DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

'Usulsüz dinleme' davası

'Usulsüz dinleme' davası

03.06.2015 16:00:15
"Usulsüz dinleme" iddialarıyla 17'si polis, 18 kişi hakkında açılan davada müşteki olarak ifade veren MHP Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve milletvekili adayı Erkan Bülent Haberal, neden dinlendiğini bilmediğini, görüşmelerinin herhangi bir yerde yayınlanmadığını bildirdi.

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanıklardan 9'u, Erkan Bülent Haberal'ın da arasında bulunduğu bazı mağdur ve müştekilerle tarafların avukatları katıldı.

Duruşmada bazı müştekilerin beyanları alındı.

Müştekilerden Gökhun Tanyer, dinlendiğini savcılıkta öğrendiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Ama bununla ilgili hep tereddütlerimiz oldu. İLTAREN Araştırma Grubunun kurucu elemanıyım. Kripto kleranslı personel olarak, en üst düzey güvenlik önlemleri alınan seviyede görevimi yürüttüm. Bazı ihale komisyonlarında da görev aldım. TÜBİTAK'tan ayrılmaya zorlanan bir grup personel içinde yer alıyorum. TÜBİTAK'taki yönetimin değiştirilmesi ertesinde, çok yoğun, küçük toplantılar yapıldı. Buralarda, birtakım listeler oluşturulduğunu, bunların çok önceden hazırlandığını ve bu listeler uyarınca kişilerin ayrılmakla yükümlü oldukları yüzlerine söylendi. Listeyi uzaktan gördüm.

Farklı kişiler dinlenerek, projelerle ilgili bilgi alınmış olabilir. Özellikle bir ihale, gizli olduğu için söylemiyorum, devletin en önemli projesine ilişkindi. TÜBİTAK'ta hiç kimse bir kuruşla oynayamaz. Bizi dinleyenler de bilir bunu."

Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın da avukatı olan müşteki Refik Ali Uçarcı ise iş adamı olan bazı müvekkilleri ve bürosunda çalışan personelle irtibatının suçmuş gibi gösterilerek, dinlendiğini anlattı.

Müştekilerden Ayşe Buğu Beyazıt Yıldırım da TÜBİTAK'ta Elektrik Elektronik Yüksek Mühendisi olduğunu bildirdi.

Yıldırım, "13 yıldır TÜBİTAK'ta çalışıyorum. Proje yönetim ofisinde görevliyim. İhalelere veri hazırlıyorum. İdari anlamda görüş bildiriyorum. Bazı projelerde görev aldık. Dinlendiğimi savcı çağırdığında öğrendim. Telefonlarımızı işe girerken dışarıda bırakıyorduk. Telefonlarda işle ilgili görüşme yapmam. Ses kayıtlarım herhangi bir yere düşmedi. Şikayetçiyim. Bu liste nasıl oluşturulmuş, kim nasıl seçmiş bu isimleri" ifadesini kullandı.

- "Neden dinlendiğimi anlamıyorum?"

Müştekilerden Erkan Bülent Haberal, MHP Merkez Yönetim Kurulu üyesi olduğunu belirterek, dinlendiğini savcılıkta öğrendiğini söyleyerek, şunları kaydetti:

"İddianamede belirtilen Türk İntikam Birliği Teşkilatını ilk defa duyuyorum. Böyle bir örgüt var mı bilmiyorum? Kimseyi tanımıyorum. Alakasız bir konu olduğu için neden dinlendiğimi anlamıyorum. Nasıl bir bağ kurulmuş? Bana şantaj yapılmadı. Özel telefon görüşmelerim bir yere düşmedi ya da yayınlanmadı. Şikayetçiyim. Kürt-Türk çatışmasının çıkarılması konusunda benim bilgim ve ilgim yoktur. Bu çatışmayı çıkartmak isteyenler başarılı olamamışlardır."

Müştekilerden polis memuru Mustafa Boztepe de dinlendiğini savcılıkta öğrendiğini, o tarihte Başbakanlık Koruma Şube Müdürlüğünde görevli olduğunu kaydetti.

Boztepe, şunları anlattı:

"O sırada dönemin başkanının korumasıydım. Dinlendiğimi biliyordum ama sebebini şimdi öğrendim. Nasıl bir örgütle bağlantım olabiliyor, bilmiyorum? Bana şantaj yapılmadı. Hala önemli bir şahsın korumalığını yapıyorum. Başbakanlık Ofisine girmedim. Başbakanın motosikletli koruma timindeydim, kendisine belli bir mesafeden sonra yaklaşmamız yasaktı. Ofisine böcek konulduğunu basından öğrendim. Görevimden de 2012 Kasım ayında ayrıldım."

Duruşmada tanık beyanları da alındı.

Tanık Mehmet Fecri Yıldız, o dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına bağlı Teknik Takip Operasyon Şube Müdürü olduğunu, gelen dinleme taleplerini ilgili mahkemelere ilettiklerini söyledi.

Yıldız, "İçeriğine müdahale etmeyiz. İlgili mahkemeye, başkan yardımcısının imzasıyla göndeririz. Bize gelen talep yazısında içeriğindeki bilgilerin doğru olup olmadığına yönelik araştırma yapmıyoruz" dedi.

Mahkeme Başkanı Hüseyin Karamanoğlu'nun, "Gonca Verdoğlu Şık, 7 defa dinlenmiş, hiç sormadınız mı" sorusu üzerine Yıldız, "Bu konuda bir araştırma yapmadık. Bize yüz binlerce dinleme talebi geliyor. Bizim böyle bir sorumluluğumuz yoktur. Soruşturma nedeniyle şahsın adını öğrendim" yanıtını verdi.

Bu arada söz alan sanıklardan eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanı Ömer Altıparmak, davanın siyasi olduğunu ileri sürdü.

Sanık ve sanık avukatları, müştekilerin doğrudan suçtan zarar görmediklerini savunarak, davaya müdahillik taleplerinin reddini istedi.

Ayrıca sanık avukatları, müvekkillerinin aldıkları emirleri yerine getirdiklerini ileri sürdü.

Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, müştekilerin tamamının davaya katılma talebini kabul ederek, mağdurların duruşmaya zorla getirilmesine karar verdi.

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına yazı yazılarak, mağdurların dinlenmesi talep edilen yazıların ıslak imzalı halinin istenmesine hükmeden mahkeme, duruşmayı erteledi.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Ismail

Su anki sistem berbat. Doktor gardiyan suratli. Uzmandan randevu aldim 2 defa asistani gordum sordugumda isi varmis. Berbat etti muezzinoglu eski akdag sistemi yok.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş