DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

15 Temmuz Komisyonu 5 isim dinleyecek

15 Temmuz darbe girişimini araştırma komisyonu Salı günü yapacağı dördüncü toplantıya beş ismi davet etti. Darbe gecesi Genelkurmay Başkanı’nın yokluğunda onun yerine vekâleten bu göreve getirilen Orgeneral Ümit Dündar, eski İçişleri Bakanları Efkan Âlâ ve Mehmet Ağar, gazeteci Fehmi Koru ve akademisyen Ahmet Akgündüz dinlenecek isimler.

5 Yıl Önce
2016-10-17 16:07:06

Al Jazeera'den Didem Özel Tümer'i şöyle;

 “Önce Genelkurmay Başkanı'nı aradım, yanıt yok. 2. Başkanı aradım, yok. İlhan Talu Paşayı aradım, yok. İstihbarat başkanını bulabildim. O da ‘Yeni geldim, Eseboğa'dayım, trafik kesik' dedi. Birinci Ordu Komutanı Ümit Dündar Paşa'yı buldum. Çok eskiden tanırım. Kurmay yüzbaşılığından beri tanırım. Ona cesaret verdim. Hemen televizyona çıkmasını tavsiye ettim. Ümit Paşa'ya kolordu komutanlarının durumunu sordum. ‘İkinci kolordu ve beşinci kolordu komutanları sağlam, üçüncü kolordu komutanı izinde' dedi. Ümit Paşa'nın ve diğer bazı komutanların televizyona çıkıp konuşmaları çok etkili oldu kanımca.”

Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, gazeteci Fikret Bila'ya verdiği röportajda darbe girişimi gecesini kendi cephesinden anlatırken bu sözleri kullandı. Özel'in, "Ona cesaret verdim" dediği kişi, o gece kilit rol oynayan isimlerden biriydi. Hangi askere güvenilip, hangisine güvenileceğinin bilinmediği bir sırada, Marmaris'te bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı arayarak güvenliğini sağlama sözü verdi. Televizyonlara telefon ile bağlanarak halka güven telkin etti ve Genelkurmay Başkanı'nın darbeciler tarafından rehin tutulduğu gecede onun yerine vekâlet etti. 15 Temmuz darbe girişimini araştırma komisyonu bu nedenlerle o gece Birinci Ordu Komutanı, bugün ise Genelkurmay İkinci Başkanı olan Orgeneral Ümit Dündar'ı komisyona davet etti.

ÜMİT DÜNDAR KİMDRİ? 

Dündar, 2013'te orgeneral oldu. Önce 3. Ordu Komutanlığı'na atandı. 2015'ten itibaren de 1. Ordu Komutanlığı'nı yürütmeye başladı. 

Darbe gecesi ismi sıradan insanlar tarafından bile ezberlenen Orgeneral Dündar darbe girişimi sırasında saat 01.08'de önce televizyon yayınlarına telefonla bağlandı. “Bu TSK tarafından desteklenen bir hareket değildir. Bu olaylar meydana geldiği anda itibaren Sayın Valimizle bir araya gelip, İstanbul üzerine yoğunlaştık. Buradaki problemi çözmek için çalışıyoruz. 1. Ordu Komutanlığı içinde küçük bir grubu temsil ediyorlar. Endişe edecek bir durum yok, bunlara katılmayan ve şu anda emir komuta zinciri içinde olan diğer birliklerle birlikte gerekli tedbirleri alıyoruz" dedi.

CUMHURBAŞKANI'NA GÜVENCE 

Hürriyet Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi'nin aktardığına göre ise; Dündar o gece Marmaris'te bulunan ve darbecilerin peşinde olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da güvence veren isimdi. Şu ana kadar yalanlanmayan habere göre, "1. Ordu Komutanı Org. Ümit Dündar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı arayıp 'Sayın Cumhurbaşkanım siz meşru Cumhurbaşkanısınız. Size bağlıyım. Ankara'ya gitmeyin. İstanbul'a gelin, ben sizin güvenliğinizi sağlarım' dedi. Org. Dündar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan hızlı hareket etmesini istemişti. Erdoğan, hareket ettikten 62 dakika sonra darbeciler Cumhurbaşkanı'nın kaldığı oteli bastı. Ancak Erdoğan'ın elini çabuk tutması darbecilerin planını bozdu." 

16 Temmuz 03:20'de Cumhurbaşkanı'nın uçağı Atatürk Havalimanı'na indi.

VEKALETEN GENELKURMAY BAŞKANI

Komuta kademesinin darbeci askerler tarafından rehin alınması nedeniyle, aynı gece vekâleten Genelkurmay Başkanlığı'na atandı. Bu sıfatla Atatürk Havalimanı'nda bir basın toplantısı düzenledi.

"Ordu milletin emrinde" dedi ve şunları söyledi:

"Türkiye demokrasiye bağlı olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Paralel devlet yapılanmasını ordumuzdan temizleme kararlılığımıza devam edeceğiz. TSK, milletinin emrinde bir kurum olarak çalışmaya devam edecektir...

Ancak bu girişim sırasında Türkiye, maalesef kendi Meclisi'ni, kendi kurumlarını bombalayan, kendi vatandaşına kurşun sıkan bir grubun cinnetine şahit olmuştur. Ülkesini koruması için kendisine emanet edilen silahları kendisine çevirenlerin sergiledikleri alçaklığı bu millet asla unutmayacaktır. “

Orgeneral Dündar, 28 Temmuz 2016'da YAŞ kararı ile genelkurmay ikinci başkanlığına atandı.

İKİ ESKİ İÇİŞLERİ BAKANI: ALA VE AĞAR

Komisyonun dinleyeceği isimlerden ikisi ise, geçmişte İçişleri Bakanlığı yapan Efkan Âlâ ve Mehmet Ağar. Ağar aynı zamanda Fethullah Gülen örgütünün en çok yapılandığı kurumlardan birinde Emniyet'te genel müdürlük görevinde bulundu.

2007'de Diyarbakır Valiliği görevinden Başbakanlık Müsteşarlığı'na getirilen Efkan Âlâ, Başbakanlığı dönemince Recep Tayyip Erdoğan'ın en yakınındaki isim oldu. Erdoğan bürokrasiyi Âlâ'ya emanet etti.

17 – 25 Aralık operasyonları sırasındaki performansı ise onun bürokrasiden siyasete geçmesini sağladı. Operasyonların hedefindeki isimlerden İçişleri Bakanı Muammer Güler istifa ettikten sonra Erdoğan bir milletvekili yerine bürokratı Âlâ'yı o koltuk için tercih etti. 

Âlâ, seçim yasaları nedeniyle zorunlu olarak görevden ayrıldığı dönemler hariç yaklaşık 2 yıl boyunca İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturdu. 2015 yılında bu kez seçilerek Meclis'e girdi ve yine İçişleri Bakanı oldu.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra, birçok devlet kurumunda olduğu gibi Âlâ'ya bağlı olan emniyet teşkilâtında ve valiler arasında "FETÖ" suçlamasıyla çok sayıda isim görevden alındı.

DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA 

Âlâ, Gülen Örgütü'ne yönelik operasyonlar tüm hararetiyle devam ederken, sürpriz bir şekilde, 31 Ağustos 2016'da, Başbakan Binali Yıldırım'ın ifadesine göre, “görevden ayrıldı”. Bugün hâlâ bu ayrılışının nedeni tam olarak bilinmiyor. Ancak bundan önce Efkan Âlâ'nın dikkat çeken ve tartışılan bir açıklaması oldu.

19 Ağustos 2016'da katıldığı bir televizyon programında Âlâ şunları söyledi:

"Bizim şu anda emniyette daire başkanlığı seviyesinde bir istihbarat örgütümüz var. Bu İstihbarat Daire Başkanlığı'nda 17-25 Aralık'tan önce yaklaşık 7 bin çalışandan 6 bin 500'ü FETÖ mensubuydu. Onların hepsi temizlendi, başka yerlere tayin edildi, gönderilenler oldu, çıkarılanlar oldu.”

Âlâ Emniyet müdürlükleriyle ilgili de rakam verdi:

"Şu rakamı vereyim, 81 il emniyet müdüründen 17-25 Aralık geldiğinde 74'ü bunlardandı. Onların hepsini görevden aldık. Daire başkanlarının aşağı yukarı yüzde 90'ı bunlardandı. Onları da aldık. Soruşturma açtık 5 bin civarında kişiye. Bunların önemli bir kısmı çok zaman alıyordu. Yasa çıkardık ve o zaman Polis Kolejini kapattık. Güvenlik Fakültesi vardı, onu kapattık. Öğrencilerini dağıttık. 35 bin polisin birimlerini değiştirdik. Operasyonel birimlerdeki polislerin tamamını değiştirdik. Hatta bir kısmına yasa çıkardık, emekli ettikten sonra dava açıp kazanıp geri geldiler. Onlar için tekrar düzenlemeler yaptık. Çünkü yargıyı da ele geçirmişlerdi. Bunların hepsini değiştirmiş olmamızın 15 Temmuz gecesi polisin aldığı tutumla ne kadar isabetli bir vaziyet etme olduğu ortaya çıktı."

