Hükümeti temsil eden avukatlar, Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği'nin, yurtdışında gözetim altındaki tutsaklara nasıl davranıldığı konusunda bilgi almak üzere, CIA aleyhine açtığı dava kapsamında bu açıklamayı yaptılar.
CIA, daha önce bu şekilde sadece iki bandın imha edildiğini duyurmuştu.
Ancak Amerikan hükümetini temsil eden avukatlar, son olarak, kurumu zor durumda bırakacak bir açıklama yapmaya mecbur kaldılar.
Avukatlar, bir sivil toplum örgütünün açtığı dava sonrası, mahkeme yargıcına gönderdikleri mektupta, CIA'in tam 92 video bandı yok ettiğini duyurdu.
Amerikalı savcılar halen, bu video bantların, nasıl ortadan kaldırıldığını araştırıyor.
CIA aleyhine dava açan Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği adlı kuruluşun avukatlarından Amrit Singh, örgütün, aleyhine kullanılacak kanıtları gizlemeye çalıştığını söyledi.
Singh'e göre, temelde, yasadışı sorgulama tekniklerini ve söz konusu kayıtların tespit edilip gösterilmesini gizlemeye yönelik sistematik bir çaba var ortada.
Amerikalı sivil toplum kuruluşu, CIA ajanlarının, tutsakları oldukça sert yöntemlerle sorguladıklarını öne sürüyor.
Su işkencesi
BBC Washington muhabiri Rajini Vaidyanathan'ın aktardığına göre, 'su işkencesi', sırt üstü yatırılan kişinin, bezle örtülü yüzüne su dökülerek boğulma noktasına getirilmesi anlamına geliyor.
Terör zanlılarının, geçmişte bu yöntemle sorgulandıkları biliniyor.
Eric Holder ise Adalet Bakanlığı görevini üstlenmesi sonrası konuyla ilgili yaptığı ilk açıklamada, ABD'nin, 'su işkencesini' meşru ya da gerçekçi göstermeyeceğini, bu uygulamaya göz yummayacağını söyledi.
Holder'in sözleri, Başkan Barack Obama'nın geçen hafta Kongre'de yaptığı konuşmada, terör suçu işlemeleri sonrası yakalandıklarını söylediği kişilerin hızla adalet önünde hesap vermeleri yönünde söz vermesini izliyor.
Obama konuşmasında, ABD'nin işkence yapmadığını belirtmişti. ABD Senatosu'nun İstihbarat Komisyonu ise halen CIA'in, terör zanlılarına nasıl davrandığını ve onlara karşı hangi sorgu tekniklerini kullandığını inceliyor. (BBCTurkish)