Ahmet Hakan'dan Barlas'a: Mert ol. Dürüst ol. Delikanlı ol.
Mehmet Barlas'ın Aydın Doğan'a yönelik 'uyarı' yazısı ile başlayan Mehmet Barlas ile Ahmet Hakan arasındaki tartışma devam ediyor.
12 Yıl Önce Güncellendi
2013-09-23 13:09:59
Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan, Sabah gazetesi başyazarı Mehmet Barlas’ın Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan'a Gezi Parkı eylemlerine destek veren yazarlarını uyarmasını söylemesinin ardından, Barlas’a 7 tavsiyede bulundu. Hakan, Barlas’a “Mert ol. Dürüst ol. Delikanlı ol. Geçmişinle hesaplaşacak kadar cesur ve medeni ol” dedi.
Mehmet Barlas, 20 Eylül 2013 yayımlanan yazısında Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan'a Gezi Parkı eylemlerine destek veren yazarlarına uyarmasını tavsiye etmişti. Aydın Doğan'ın çözüm sürecinde grubun alt yayınlarına gönderdiği "Yayınlarınızda barışın dili hakim olsun" içerikli mektubu anımsatan Barlas, "Yeni bir uyarı şart" arabaşlığı altında "Bu tür bir uyarının sokak eylemlerinin desteklenmemesi veya körüklenmemesi konusunda da tekrarlanmasının sayılamayacak kadar çok yararı var" ifadesini kullanmıştı.
Ahmet Hakan'ın Hürriyet gazetesindeki "Barlas'a 7 tavsiye" başlıklı (23 Eylül 2013) yazısının ilgili kısmı şöyle:
BİR: Aydın Doğan’ın 40 yıllık kanlı sürecin bitmesine katkı sunmak ve çözüme destek vermek için kamuoyunun önünde yaptığı “Barışın dilini kullanalım” çağrısını istismar etmekten, o çağrıdan “Yazarlara talimat verildi” sonucu çıkarmaktan vazgeç... Ayıp ediyorsun. En azından yaşına başına yakışmıyor.
- İKİ: Gerçekten de sokak eylemlerinden mustaripsen önce kendine bir çeki düzen ver. “Ankara’da lav silahlı saldırı” ile “Gezi eylemleri” arasında doğrudan bağ kurmak gibi tehlikeli işlere tevessül etme. Öfkeleri arttırmaya çalışma. Sokak eylemlerini daha da azdıracak tutumlardan kaçın.
- ÜÇ: Gerçekten de toplumsal gerginliğin azalması gibi bir derdin varsa ve bu konuda rol almak istiyorsan, gerginliği tırmandıran iki tarafa da bir şey söyle. Bir tarafa abanıp diğer tarafa tek bir kelime bile etmezsen gerginliği azaltamazsın, arttırır babam arttırırsın. Yapma bunu...
- DÖRT: Eğer ille de uyarı istiyorsan önce kendi cenahını uyar. “Ölen insanlarla alay eden karikatürler çizmekten vazgeçmeliyiz” de. “Gezi eylemlerine katılan herkesi aynı kefeye koymamalıyız” de. “Üstüne üstüne gitmek yerine yatıştırıcı olmalıyız” de. “Nefreti arttırmayalım” de.
- BEŞ: Genelleme yapma. Taşa sopaya el uzatmamış, iyi niyetlerle sokağa çıkmış, şiddete bulaşmadan anayasal hakkını kullanmış genç insanları diğerlerinden ayır. O genç insanlara karşı hoyratlık sergileme. Demokratik haklara saygılı ol. Vicdanlı ol. Adaletli ol. Dengeli ol.
- ALTI: Köşe yazarı olarak köşe yazarıyla polemik yap. Araya patron karıştırma. Bak, senin de kalemin var, benim de... Sen de yazıyorsun, ben de... Hatta yetmiyor eşin, oğlun da yazıyor. Elinde kalem olmayan, köşesi olmayan Aydın Doğan’ı karıştırma işin içine. Diyecek sözün varsa bana söyle. Fikir yarıştırmak istiyorsan benimle yarıştır.
- YEDİ: Sana, “Usta sen 12 Eylül’de Kenan Evren’in yanında ne arıyordun? Evinde neden ağırladın Kenan Evren’i” diye sorulduğunda yana yatma... Konuyu gürültüye getirmeye kalkışma... Gargaraya getirme. Hiç değilse “Evet, Kenan Evren’i evimde ağırladım ama bir sor bakalım neden ağırladım” falan diye cümleye başla. Mert ol. Dürüst ol. Delikanlı ol. Geçmişinle hesaplaşacak kadar cesur ve medeni ol.
ÇOK PİŞMANIM
MEHMET Barlas yazıyor.
Diyor ki:
- 28 Şubat sürecinde ben senin televizyon programlarına çıkıyordum. O zaman neden 12 Eylül’deki tutumumu sorgulamak aklına gelmedi?
- 28 Şubat sürecinde evime gelip gidiyordun. Kenan Evren’i ağırladığım malikâneme sen de gelmiyor muydun?
Mehmet Barlas bunları yazarak...
Benim hayatımdaki en büyük yanılgı ve pişmanlıklarımdan birine işaret etmiş oldu.
KEŞKE EVİNE ADIM ATMASAYDIM
Ama şimdi diyorum ki:
Yanılmışım.
Ve yine diyorum ki:
Keşke 12 Eylül’deki ayıplarını silip atmasaydım...
- Keşke 28 Şubat günlerinde... 12 Eylül’de neden Kenan Evren’in yanında saf tuttuğunu sorsaydım kendisine. “Ülkenin aydınları sürgünler, acılar, hapisler, işkencelerde kırılırken sen neden Kenan Evren’in safındaydın?” diye sorsaydım.
- Keşke 28 Şubat günlerinde... Kenan Evren’i ağırladığı evine ya da malikânesine gitmeseydim. Millet işkenceden kırılırken, işkence düzenini oluşturan generalin şen kahkahalar eşliğinde ağırlandığı o eve adımımı bile atmasaydım.
Pişmanım.
Kamuoyunun önünde itiraf ediyorum:
Gerçekten çok pişmanım.
SON VİDEO HABER
Haber Ara