AĞAR'A NE SORULACAK? 

Mehmet Ağar'ın  Emniyet Genel Müdürü, Adalet ve İçişleri Bakanı olarak görev yaptığı yıllar terörle mücadelenin yoğun olduğu dönemlerdi.

Ağar, 1993 Temmuz ayında Emniyet Genel Müdürlüğü görevine atanmıştı. Bu dönemde Fethullah Gülen'in özellikle Emniyet içerisinde soruşturma konusu edilmeye başlanmıştı. 1992'de dönemin Emniyet Genel Müdürü Yılmaz Ergun, emniyet teşkilatı içindeki Fethullahçı yapılanma ile ilgili iki soruşturma açılmasını sağladı. Ankara Emniyet Müdürlüğü ve İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından yapılan iki suç duyurusunda Fethullah Gülen'in Talebeleri isimli bir örgütün polis teşkilatı içinde örgütlenme çalışmaları iddia edildi. Ancak suç duyurularından sonuç alınamadı. 

1996'da, 53. Hükümet'te (Anayol Hükümeti) Adalet Bakanı, 54. Hükümette (Refah-Yol Koalisyonu) ise İçişleri Bakanı olarak görev yaptı.

Mehmet Ağar, 2002 - 2008 arasında Doğru Yol Partisi ve Demokrat Parti genel başkanlıklarını yürüttü.

Ağar, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın evinin bulunduğu Kısıklı'daki demokrasi nöbetine katıldı. Ağar, burada yaptığı konuşmada "Asker üniformasını ne şekilde üzerine giydiği belli olmayan bir grubun, devletine ve milletine karşı kalkışmasını, önce Allah, sonra milletimizin büyük dayanışması ve elbette ki o milletin lideri olarak Cumhurbaşkanımızın gerçekten Anayasa'da geçen şekli ve ruhuyla Başkomutanlığı en iyi şekilde temsili, akamete uğratmıştır" dedi.  

GÜLEN'DEN ISLAK İMZALI MEKTUP GETİREN FEHMİ KORU DA DAVETLİ 

Araştırma Komisyonu'nun dinleyeceği isimlerden biri de gazeteci Fehmi Koru. Koru, Fethullah Gülen Örgütü'nün yayın organı olan Zaman Gazete'sinde başyazar olarak çalıştı. Örgüt 1986 yılında gazeteyi almadan önce, gazetenin sahibi 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında tutuklanan Alaattin Kaya'ydı. Gazete ise 13 yıldır Koru yönetiminde çıkıyordu.

AK Parti'nin iktidarı süresince karşılaştığı en ciddi krizlerden biri olan 17 – 25 Aralık operasyonlarından bir süre sonra, o zaman Başbakan olan Erdoğan, Gülen'den ıslak imzalı bir ‘sulh' mektubu aldığını açıkladı. Erdoğan'ın 4 Ocak 2014'te bir grup gazeteci ile buluşmasından çıkan bu haber bir süre sonra detaylarıyla ortaya çıktı. Mektubu aynı zamanda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e çok yakın bir isim olan Fehmi Koru'nun getirdiği anlaşıldı.

Koru, mektubun hikayesini katıldığı bir televizyon programında anlattı. Hem Cumhurbaşkanı Gül hem de Başbakan Erdoğan ile ayrı ayrı görüştükten sonra Pensilvanya'ya gittiğini belirten Koru, Gülen'in yazdığı mektubu ‘muhatabı olan Cumhurbaşkanı Gül'e ilettiğini' söyledi.
Koru ayrıca şunları söylemişti:

"Zaman Gazetesi'nin 13 yıl ilk önce genel yayın yönetmenliğini sonra baş yazarlığını, Ankara temsilciliğini yapmış, dolayısıyla kendisini çok yakından tanıyan ama daha önce de İzmir yıllarından kendisiyle dostluğumuz bulunan bir isimdir. O bakımdan zaten rahatsızlıkla karşılanacağımı hiç düşünmemiştim. Orada da böyle bir hava yoktu. Sanki o konuşma (Gülen'in hükümete ve Erdoğan'a beddua ettiği konuşma) yapılmamış gibi davrandı. O konuşmadan sonra böylesine olumlu böylesine yumuşak mesajları vermesi de bana umut vermişti. O umudumu hem Cumhurbaşkanı'yla hem Başbakan ile paylaştım ve tansiyonun düşürülmesinin ülkenin yararına olacağı noktasında hepsinde bir beklenti vardı. Ama sonrasında bu beklentiyi zayıflatan yayınlarla karşı karşıya kaldık."

Komisyonun 5. davetlisi akademisyen Akgündüz

Araştırma Komisyonu'nun Salı günü dinlemek üzere çağırdığı isimlerden sonuncusu ise Rotterdam İslâm Üniversitesi Rektörü ve Osmanlı Araştırmaları Vakfı mütevelli heyeti başkanı Ahmet Akgündüz. Akgündüz Nur cemaatinin önde gelen temsilcilerinden biri olarak biliniyor.

KOMİSYON ÜYELERİ KİMLER?

20 Ağustos 2016 tarihinde üyeleri belirlenen ve kısaca 15 Temmuz darbe girişimini araştırma komisyonu olarak anılan komisyonun başkanı AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek.

Emekli Cumhuriyet Savcısı olan Petek, 28 Şubat döneminde Yozgat Cumhuriyet Başsavcısı iken kamuoyu tarafından açtığı bir dava ile  tanındı. Başörtülü öğrencileri üniversiteye almayan Erciyes Üniversitesi Rektörü ve Yozgat Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı haklarında “kanunsuz emir vererek eğitim özgürlüğünü engellemek” suçundan soruşturma yaparak ilk defa kamu davası açmasını sağladı. Petek komisyon başkanı olmasına rağmen, geçmişte Fethullah Gülen'i öven, bugün kumpas olduklarına inanılan ve savcıları kaçak durumda olan Ergenekon ve Balyoz davalarında savcılara destek olan açıklamalar yapmakla eleştiriliyor. Petek  ise bu iddiaları hatırlatan gazetecilere "Hakikatler ortaya çıktıktan sonra duruşunun net olduğunu" söyledi.

Tıpkı Petek gibi, AK Partili komisyon üyesi bir başka ismin, İzmir milletvekili Hüseyin Kocabıyık'ın da komisyonda olması eleştiri konusu. Daha önce Yeni Asır Gazetesi'nde yazarlık yapan Kocabıyık, yazdığı yazılarda Fethullah Gülen'i öven bir isim. 

Komisyona seçilmelerinin ardından 'çekilmeleri gerektiği' yönündeki telkinleri her iki isim de dinlemedi ve komisyondaki görevlerine devam etti. 

AK Partiyi komisyonda temsil eden diğer isimler ise şunlar:

Erzincan Milletvekili Serkan Bayram, bir avukat.

Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay, ekonomist ve akademisyen.

İstanbul Milletvekili Ravza Kavakcı Kan, bilgisayar mühendisi ve öğretim görevlisi. Ablası Merve Kavakçı dolayısıyla da tanınan Ravza Kavakcı Kan, yeni bir milletvekili olmasına karşın, AK Parti tarafından bir çok komisyonda ve uluslararası organizasyonda görev alıyor.

İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır, daha önce AK Parti Grup Başkanvekilliği görevinde de bulundu. Avukat. Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal bir eğitimci ancak aynı zamanda Polis Akademisi'ni bitirdi ve Emniyet Teşkilatında komiser olarak görev yaptı.

Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, akademisyen. Ülkücü geçmişiyle tanınan bir isim. 17 yıl BBP'de siyaset yaptı, Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatından sonra partiden ayrıldı. Erdoğan'ın davetiyle AK Parti'ye geçti.

Bursa Milletvekili Zekeriya Birkan da, bir avukat.

Komisyonun  muhalefetten gelen üyeleri

CHP'yi komisyonda 4 isim temsil ediyor. Bunlardan üçü İstanbul milletvekili.

Zeynel Emre, aynı zamanda Adalet Komisyonu'nda görevli, avukat.

Aykut Erdoğdu, ekonomi kökenli bir isim, daha önce Hazine Müsteşarlığı'nda görev yaptı.

Sezgin Tanrıkulu, avukat. Kamuoyunda siyaset öncesinde de insan hakları konusundaki çalışmaları ile tanınan bir isim. Ancak Tanrıkulu'na da özellikle AK Parti çevresinden yöneltilen eleştiri geçmişte ‘Cemaat'i' destekleyen açıklamalar yapması. Dershanelerin kapatılması sürecindeki açıklamaları buna örnek olarak gösteriliyor.

İzmir Milletvekili Aytun Çıray, doktor.

MHP ve HDP ise birer isimle komisyonda temsil ediliyor. MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, aynı zamanda toplantıları basına kapalı olarak yapılan Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu'nun üyesi. Erdoğan, kaymakamlık ve vali yardımcılığı yapmış bir isim.

HDP'li Mithat Sancar da, bir hukukçu. Kamu Hukuku alanında uzman bir isim.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş