Wellness son yıllarda sağlıklı yaşam sektörünün en popüler kavramlarından biri haline geldi. Ancak uzmanlar, wellness’ın pahalı programlardan veya dönemsel uygulamalardan çok, kişinin günlük yaşamına yerleştirdiği sürdürülebilir alışkanlıklarla ilgili olduğuna dikkat çekiyor. Acıbadem Life Danışmanı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, wellness’ın yalnızca rahatlamak veya iyi hissetmek anlamına gelmediğini belirterek, “Gerçek anlamıyla wellness; kişinin fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal sağlığını her gün bilinçli seçimlerle desteklemesidir” dedi.
SAĞLIK SADECE “HASTA OLMAMAK” DEĞİL
Ertürk’e göre kişinin sağlığını değerlendirirken yalnızca bir hastalığının olup olmadığına bakmak yeterli değil. Enerji düzeyi, uyku kalitesi, kas gücü, kan şekeri dengesi ve stres sonrasında ne kadar hızlı toparlanıldığı da sağlıklı yaşamın önemli göstergeleri arasında bulunuyor. Bu noktada “sağlık rezervi” kavramına dikkat çeken Ertürk, hareketsiz yaşam, yetersiz uyku, sürekli stres ve ultra işlenmiş gıdaların zaman içerisinde vücudun dayanıklılığını azaltabileceğini ifade etti. Düzenli hareket, yeterli uyku, kasların korunması, dengeli beslenme ve stres yönetiminin ise özellikle yaş ilerledikçe yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.
UZUN YAŞAM İÇİN BASİT HAFTALIK PLAN
Sağlıklı yaşam için karmaşık programlara gerek olmadığını belirten Ertürk, günlük rutine eklenebilecek basit alışkanlıkları şöyle sıraladı:
- Her gün 20-30 dakika yürüyüş
- Öğünlerde protein ve lif içeren besinlere yer verme
- Yemeklerden sonra kısa süre hareket etme
- Uyku saatlerini mümkün olduğunca düzenli tutma
- Haftada 2-3 gün direnç egzersizi
- Gün içinde kısa nefes egzersizleri
- Doğada ve ekrandan uzak zaman geçirme
- Sosyal ilişkileri güçlendirecek aktivitelere zaman ayırma
HER WELLNESS UYGULAMASI HERKESE UYGUN DEĞİL
Dr. Ertürk, sosyal medyada popüler hale gelen uzun süreli açlık, yoğun egzersiz, soğuk maruziyeti ve sıcak-soğuk uygulamalarının ise herkes için uygun olmayabileceği uyarısında bulundu. Özellikle kalp-damar hastalığı, ritim bozukluğu, kontrolsüz hipertansiyon ve kronik hastalıkları bulunanların yanı sıra diyabet ilacı veya insülin kullananların, gebelerin ve ileri yaştaki kişilerin bu tür uygulamalara başlamadan önce doktor değerlendirmesi alması gerektiğini söyledi. Ertürk, uzun vadeli sağlık açısından asıl belirleyici unsurun sürdürülebilir alışkanlıklar olduğunu vurgulayarak, “Sağlıklı yaşam, hayatın dışında ayrıca yapılan bir şey değil; hayatın kendisini daha sağlıklı hale getirme biçimidir” ifadelerini kullandı.