DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

İSTANBUL

19:57:00

İftar vakti

BURSA

19:55

04:38
19:55
SAHUR
İFTAR

ANKARA

19:39

04:23
19:39
SAHUR
İFTAR

SİVAS

19:22

04:07
19:22
SAHUR
İFTAR

ERZURUM

19:06

03:50
19:06
SAHUR
İFTAR

HAKKARİ

18:52

03:48
18:52
SAHUR
İFTAR

İSTANBUL

19:57:00

İftar vakti

ANKARA

19:39

04:23
SAHUR
19:39
İFTAR

ERZURUM

19:06

03:50
SAHUR
19:06
İFTAR

Yıldırım, kanaat önderleri ve STK temsilcilerine konuştu

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Yıldırım: (4)- '(Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi) Bu sistemde partilerin önemi azalıyor. Çok önemli bir şey. Çünkü ayrı bir iradeyle millet yürütmeye karar veriyor. O yüzden siyasi partiler kanunu da seçim kanunu da değişebilir, baraj da düşebilir, daha çok temsile imkan verebiliriz Meclis'te. Olması da lazım. Çünkü yürütme ayrı seçiliyor, dolaylı seçim yok. S

07.04.2017 00:18:49
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine ilişkin, "Bu sistemde partilerin önemi azalıyor. Çok önemli bir şey. Çünkü ayrı bir iradeyle millet yürütmeye karar veriyor. O yüzden siyasi partiler kanunu da seçim kanunu da değişebilir, baraj da düşebilir, daha çok temsile imkan verebiliriz Meclis'te. Olması da lazım. Çünkü yürütme ayrı seçiliyor, dolaylı seçim yok. Siz gönlünüzdekini sandıkta seçiyorsunuz." dedi.

Yıldırım, CNR EXPO Fuar Alanı'nda kanaat önderleri ve STK temsilcilerine hitabında, gelişmiş ülkelerin başkanlık sistemi ile yönetilmediği yönündeki ifadelere değinerek, "Nereden çıktı? ABD, Kore, daha onlarcası var. Fransa, Latin Amerika ülkelerinin birçoğu, onlar bizden geri değil." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde partilerin öneminin azaldığına işaret eden Yıldırım, şöyle devam etti:

"Çok önemli bir şey. Çünkü ayrı bir iradeyle millet yürütmeye karar veriyor. O yüzden siyasi partiler kanunu da seçim kanunu da değişebilir, baraj da düşebilir, daha çok temsile imkan verebiliriz Meclis'te. Olması da lazım. Çünkü yürütme ayrı seçiliyor, dolaylı seçim yok. Siz gönlünüzdekini sandıkta seçiyorsunuz. Vekilleri seçip ondan sonra oturulup hesaplar kitaplar pazarlıklar, 'ya bunu seçmemiştim nereden çıktı' diyorsunuz. Bu sistemin çarpıklığından kaynaklanıyor."

"2002'de bu sisteme geçilebilseydi bugün bir Türkiye, üç Türkiye oldu, bir Türkiye beş Türkiye olacaktı. Emin olun." ifadesini kullanan Yıldırım, bu hükümetin en fazla icraatını yapan birisi olduğunu, 12 yıl Ulaştırma Bakanlığı yaptığını hatırlattı.

Dünya ekonomik krizden krize sürüklenirken, 50-100 yıl Türkiye'nin gündeminde olan bütün projeleri bitirdiklerine dikkati çeken Yıldırım, İzmit'teki Osmangazi Köprüsü, İstanbul-İzmir Otoyolu, İstanbul-Ankara hızlı treni gibi yatırımları anlattı. Yıldırım, "Sahil yolu. İnşallah 2019'da Antalya ile bağlayacağız. Bu kadar zor coğrafya." dedi.

Lise öğrencisiyken "Ulukışla-Pozantı yolunda bakım tamir çalışmaları nedeniyle sürücülerin dikkat etmesi" yönünde her akşam duyurular dinlediğini aktaran Yıldırım, "İşte o yolun halini görüyorsunuz. Yenice'den girin, Ulukışla'ya Niğde'ye kaymak gibi yol. 9 tane tünel, 29 tane viyadük. Dağları deldik, vadileri geçtik, bir otoyol yaptık. 50 yıldır inşaatı süren bir yoldan bahsediyorum. Şimdi Niğde'den Ankara'ya ihalesini yapıyoruz. 320 kilometre, Ankara'dan çıkacaksınız hiç direksiyon sollamadan Mersin'e ineceksiniz. Mersin'e bölgesel havalimanı yapıyoruz." diye konuştu.

Mersin'in Türkiye'nin dışa açılan kapısı olduğuna dikkati çeken Yıldırım, 2002'de Mersin'de 320 milyon dolar ihracat varken şimdi 1,5 milyar dolar olduğunu aktardı.

Tüm bu gelişmelerin istikrarla alt yapı hizmetlerinin tamamlanmasıyla gerçekleştirildiğinin altını çizen Yıldırım, "Şimdi Mersin'e hızlı tren de geliyor. Karaman'dan Ulukışla üzerinden Yenice'ye ve buraya bağlanıyor. Hızlı tren ağı, buradan dönüyor, Antep'e gidiyor, bir kolu da Osmaniye ve Maraş'a bağlanıyor. Dolayısıyla Türkiye, bir yandan demir ağlarla birbirine bağlanıyor ama Mersin, Türkiye'nin kalkınmasında, Türkiye'nin geleceğinde hep öncü olmaya devam edecek." diye konuştu.

Şehirde, daha önce organize sanayi bölgesinden bir tane olduğunu ve bin 700 kişinin çalıştığını şimdi ise üçe çıktığını, çalışan sayısının ise 14 bine ulaştığını aktaran Yıldırım, bu rakamların 2 milyona yakın nüfusu olan Mersin'e yetmeyeceğini vurguladı.

Mersin'in potansiyelinin daha büyük olduğunu dile getiren Yıldırım, "Ancak enerjimizi kendi aramızda tüketmeye devam edersek anlamsız tartışmalarla boş işlerle vakit geçirmeye devam edersek hem Mersin hedeflerini yakalayamayız hem de Türkiye'nin hedeflerini yakalayamayız." dedi.

16 Nisan'da yapılacak referanduma inandıklarını, MHP ile beraber hazırladıklarını ifade eden Yıldırım, "MHP, 15 Temmuz'un bir beka meselesini olduğunu gördü, Sayın Bahçeli ile bir araya geldik, sorumluluk aldık, bir teklif hazırladık, Meclis'e götürdük, Meclis'te enine boyuna tartışıldı." diye konuştu.

Aynı teklifi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da götürdüğünü ve "Türkiye'nin bir daha 15 Temmuzlar yaşamaması için mutlaka siyaseti bir tarafa bırakmamız lazım, bu değişikliği yapmamız lazım." dediğini aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bana dediği şudur; 'Biz mevcut sistemin iyileştirilmesinden yanayız. Yani parlamenter sistemden yanayız.' Benim ikinci bir teklifim oldu. 'O zaman şöyle yapalım; siz bir teklifinizi getirin biz MHP ile anlaştık, biz de teklifimizi getirelim. İkisini de millete götürelim. Meclis konuşsun oylasın. Meclis'te isterse ittifakla kabul edilsin.' Bu anayasa, bunu millete götürmek durumundayız. Normalde Anayasa'ya göre 367 ile yürürlüğe girebiliyor. Ama olmaz. Bu önemli bir değişiklik. Bu teklifi de götürdüm ama ona da gelmedi. Ne yapacaktık? Çözümün parçası olmayacaksınız, sorunun devamında mahsur görmeyeceksiniz. Bir de Türkiye'yi idare etmeye, yönetmeye talip olacaksınız. Böyle bir şey yok.

Bugün Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki 'ben 82 Anayasası'na hayır verdim.' Güzel iyi bir şey yapmışsın, ben de hayır verdim. Yüzde 8 hayır veren arasında ben de varım. Eminim ki bu salonda bazıları da hayır verdi. Ama eğer o anayasaya 'hayır' verdiyseniz size düşen, size yakışan bu değişikliğe 'evet' vermektir. Aksi halde siz 'darbe ve vesayet anayasasına devam' diyorsunuz."

Mevcut anayasanın Türkiye'nin gelişmesine engel olduğunu dile getiren Yıldırım, "Bu anayasa, bürokrasiyi esas alıyor, çözümü değil, çözümsüzlüğü esas alıyor. Bu kadar net söylüyorum. Bunlar farazi laflar değil. Bunları yaşayan, tecrübe eden sıkıntıyı çeken biri olarak söylüyorum." dedi. Bir yol, köprü projesini geçirip yatırıma koyup başlayıncaya kadar üç sene vakit geçtiğini aktaran Yıldırım, Türkiye'deki iktidarların ömrünün 17 ay olduğunu söyledi.

ABD'de 228 yılda 45 başkan geldiğini, Türkiye'de ise 94 yılda 65 hükümet kurulduğunu belirten Yıldırım, "Kıyaslayın, farkı görün, niye onlar orada, niye biz buradayız? Bu kadar açık söylüyorum. Onun için geleceğimiz için, ülkemiz için, demokrasimiz için daha kalkınmış büyümüş refah seviyesini artırmış sorunlarını iç sorunlarını tüketmiş enerjisini birleştirmiş ve geleceği için ayırmış bir Türkiye için 16 Nisan bir milattır. İnşallah sizlerin desteğiyle evet oylarınızla 16 Nisan'da Türkiye yeni bir döneme girecek. Bu dönem, Türkiye'nin şahlanma dönemidir." diye konuştu.

Bazı ülkelerin haset ettiğine işaret eden Yıldırım, "Gezi olayları, masum bir şey değil dostlar, Gezi olaylarında bağıranlar ne dedi, bize ultimatom verdiler. 'Köprüyü yapmayın, havalimanını yapmayın, yolları yapmayın'. Bu ne demektir? Türkiye olduğu yerde saysın." değerlendirmesini yaptı.

Göreve başladığında 8 milyon aracın bulunduğunu, yolların yüzde 80'inin de tek yol olduğunu, şimdi 21 milyon aracın bulunduğunu aktaran Yıldırım, şunları söyledi:

"Eğer bu bölünmüş yollar yapılmasaydı, bu ülkenin hali ne olacaktı? Ben soruyorum. Nasıl 36 milyar ihracat, 140 milyarların üzerine çıkacak? Şimdi diyorlar ki; 'uçağımız olsun ama havalimanı istemiyoruz, arabamız olsun yol istemiyoruz, bu yol bize yeter'. Size yetebilir ama bu gençlere kafi gelmiyor. Bu tek yollar Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine taşımaz.Yolları biz yaptık, yolları böldük, hayatları birleştirdik. Bölünmüş yollar, hayat kurtarıyor. 80 yılda, 6 bin kilometre bölünmüş yol yapılmış bu ülkede ama 14 yılda biz bunun üzerine 19 bin 500 kilometre bölünmüş yol koyduk. İşte fark bu. Bunun faydasını siz görüyorsunuz zaten, benim söylememe lüzum yok. Çünkü hayatı hep beraber yaşıyoruz. O yüzden yolları böleriz ama Türkiye'yi böldürtmeyiz. Bunun yolu da bu sistemden geçiyor. Türkiye'nin birliği, beraberliğinin, kardeşliğinin güvencesi Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemidir."

(Bitti)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş