$

Dolar

49,3735

€

Euro

55,2960

£

Sterlin

65,3884

₣

Frank

59,2858

₺

Gram Altın

6.649,3800

₿

Bitcoin

4.142.577

$

Dolar

49,3735

€

Euro

55,2960

£

Sterlin

65,3884

₣

Frank

59,2858

₺

Gram Altın

6.649,3800

₿

Bitcoin

4.142.577

Türkiye

Haluk Kırcı'dan tarihi itiraf

Bahçelievler katliamından 32 yıl sonra konuşan eski ülkücü Haluk Kırcı: Adalete hesap verdim. Şimdi sıra Allah'ta... O zamanlar 20 yaşındaydım, bizleri kullandılar, 5 bin kişinin katili ben miyim?

06.06.2010 - 18:04
Timeturk Editör
Haluk Kırcı'dan tarihi itiraf
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Gazetecilik zor meslek cidden. Düşünsenize benim durumumu. Bir insan var

hayatınızda. Hiç tanışmamışsınız. Bir kez bile yüz yüze gelmemişsiniz ama hep

nefret etmişsiniz. Adının geçtiği her yerde lanet okumuşsunuz. Ancak birgün

kader sizi o insanla karşı karşıya getirmiş ve demiş ki; "İşte o katil karşında

oturuyor. Haydi şimdi sor bakalım! Neden 1978'de Bahçelievler'de o 7 Türkiye

İşçi Partili (TİP) genci öldürmüş? Neden o gencecik insanların canlarına

kıymış?" diye. İşte bu haftaki röportajı tamamen bu ruh haliyle yaptım.

Geçtiğimiz günlerde cezaevinden çıkan eski ülkücü katil Haluk Kırcı ile

konuştum. Aklıma gelen her şeyi sordum. O da bütün samimiyetiyle cevap verdi.

Saatler sürdü söyleşimiz. Röportajın sonunda kendisine de itiraf ettim: "Buraya

gelirken ellerim ayaklarım titriyordu. Hatta bir ara gelmemeyi bile düşündüm.

Ancak iyi ki gelmişim. Çünkü anlattıklarınızdan gençlere, özellikle şiddete

meraklı gençlere ulaştıracak çok doğru mesajlar aldım. Evet; bir insanı öldüren

bütün insanlığı öldürmüş demektir. Şiddet, sadece şiddeti doğurur!"

Bahçelievler katliamındaki rolünüzü kabul ettiniz. "Evet ben yaptım!" dediniz.

Evet kabul ettim. Reddetmedim.

Ama bana biraz önce de, "Pişman olsam neye yarar ki!" dediniz. Sonuçta siz bir

katilsiniz! Nedir samimi duygularınız? Ben yaşadıklarımın hesabını adalete verdim. Hatta fazlasıyla verdim.

Bahçelievler olayı olduğunda 20 yaşındaydım. Şimdi 52 yaşındayım. Ben 20

yaşındayken Türkiye bir kardeş kavgasının içindeydi. Soğuk savaş operasyonları

can alıyordu. Bugün o tecrübeleri yaşamış, o keşkelerin peşine düşmüş biri

olarak söylüyorum. Bir insanın hayatından daha değerli bir şey olamaz. Ben "Bir

insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş demektir" diyen bir dine inanıyorum.

Adalete hesap verdim. Asıl şimdi Cenab-ı Allah'a vereceğim bir hesap var.

Şiddetle, vurarak, kırarak bir şeyleri çözmek mümkün değil. Şiddet şiddeti

doğuruyor. Şiddet sadece dışarıdan bu ülkeyi seyredenlerin işine geliyor.

OYUNA GETİRDİLER

Niye öldürdünüz?

Bu bir cinnet hali. Toplumsal cinnet hali. Ben ülkemin komünist işgal tehdidi

ile karşı karşıya olduğuna inanmıştım. Bu tehdidi yapanlar şiddet uyguluyordu.

Ellerinde silahlar kurtarılmış bölgeler ilan ediyor ve halk mahkemelerinde idam

cezaları veriyorlardı. Bu devlete sahip çıkan, bu işgale direnen sadece biz

vardık. Buna inanmıştık. Oyuna geldiğimizi anlayabilmek için 12 Eylül darbesinin

yapıldığını görmemiz lazımdı. Sanal bir alemde yaşıyorduk ve çok kıyıcı

olmuştuk. Benim yaptığım muhasebeyi bugün hayatta olan ve sokakta dolaşan 5 bin

katil de yapıyor mu acaba?

DİĞER KATİLLER NEREDE?

Ne demek istiyorsunuz yani?

1970'li yıllarda tam 5 bin genç öldürüldü. Öldürülenler arasında benim canciğer

arkadaşlarım vardı. 5 bin genç öldüyse, beş bin cinayet ve beş bin katil var

demektir. Bu beş bin cinayetten yargılananlar arasında en uzun süre cezaevinde

yatan kim? Bu cinayetlerin en fazla muhasebesini yapan kim? Sadece ben miydim

katil olan? Ben cezamı çektim. Peki ya diğer katiller nerede? Geriye dönüp

baktığım zaman kendim bile hayret ediyorum. Benim yedi sülalemde karakol yüzü

gören insan yok. Ben cinayet işledim evet, adam öldürdüm. Allahın yarattığı bir

canı almak akıl işi mi? Değil. Yüz bin kere değil. Bahçelievler olayı trajik bir

olay. 12 Eylül öncesi cinayetlerinin sembolü oldu. Ama o öldürülen beş bin

kişinin hepsinin katili ben değilim.

Bir de azmettirenler var değil mi?

Bu oyunun ne kadar çapraşık bir oyun olduğunu o dönemi yaşayanlar bilir.

Çorum'u, Maraş'ı kim azmettirdi? 1 Mayıs 1977'yi kim planladı? O dönem

Türkiye'yi yönetenlere bakın. Sokakta oluk oluk kan akıyor, parlamento aylarca

Cumhurbaşkanı seçemiyor. İkisi de aynı işe hizmet ediyor. Darbeye! İşin ilginç

yanı ne biliyor musunuz? Yıllar sonra ben 1999'da yakalanıyorum. Sayın Ecevit o

zaman Başbakan. Dedi ki basına; "Haluk Kırcı vicdanını temizlemek için

konuşsun!" Eğer Türkiye'de vicdanı temizlemesi gereken insanlar varsa onlar,

öncelikle o gün Türkiye'yi yönetenlerdir. Ben 20 yaşında genç, atak, kesin

kabulleri olan sıradan bir insandım. Benim yaptıklarımla Türkiye eğer saplantıya

girecekse, benim vicdanımı temizlememle Türk gençliği kurtulacaksa ben her şeyi

yaparım. Ben 20 yaşındaydım, onlar ülkeyi yönetiyorlardı. Böyle bir saçmalık

olabilir mi Sevilay Hanım?

ÖZEL OPERASYONLAR

Kontrgerilla mıydı peki?

O kadar basit değil. Ama Türkiye'de maalesef çok ciddi boyutta özel harp

operasyonları yapılmıştır. Bu operasyonlardan birebir bildiklerim var. Bunu da

çok açık şekilde söyleyeyim. Mesela Haziran 1979'da MHP Genel Merkezi'ni kimler

kurşunladı? 1980'de Ziraat Mühendisleri Birliği'ne kimler saldırdı? Kimler

oradaki insanları öldürdü?

Kimler?

Baksınlar. Bu olayların dosyaları orada duruyor. Yıllar sonra ordunun içinde

birileri hakkında dosya açıldı, kapatıldı gitti.

KİTABIMDA YAZDIM

Provokasyon mu diyorsunuz?

Evet provokasyondur. Bir tane değil ki; yüzlerce var. 'Adamların dosyası var'

diyorum. Bu saldırıları yapanların asker kökenli oldukları tespit edildi. Ben

size bir şey söyleyeyim. 1974'den sonra Kürt vatandaşlarımızın yoğun olarak

yaşadığı bölgelerde Ülkü Ocakları kurulmuştur. Kimler kurdurtmuştur o ocakları?

Oradaki arkadaşlarımıza kimler yardımcı olmuştur? Kimler bu arkadaşlarımıza

silah ve mermi getirmiştir?

Asker mi diyorsunuz yani?

Yüzde doksan dokuz. Ben yazdım zaten. "Zamanı Süzerken" adlı kitabımda var.

Maalesef o günkü şartlar değiştiği için kimseye anlatamıyorsunuz bunu.

Yıldırım Türker sizinle ilgili ağır bir yazı kaleme aldı ve hâlâ mutlu

olduğunuzu yazdı.

Benim için yazdıkları mide bulandırıcı. Mesele nedamet getirmek mi? Benim gurur

duyduğumu söylüyor. Büyük haksızlık. Bakın ilk defa size konuşuyorum. İlk kez

bir gazeteciye anlatıyorum. Neden peki? Çünkü yeni kuşakların benim bu çığlığımı

duymasını istiyorum. Benim yaşadıklarımı gözönüne alıp, pişmanlık duyacakları

işlere girmesinler diye konuşuyorum.

zaman

Haberi Hazırlayan

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın