Masonlar Ergenekon'un neresinde
Masonluk insanlık tarihinin en gizemli, sır dolu akımı olarak bilinir. Kimisi Haçlı Seferleri sonrasında Kudüs’ü korumak için yemin eden Tapınak Şövalyelerine dayandırır…
Kimisi de Masonluğun tarihini daha da öncesine, binlerce yıllık Mısır medeniyetine kadar götürür. Firavun döneminin putperest inançlarının Hıristiyanlığın içine sızarak nesilden nesilde aktarıldığına inananların sayısı, azımsanamayacak kadar çoktur.
Masonlar ise kendilerini, hümanizmle yani insan sevgisi ile bir araya gelmiş, insanlığın barış içinde huzurlu yaşamasını sağlamaya çalışan insanlar olarak tanıtır. Dayanışma ve kardeşlik duygularının en güçlü şekilde yaşadıklarını söyler Masonlar. (Mason biraderler, eski ABD Başkanı George Bush’la birlikte)
İster gizemli karanlık emelleri olan bir örgüt olarak kabul edilsin, isterse de insan sevgisinin çağları aşan bir yorumu olarak, herkes şu konuda hemfikir ki, Masonlar, İlluminati gibi örgütleriyle tarihin belki en çok merak edilen, üzerine en çok komplo teorisi üretilen topluluğu oldu.
Masonluğu konu alan Don Brown imzalı Da Vinci’nin Şifresi, Melekler ve Şeytanlar ve Kayıp Sembol gibi kitaplar, en çok satanlar listesinin zirvesini kimseye bırakmadı.
Don Brown’ın kitaplarından uyarlanarak Tom Hanks’ın başrolünü oynadığı Da Vinci’nin Şifresi ile Melekler ve Şeytanlar adlı sinema filmleri de gösterildiği ülkelerde gişe rekorları kırdı.
Peki, haklarında bu kadar spekülasyon üretilen, haklarında yazılan kitapların kapışıldığı, filmleri izlenme rekorları kırdığı Masonlar gerçekte kimler?
Kendilerinin iddia ettiği gibi hümanizmi merkeze alan bir kardeşlik örgütü mü, karşıtlarının iddia ettiği gibi tüm kirli işlerin arkasındaki karanlık insanlar mı?
Masonlar, küresel çapta en sıkıntılı anlarını, İtalya’da P2 Mason Locası’na yönelik operasyonlar sırasında yaşadılar. Vatikan’da en etkili Katolik grup olan Opus Dei tarikatıyla amansız bir mücadele içindeydiler.
İtalya’da derin devletle hesaplaşmanın adı olan Gladyo soruşturması başlar başlamaz, Masonları ciddi bir telaş sardı. Savcıların ısrarları takipleri sonucu, P2 Mason Locası’nın devletin en derin noktalarına kadar nüfuz edebildiği anlaşıldı.
Masonluk, Ergenekon soruşturması başladıktan sonra da sık sık gündeme geldi. Şamil Tayyar, Star gazetesindeki yazılarında ve söyleşilerinde, Ergenekon’la Masonluğun ilişkili olduğunu hatta soruşturmanın Masonların üst düzeylerine uzandığı için durduğunu iddia etti.
Encümen-i Daniş gibi emekli asker, siyasetçi, diplomat ve bürokratların üyeleri arasında yer aldığı Encümen-i Daniş’in bile Masonik bir yapılanma olduğu ileri sürüldü.
Türkiye’nin en önde gelen siyasetçi ve bürokratlarının üyesi olduğu Büyük Kulüp’ün de Mason kurumlarından biri olduğu pek yaygın bir iddiadır.
Moda Deniz Kulübü ve Anadolu Kulübü de üyelerinin çoğunun mason olduğunun iddia edildiği kulüplerdir. Ancak bu kulüplerin üyeleri arasında muhafazakar kimlikli kişiler de bulmak da mümkündür. (Foto: Büyükada Anadolu Kulübü)
Ergenekon soruşturmasında göz altına alınan bazı isimlerin de Mason olduğu söylentileri de gündemde hep üst sıralarda tutuldu. Başkent Üniversitesi’nin sahibi CHP milletvekili Mehmet Haberal’ın üst düzey bir mason olduğu belirtildi.
Eski Ankara Ticaret Odası Başkanı, yeni CHP milletvekili Sinan Aygün de mason olduğu söylenen isimlerden biriydi. Aygün, tutuklandıktan kısa süre sonra tahliye edildi. Aygün, masonluğu ile ilgili sorulara ise, “Meraktan mason oldum” cevabını verdi.
28 Şubat soruşturmasında, Masonların adı geçse ve hatta Ergenekon’un üst yapılanmasının mason olduğu iddia edilse de, bugüne kadar bu iddiayı kanıtlayacak bir veri ortaya konmadı. Masonlar hala Beyoğlu Nur-i Ziya Sokak’ta kardeşlik faaliyetlerine özgür bir şekilde devam ediyor.
Mason olduğu iddia edilen bir diğer isim ise hala yurt dışında bulunan eski İstanbul Belediye Başkanı Bedrettin Dalan’dı. Dalan’ın uluslararası çapta önde gelen bir mason olduğu ileri sürüldü. Hatta Ergenekon’un 1 numarası olduğunu ileri sürenler de çıktı.(kaynak:ROTA HABER)