Sadi ayrıca, Yıldız Tilbe'nin canlı yayında ettiği beddualara gönderme yaparak, 'Türk sanatçılarınca 'Kahrolsun İsrail' belaları okunmasını hazmedemiyoruz' şeklinde konuştu.
İsrail'e Türkiye'den göç etmiş Yahudilerin kurduğu en büyük sivil toplum örgütü olan Türkiyeliler Birliği (Itahdut Yotsei Turkia) Sözcüsü Rafael Sadi, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yaşanan gerginliğe ve iniş-çıkışlara rağmen 'stratejik müttefik' tanımının halen geçerli olduğuna dikkat çeken Sadi, 'İsrail ile Türkiye arasında ikili anlaşmalar açısından herhangi bir anlaşmazlık söz konusu değil. İki ülkenin arasındaki gerginlik üçüncü bir taraf ile olan ilişkiler nedeni ile oluşmuştur.
Bu nedenle iki ülkenin birbirlerine karşı olan yükümlülüklerini zedeleyecek bir durum olduğu görüşünde değiliz. Uzun yıllardır iki ülke gerçek birer müttefik olarak ilişkilerini devam ettirmişler ve bundan sonra da devam ettirecekler. Bundan zerre kadar kuşkum yok' diye konuştu.
Aşırı sağcı bir koalisyonun İsrail'de başa gelmesiyle ya da Erdoğan'ın çıkışlarıyla Türkiye-İsrail ilişkilerinin etkilenmeyeceğini savunan Sadi, 'İlişkiler şahıslara veya partilerin ideolojilerine göre tesis edilmiş değil. İki ülke arasındaki 65 kadar ikili anlaşmaya dayanarak yürütülmektedir. Partiler veya başbakanlar tekelinde bir ilişki değildir. Dikkat ederseniz Erdoğan'ın çok veciz bir şekilde ifade ettiği gibi bekara hanım boşamak kolaydır... Yani iki ülke arasındaki ilişkileri birileri başbakanlar bile istedikleri gibi sona erdiremezler, bunu hukuki yaptırımları var. Gelecekteki İsrail hükümeti kimler tarafından kurulursa kurulsun İsrail-Türkiye ilişkileri eskisi gibi hatta eskisinden de iyi yürüyecektir. En azından benim görüşüm ve temennim bu' şeklinde konuştu.
'Ne yazık ki İsrail ile Hamas terör örgütü arasındaki anlamsız ve acı savaş siyasi olmasına rağmen gerek Sayın Başbakanımız gerekse Türk basını tarafından sanki bir din savaşı gibi pompalandı ve insanlar arasında yüzyıllardır olmayan bir cephe açıldı. Yahudi-İslam kavgası tiyatrosu sahneye konuldu' yorumunu yapan Sadi, 'İnanıyorum ki Türk halkı Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi provokasyonlara kapılmayacak ve yüzyıllardır süregelen dostluk kurallarına halel getirmeyecektir' dedi.
'Yıldız Tilbe'nin bedduası Yahudi hayranlarını üzdü'
İsrail'de yaklaşık olarak 100 bin kadar Türk Yahudi yaşadığını hatırlatan Sadi, 'Bu insanların tamamı kendini Türk sayar, birçoğunun işyerinden ve evinden Atatürk resimleri ve Türk bayrakları eksik değildir. Ancak anavatanları saydıkları Türkiye'de, vatanları saydıkları İsrail bayraklarının yakılması ve televizyon kanallarında çok sevdikleri Türk sanatçılarınca 'kahrolsun İsrail' belaları okunmasını hazmedememekte, kimsenin bu çirkin yaklaşımlara itiraz etmemesini de kabullenememekteler' diyerek, Yıldız Tilbe'nin canlı yayında yüzlerce kişinin 'amin' sesleriyle eşlik ettiği bedduasını hatırlattı.
Sadi, 'Dinimiz farklı olabilir, ama bizler Türk bayrağını ve İstiklal Marşı'nı en az Müslüman Türkler kadar sever ve hissederiz. Bunun yanı sıra ikinci bir zenginliğimiz var, o da din birlikteliğimiz olan İsrail devleti ve bayrağı. Kısaca iki ülkemiz var ve bununla da gurur duyarız. İki vatanımızda da iki ülkemizin birlikteliğini korur ve kimselere de söz söylettirmeyiz' değerlendirmesini yaptı. Yahudilerin 517 seneden beri yaşadıkları Türk topraklarında kendilerini azınlık gibi görmediklerini anlatan Sadi, 'Türk asıllı İsrailliler bu gelişmeleri üzüntü ve şaşkınlık ile izlemekteler. Bizler Türküz Türkiyeli değil, bunu vurgulamakta yarar var' diye konuştu.
İsrail seçimleri sağcı bloğun zaferiyle sonuçlandı. Barış süreci konusunda daha ılımlı çizgi izleyen solun güç kaybetmesi uluslararası kamuoyunda kaygıyla karşılandı. 'Peki Türkiye'den göç eden İsraillilerin politik tercihi ne oldu?' şeklindeki bir soru üzerine Sadi, nüfus ülke geneline yayıldığı için kesin istatistiklere sahip olmadıklarını belirterek, 'Ama oy dağılımının Türk kökenliler arasında da İsrail genelini temsil ettiğinden kuşkum yok' dedi.(İHA)