$

Dolar

47,5270

Euro

54,7606

£

Sterlin

63,9850

Frank

58,9209

Gram Altın

6.225,8700

Bitcoin

3.056.138

$

Dolar

47,5270

Euro

54,7606

£

Sterlin

63,9850

Frank

58,9209

Gram Altın

6.225,8700

Bitcoin

3.056.138

Türkiye

'Terör' tiyatrosunun arka sahnesi

Pakistan istihbaratı, 1970?lerin sonlarından itibaren kukla bir Afganistan?ın kendi ?stratejik derinliği? için hayati olduğuna inandı.

03.03.2009 - 00:58
Timeturk Editör
'Terör' tiyatrosunun arka sahnesi
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Pepe Escobar*

Afganistan sadece imparatorlukların değil; yanlış düşüncelerin de mezarlığıdır.

El-Kaide lideri Usame bin Ladin, mücahitlerin tek-başlarına Sovyet imparatorluğunu mağlup ettiğine inandı. Bu nedenle daha kompakt mücahit grubu, El-Kaide, Amerikan imparatorluğunun mağlubiyetinde öncü kuvvet olacaktı. Hiç de o kadar basit değildi.

Birleşik Devletler?de, Merkezi Haberalma Örgütü?nün (CIA) Sovyetlere, ?kendi Vietnam?ını? verdiğine dair bir mit dolaşır. Yani bu temelde yardımcı aktörler rolündeki (Ronald Reagan?dan alıntı) ?özgürlük savaşçıları? ile ABD?nin zaferidir. Hiç de o kadar basit değildi.

Pakistan ordu-istihbarat kurumu 1970?lerin sonlarından itibaren kukla bir Afganistan?ın kendi ?stratejik derinliği? için hayati olduğuna inandı. Hiç de o kadar basit değildi.

Son 30 yıldır Afganistan trajedisiyle ilgili çok az şeyin değişmiş olduğunu anımsamakta yara vardır. Ve bu Afganistan?daki ABD ve NATO?nun yaklaşan dalgasının hezimet yolunda olduğunun garantisidir.

Kızıl perdenin arkasında

ABD içerisinde 1979 sonlarında Sovyet istihbaratının Çin ve ABD arasındaki eli kulağındaki Sovyet-karşıtı pakttan haberdar olduğunu unutmak kolaydır. Bu SSCB?nin en büyük korkusunun berrak bir şekilde açığa çıkmasıdır: yani düşman güçler tarafından çevrelenmek.

Tabi ki, Sovyetlerin elini zorlayan Afgan siyasi unsurları vardı. Moskova, Kabil?deki komünist bir rejimi desteklemeye hevesliydi ve İran?dan batı Afganistan?a ihraç edilen İslami devrimden oldukça endişeliydi.

Fakat içlerinde 3 KGB albayının da bulunduğu 100 üst düzey Sovyet yetkilisinin kabilesel köktendincilerin o zaman baştaki Hafızullah Amin hükümetinin gözü önünde suikaste uğraması gerçeği vardı. (Sovyet işgalinden sonra Amin, Moskova?daki KGB Merkezi Lubyanka?ya getirildi ve işkence gördü: Kabil?de o kadar pisliği vardı ki CIA ajanı olduğunu inanılıyordu. Amin ?yönetim süreci? ile nihayet infaz edildi. Yani ensesine bir kurşunla.)

Eski ABD başkanı Jimmy Carter?ın ulusal güvenlik danışmanı Zbigniew Brzezinski, -bugün Başkan Barack Obama?nın dış politika gölge mevkiinde- tabi ki mücahitleri kullandı. Nihayetinde bu Zbig?in istediğiydi ve aldı da: ?Sovyetleri askeri müdahaleye kışkırtmak?.

Fakat Carter işgali elde ettiğinde, başkan bunu SSCB?nin İran körfezini işgal etmek istediği ve ?bizim? Batı dünyasının petrolünü kesmek istediği şekilde yorumladı. ABD içinde çok az aklı başında ses, SSCB?nin böylesi bir hamlesinin ABD ile nükleer savaş anlamına geleceğini dillendirdi.

Tarihçi, diplomat, stratejist ve ABD dış politika ikonu George Kennan,-komünizm stratejisinin ?engellenmesi?nin yazarı- bu seslerden biriydi ve Carter?i ?olgun? olmamakla suçladı.

Kennan bugün hala geçerli olan iki tespit daha yaptı: Eğer İran Körfezi ABD için ?hayati? ise bunun nedeni ABD?nin petrol hırsıdır; Ortadoğu?daki istikrarsızlık SSCB?nin hareketlerinden değil ABD?nin körlemesine taraflardan birini desteklediği İsrail-Filistin çatışmasından kaynaklanmaktadır.

Şüphe ettiğinde, herkesten önce saldır

Özellikle,Sovyet bakış açısından, Afganistan?ın işgali klasik ?karşı tarafın muhtemel saldırısına karşı önceden yapılan bir önleme? edimiydi, bir tür Küba füze krizinin tekrarı. 1962?de Fidel Castro, Moskova?ya ABD?nin Küba?yı işgal etmeye hazırlandığını bildirdi. Sovyet yüksek komutası o zaman ?eğer başkan John F. Kennedy itiraz ederse, tekrardan geri yollamak üzere füzeleri ittifakla mevzilendirmek şeklinde- önleyici bir eylem planladı, böylece zaman içinde kazanan Küba?nın dokunulmazlığı olacaktı.

Afganistan?ın istilasında Sovyetler, ?ki son birkaç yıldır komünizm sonrası veya Sovyet sonrası hükümetler yapmıştı- Moskova tarafından verilen destek tam anlamıyla coşkulu olmamasına rağmen? ABD ile bir pakt yoluyla ortaya çıkacak bir ihtimale önceden saldırıyordu; Çin, kendi müttefiki, ultra muhafazakar Pakistan?ın izinde ve muhtemelen Amerikan parasını kullanarak Afganistan?a girecekti.

Böylece Sovyet eylemi, kendi hayatta kalma stratejisi açısından haklıydı. O anda Pakistan ?Çin ve ABD yanında- Afganistan?daki siyasi ve sosyal kesimlere karşı bir operasyona çoktan müdahil olmuştu. Afganistan?ın istilasıyla ve Indra Gandhi?nin Hindistan?daki seçim zaferiyle, SSCB bir maşa yarattı.

1979?da hiç kimsenin hayal edemeyeceği şey, kudretli Kızıl Ordu?nun tüfekli bir dağ savaşçıları çetesi tarafından, en azından, felç edileceğiydi. Pakistan açısından, ana planı daima Afganistan?ı dolaylı olarak olsa bile, kendi ?stratejik derinlik? teorisi adına, kontrol etmekti (ve bu, bugüne kadar değişmedi).

Afganistan?daki solcu hareketlerin etkisi, 1954?teki az veya çok özgür seçimlerde, toplam 120 koltuktan 50si soldan kongre üyesi seçildiğinde zaten görülebilirdi. Bu solcuların çoğu milliyetçi ve radikal İslamcıydı. SSCB 1917 devriminden beri sürekli olarak Afganistan?a yardım etmekteydi. Kuzeni Kral Zahir Şah?ı 1973?te tahttan indiren Muhammed Davud, Afganistan?ı Moskova kadar çok, cebren modernize etmek istedi. Geçmişteki örnek, yani Kral Amanullah?ın 1919?daki Ruslar tarafından desteklenen yetersizlik örneği de, çok cesaret verici değildi.

Obama yönetimindeki Washington bugün ilgilenseydi bile (ama ilgilenmiyor), Afganistan?ın cebren modernizasyonu işe yaramayacaktı. Gerçekten ihtiyaç duyulacak şey, kararlı ulus-kurgulaması, paranın bürokrasinin idari kara deliğinde gözden kaybolmadığından emin olurken eğitim ve altyapı alanlarında gerçek istihdam fırsatları yaratacak pek çok yatırım.

Afganistan?da sosyalizmi veya basit bir deyişle demokrasiyi ?yüzyıllık sosyal yapıyı kökten değiştirmeksizin- sadece yardım dağıtarak desteklemek ve geliştirmek imkansızdır. Bu, Afgan bilmecesinin anahtarıydı ?ve olmaya da devam edecek-, ve Obama/Pentagon/NATO dalgasının, tam veya yarım, neden başarısız olacağının başlıca sebebidir.

?Devrimci bir sivil savaşı? kaybetmek

20 yıldan biraz fazla süren Sovyet işgali/istilasının sonuna geldiğimizde, 1970?lerle karşılaştırdığımızda dinamik değişmiştir. ABD ve Çin?in her ikisiyle birden bölgede uluslar arası siyasette bir yumuşama vardı. Bir ABD efsanesi, Sovyetlerin, Birleşik Devletler (ve Pakistan, artı Suudi Arabistan parası)nın 20nci yy.ın en geniş gerilla savaşını kendi çıkarları için kullandığından dolayı Afganistan?dan çekildiği hükmüne varmaktadır. Ki bu yüzyılın ölüm acısına son veren darbesi, CIA?nın sonunda mücahitlere gemiyle gönderdiği ağır Stinger füzeleriydi.

Hepsi de birleşik Sovyet mali felaketiyle ilişkili çok fazla sayıda sebeplerin arasında sadece bir tanesi şuydu: petrol ve gaz fiyatlarının düşmesi; Çernobil?den gelen nükleer atıklar; Ermenistan?daki korkunç deprem; tarımdaki çok kötü randıman; ve perestroyka felci.

1989?un başlarına kadar, Rusların büyük bir çoğunluğu, 1979 Aralığındaki Afganistan işgalinin çok büyük bir hata olduğunu düşündüler. Artı, ölülerini saymak zorunda kaldılar. Ölülerin ilk dalgasında, Özbekler, Tacikler, Türkmenler ve Kırgızlar vardı. Daha sonra Beyaz Ruslar, Ukraynalılar ve evet Ruslar vardı.

1918?deki Brest Litovsk barışından beri, Sovyetler siyasi-askeri bir yenilgiye uğramamışlardır. Resmi ideologlar, eski Sovyet başkanı Mihail Gorbaçov?a yakınlaştığından beri, bu bir fetih savaşı değil, fakat SSCBnin ?enternasyonalist? yardımıyla devrimsel bir sivil savaş olmuştur.

Fakat bu ?devrimsel sivil savaş? en sonunda bir grup Müslüman kabile çetesi ?Rabbani, Halis, Abdulhak, Gulbettin Hikmetyar, Ahmet Şah Mesud, İsmail Han- tarafından ve onların kumandanları tarafından kazanıldı. (Abdul Hak?ın daha sonra Taliban tarafından, Mesud?un El-Kaide tarafından 11 Eylülden iki gün önce öldürüldüğünü, İsmail Han?ın halen batı Afganistan?ı yönettiğini ve Hikmetyar?ın kayıplara karışmış bir istenmeyen kişi olduğunu hatırlamak ilginçtir.)

Moskova tarafından bakıldığında, en azından SSCB?nin güney sınırında güvenlik sağlandı. General Boris Gromov?un özel birimleri, arkalarında milyonlarca mayın bıraktı. Fakat SSCB (ve ABD)?nın mayınlarının pek çoğu da arkalarında kapanmayan bir yara, Pakistan merkezli yedi Sünni ve İran tarafından desteklenen sekiz Şii parti arasında bölünmüş çok seviyeli bir gerilla ordusu bıraktı.

Vurgulamak asla yeterli değil: hemen hemen her bir Taliban, bir Peştudur fakat her bir Peştu Taliban değildir. ABD ve NATO?nun Peştu köylülere karşı şu andaki savaş stratejisi, Irak?taki Baasçılara karşı kaybedilmiş savaş kadar amaçsızdır. (Hemen hemen bütün Baasçılar Sünni Araplardı, fakat her bir Sünni Arap bir Baasçı değildi.)

Afganistan?daki 40ncı Sovyet Ordusunun komutanı ?ve Moskova bölgesi valisi- General Gromov, 15 Şubattaki Sovyet çekilmesinin 20nci yıldönümü ?kutlamasını? ağzında gevelememiştir: ?İnanıyorum ki savaş, çok büyük ve pek çok açıdan şu andaki Sovyet Birliği liderliğinin çaresiz, düzeltilemez siyasi hatasıydı.?

Gromov vurguluyor ?Günümüzde, Moskova bölgesi düzenli olarak Afganistan?a insani yardım yolluyor?. Eğer Obama, Gromov?u telefonla arasaydı, birkaç ayıltan söz duyacaktı: kendi ?stratejiniz? konusunda ısrar edin de siz ve NATO ?imparatorlukların mezarında? yenilgiye uğrayın.

Özgürlük savaşçıları dönüyor

Standard Obama söylemlerinden farklı olarak, Afganistan, ?teröre karşı savaşın merkezi cephesi? değildir. Bilmecenin anahtarı, Pakistan İstihbarat Servisi (Inter-Services Intelligence=ISI)nin ve ordusunun orta kademesinde yatıyor. ISI, Taliban?ın ?ve bazı Peştu ordu subaylarıyla birlikte, üst seviyelere kadar orta kademelerin, sadece Molla Ömer grubunun tarihi Taliban?ını değil, aynı zamanda Beytullah Mesut ve Mevlana Sufi Muhammed?in çeşitli gruplaşmalarını tam olarak desteklediklerini ?keşfetmiştir?.

Problem, Washington?un ISI ve Pakistan ordusunun geniş çaplı aklanmasını yürütecek baskı gücü, güvenilirliği ve iç istihbaratına sahip olmamasıdır.

Ve daha sonra, salgın Afgan yozlaşması problemi vardır. Eğer siz, dünya esrar ihtiyacının yüzde 93?ünü karşılarsanız, siz kesinlikle narkotik bir devletsinizdir. Taliban, haşhaş ziraatinin kompleks ağını kontrol edemeyebilir ?fakat nakliyesinden ve kaçakçılığından faydalanmaktadır.

Kabil güç oyunundaki hegemonik Kuzey İttifakı, Başkan Hamid Karzai?nin Peştu ailesi kadar çok, doğrudan olaya karışmıştır. Washington?un Afganistan?daki muammasının ekstra bir ölçüsü, su yüzeyinde batmadan duran yeni bir ?çözüm?ün Karzai?den bıkkınlık duymayı ve değerli bir şey/kukla iktidar kurmayı gerektirmesidir.

Obama ?Afganistan-Pakistan sahnesiyle aşina olmamış olarak bile- büyük dalgayı kendiliğinden intihar hamlesi olarak görmek için yeterince zeki olmak zorundadır. Problem, kendisinin savaşın ?kazanılabilir? olduğuna inanır gibi görünmesidir. Kanada?ya kısa ziyareti esnasında, ?kazanmanın? en son tanımının, ?El-Kaide?yi yenmek? ve Afganistan-Pakistan sahnesinde ?Kuzey Amerika?ya karşı saldırılar için füze rampası? bulunmamasından emin olmaktır?. Böylece, eğer bu kabul etmek zorunda olduğu bir görev ise, anahtar düğüm Pakistan?dır, Afganistan değil.

Romantikleştirilen politikaların hasarı hakkında, 11 Eylül asla Afganistan?daki mağarada organize edilmemiştir; Almanya?daki ve İspanya?daki Suudiler ve Pakistanlılar tarafından, etraflarında tek bir Afganlı olmaksızın hücrelerde gizlice planlanmıştır.

Gerçekte, ?tarihsel? El-Kaide?nin bugün terör yönelimli Citigrup?a yapacağı hiçbir şey yoktur; bir düzineden daha fazla olmayan ?Eymen Ez-Zevahiri de dâhil olmak üzere- büyük ihtimalle Veziristan?da ve Belucistan?ın devasa boş alanlarında saklanan gölge karakterler tarafından oluşturulmuştur.

Obama?nın problemleri, Pentagon başdenetçisi ??terörle savaş?/Uzun Savaş modunda kilitlenmiş olan Robert Gates gibi insanlar tarafından çevrelenmiş olması gerçeğiyle karışmıştır. Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Afganistan-Pakistan sahnesi özel temsilcisi Richard Holbrooke ?General David Petraeus?un ?Kendimi 2012 için konumlandırıyorum? demesinden hiç bahsetmiyorum bile- belgeli şahinlerdir.

Boston Üniversitesi?nde Uluslar arası İlişkiler ve Tarih profesörü Andrew Bacevich için, fikir selametinin son umudu, Senato Dış İlişkiler komitesi başkanı Senatör John Kerry ile simgelenmektedir.

Bush?un ?terörle savaş? çerçevesinin tam etkili olarak başı çektiğini vurgulamak hiçbir zaman yeterli değildir. Obama?nın CIA direktörlüğü adayı olan Leon Panetta, temel olarak olağanüstü yargısız infazlarla devam edeceklerini söyledi. Obama?nın genel hukuk danışmanı adayı Elena Kagan ise, mahkeme etmeden gerçekleştirilen belirsiz tutuklamaların ?tutuklu her nerede ele geçirilirse geçirilsin- halen geçerli olduğunu söyledi. Ve Başsavcı yardımcısı olarak görev yapan Michael Hertz, Afganistan?daki Bagram hava üssündeki tutukluların kanuni haklardan yoksun kalacaklarını açıkladı. Eğer Obama Guantanamo?yu kapamakta ciddi ise, asıl Bagram?ı kapatmakta ciddi olmak zorundadır.

Afganistan-Pakistan sahnesindeki iki katlı ?Batı İttifakı? stratejisi, geçerli olduğu şekilde; Washington, Pakistan Federal Yönetime Tabi Kabileler Bölgesi (Federally Administrated Tribal Areas - FATA) içindeki Peştu köylülere saldırması iznini vermesi için İslamabad?ı rüşvetle elde etmeye çalışırken, Taliban?ın işgal etmediği Afganistan bölümlerini işgal eden ABD ve NATO?dan oluşmaktadır.

Elbette ki, Irak?taki savaşın Kalaşnikovlu ?düzensiz? bir çeteye karşı fiili kaybından sonra, Pentagon şu anda, NATO?nun Afganistan?daki savaşı sonsuza dek kaybetmek üzere olduğundan korkmaktadır, böylece bütün dünyaya da mutlak yetersizliğini ispatlayacak diye ?ve bir kez mahvolduğunu ve Avrupa aracılığıyla ABD hegemonyasının bütün dayanıksız ayakları ortaya çıkacağı için de korkmaktadır.

NATO yalan söylemekte bile beceriksizdir. Ocak ayındaki bir NATO raporu 2008?de Afganistan?da ?sadece? 973 sivilin öldürüldüğünü iddia etmiştir ve bunlardan ?sadece 97?sinin? NATO tarafından olduğunu savunmuştur. İçinde bulunduğumuz ayda, bir BM raporu, NATO?nun yalan söylediğini teyit etmiştir. BM?e göre, 2008?de en azından 2,118 Afganlı sivil öldürülmüştür ve bunlardan 828?i ABD veya NATO tarafındandır.

Herkes ABD savaş jetleri ve CIA Predatör pilotsuz uçaklarının üç gizli Pakistan hava üssünün dışında karışıklık çıkarmasından bahsediyor ?İslamabad?ın sessizliğe iştirak etmesiyle. Fakat hiç kimse, ?normal komuta zinciri dışında işleyen askeri birimler? olduğu halde veya beşeri istihbarat olarak adlandırılan Humİnt?ten, ABD?nin Afganistan?daki New York Times?ın açık bir ikiyüzlülükle açıkladığı şeyler tarafından, gizli kapaklı savaşının unsurlarından bahsetmiyor.

ABD özel kuvvetleri bu ölümcül karışımın bir parçasıdır. Son olarak yayımlanan bir BM raporu, bu ABD komandolarını, Afgan sivillerini öldürmekten kaygı duyduğu kadar anahtar zanlılar olarak tanımlıyor. Washington, benzer donanımları ?eğer farklı bir sancak veya din altında çalışıyorlarsa? onları ?terörist? olarak tanımlamaktan meydana geliyor.

Bu yeni Amerikan neslinin durumunda, Pentagon ve Washington egemen çevrelerinin er veya geç onları ?Afgan geçmişinin bozuk bir yankısındaki gibi- ?özgürlük savaşçıları? diye adlandırmaya başlayacaklarını beklemek haksızlık olmaz.

*Asia Times yazarı. Brezilya'da yaşıyor ve Globalistan adlı bir kitabın yazarı.

Bu makale Meryem Zeynep Yıldız tarafından timeturk.com için tercüme edilmiştir.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın