15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü

Türkiye'nin Brüksel Büyükelçisi Dr. Hasan Ulusoy:- 'FETÖ yapılanması sadece ülkemiz için değil, aynı zamanda mensup ve iş birlikçileriyle faaliyette bulunduğu diğer bu ülkeler için tehdit oluşturmaktadır'- 'Dost ve müttefik ülkeler başta olmak üzere uluslararası toplumdan beklentimiz, ortak değerlerimize tehdit oluşturan bu terör örgütüne karşı iş birliğinin küresel çapta güçlendirilmesidir'

2020-07-15 02:17:02
Türkiye'nin Brüksel Büyükelçisi Dr. Hasan Ulusoy, "FETÖ yapılanması, sadece ülkemiz için değil, aynı zamanda mensup ve iş birlikçileriyle faaliyette bulunduğu diğer bu ülkeler için tehdit oluşturmaktadır." ifadesini kullandı.

Ulusoy, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin dört yıl önce kanlı bir darbe girişimi yaşadığını anımsattı.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) sinsi bir planla yıllar içinde sızdırdığı mensuplarının, seçilmiş Cumhurbaşkanını ve hükümeti devirmeye çalışarak anayasal düzeni değiştirmeye kastettiğini hatırlatan Ulusoy, "Türk demokrasisinin maruz kaldığı bu hain darbe girişimine halkımızın her kesimince karşı çıkıldı. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, halkımızın ve devletimizin demokrasiyi koruma yönündeki ortak kararlılığı ve canı pahasına kahramanca direnişi sayesinde darbeciler başarısız oldular." ifadesini kullandı.

Ulusoy, darbe girişiminin dördüncü yıldönümünde, demokrasiye sahip çıkarken yaşamlarını yitiren şehitleri rahmetle andığını ve gazilere minnet duygularını sunduğunu belirtti.

Hain darbe girişiminin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından, ulusun yaşamına tehdit oluşturan bir kamusal acil durum olarak tanımlandığına dikkati çeken Ulusoy, geçen süreçte, on yıllarca ülkenin ve devletin çeşitli kesimlerine sinsice sızmış olan demokrasi düşmanlarına karşı kanuni çerçevede mücadele edildiğini, önlemlerin, her zaman güvenlik ve özgürlük dengesi içinde, Türkiye'nin anayasası ve yasaları ile uluslararası yükümlülükleri gözetilerek alındığını bildirdi.

Ulusoy, alınan kararlara yönelik hak aramada her türlü iç hukuk yolu bulunduğunu anımsatarak bu süreçte, başta Türkiye'nin kurucu üyesi olduğu Avrupa Konseyi olmak üzere ilgili uluslararası örgüt ve mekanizmalarla düzenli iş birliği içinde olunduğunun altını çizdi.

- Mücadele aralıksız sürüyor

Geçen dört yılda, yurt içinde hain darbe girişiminin sorumlularının adalet önünde hesap vermelerinin sağlandığını ifade eden Ulusoy, aynı zamanda, FETÖ'nün devlet kurumlarına yıllar içerisinde sinsice yerleştirdiği şebekenin deşifre edilerek Paralel Devlet Yapılanması'nın çökertildiğini, basından ekonomiye, geniş bir yelpazeye yayılan paravan oluşumların da ortadan kaldırıldığını, darbe girişiminin planlayıcısı olduğu bütün delilleriyle ve mahkeme kararlarıyla ortaya konan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve terör şebekesiyle, diğer organize suç ve terör örgütleriyle olduğu gibi, devletin mücadelesinin aralıksız sürdüğünü kaydetti.

- Terör örgütüne karşı iş birliği çağrısı

Ulusoy, "Halen birçok ülkede çeşitli şekillerde faaliyet gösteren FETÖ, devlet kademelerine sızma girişimleri ve kurduğu uluslararası ağ ile küresel ekonomik ve siyasi etkisini sürdürmeye gayret etmektedir. Bu süreçte, dost ve müttefik ülkeler başta olmak üzere uluslararası toplumdan beklentimiz, ortak değerlerimize tehdit oluşturan bu terör örgütüne karşı iş birliğinin küresel çapta güçlendirilmesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Birçok ülkede FETÖ'nün okullarının ve derneklerinin kapatıldığını, örgüt mensuplarının Türkiye'ye sınır dışı edildiklerini veya oturum izinlerinin iptal edildiğini ve bu ülkelerdeki FETÖ yapılanmalarına karşı yargılama süreçlerinin başlatıldığını hatırlatan Ulusoy, "Bununla birlikte, darbeci askerlerin ve FETÖ destekçilerinin bazı müttefik ülkelere yaptıkları iltica başvurularının olumlu sonuçlandığına da maalesef şahit olunmaktadır. FETÖ yapılanması, sadece ülkemiz için değil, aynı zamanda mensup ve iş birlikçileriyle faaliyette bulunduğu diğer bu ülkeler için tehdit oluşturmaktadır. Özellikle FETÖ destekli sözde sivil toplum örgütleri ve okullar, genç dimağları zehirleyerek o ülke ve halklarının geleceği için en büyük tehlikeyi teşkil etmektedir." uyarılarında bulundu.

YORUMLAR (0)