardır inançla, örf ve adetlerle şekillenmiş bir kültürün mirasçısıdır. Çocuklara merhameti, paylaşmayı, iyiliği, saygıyı ve vicdanı öğretmek; aslında hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Din kavramı, doğru anlatıldığında ayrıştıran değil, birleştiren bir değerdir. Çünkü özünde insanı insan yapan erdemleri barındırır.

Asıl sorulması gereken soru şudur; bizler çocuklarımızı hangi değerlerle büyütmek istiyoruz? İyiliği, sabrı, şefkati ve ahlâkı anlatmaktan neden çekinelim? Bilinçli bir toplum oluşturmak istiyorsak, yalnızca akademik başarıyı değil, karakter eğitimini de önemsemek zorundayız. Bilgi, ahlâk ile birleşmediğin de eksik kalır.

Elbette eğitimde hassasiyet önemlidir. Her yaklaşım kapsayıcı, birleştirici ve saygı temelli olmalıdır. Ancak düşünce farklılıklarını çatışma alanına çevirmek yerine, ortak değerlerde buluşmayı öğrenmek zorundayız. Çünkü çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras: sağduyu, hoşgörü ve vicdanlı bir toplumdur.

Bugün belki farklı görüşlerde olabiliriz, fakat unutulmamalıdır ki, bu ülkenin geleceği aynı sınıflarda yetişen çocukların elindedir. Onlara neyi öğreteceğimiz kadar, nasıl bir dil kullandığımız da önemlidir. Kırmadan, ötekileştirmeden, doğru bildiğimiz değerleri yaşatarak ilerlemek hepimizin sorumluluğudur.

Belki de yapılması gereken en doğru şey, tartışmaların gürültüsünden uzaklaşıp şu soruyu kendimize sormaktır: "Geleceğin insanını nasıl bir vicdanla yetiştirmek istiyoruz?

Cevabı bulduğumuz da aslında ortak paydamızın düşündüğümüzden çok daha büyük olduğunu göreceğiz vesselam.

Yeni yazımda buluşmak dileğiyle… Saygılarımla

Burhan Yazıcı/TİMETÜRK

Tüm Yazıları

SON VİDEO HABER

İçişleri Bakanı Çiftçi'den açıklamalar

Haber Ara