DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

15,9662 ₺

EURO

16,8202 ₺

ALTIN

931,77 ₺

BİST

2.393,61 ₺

Son krizin Pakistan'a etkileri

Küresel mali kriz tüm dünyayı etkiliyor. Pakistanlı meşhur ekonomist Zafer Muin Nasır Han son kriz ve Pakistan üzerindeki muhtemel etkileri hakkında konuştu.

11.11.2008 12:29:00

Haber Merkezi / TİMETURK 

Şüphesiz Küresel finansal kriz bütün dünyayı sarstı. Savaşlara, yurt dışındaki işgallerine ve askeri harcamalara milyonlarca dolar akıtmakta olan ABD, son kriz nedeniyle banka sistemini kurtarmak için milyarlarca dolar ayırmak zorunda kaldı. Bazıları, kapitalizmin tıpkı sosyalizm gibi dünya sahnesine veda ettiğini söylediler. Doğal olarak konjonktür, küçük devletler; özellikle de uluslararası kurumlar ve dış yardımlar aracılığıyla ayakta duran ülkeler için bir felaketti. Üzüntüyle belirtmek gerekir ki Pakistan, elinde birçok yeraltı ve yer üstü kaynağı olmasına ve atom bombasını üreten ilk İslam ülkesi olmasına rağmen bu kategoride sonuncu sınıfa giren ülkelerdendi. Dünyada olup bitenlerden herkesin etkilenmesi doğaldır, ayrıca bu ekonomik krizin gerçek nedenlerini bilmeyen ve kriz hakkında hiçbir bilgiye sahip olmayan binlerce insan var. Bu noktadan hareketle Pakistanlı meşhur ekonomist Zafer Muin Nasır Han?la son kriz ve Pakistan üzerindeki muhtemel etkileri hakkında bir dosya hazırladık.

Dr. Zafer Han, röportajında Pakistan?ın yabancı ülkelerden borç almaya mecbur eden ve uluslararası kurumlara muhtaç bırakan en önemli olgunun petrol fiyatlarının yüksek olması ve ihracatla ithalat arasında dengede meydana gelen açık olduğunu söyledi. Aynı şekilde yönetici sınıfın kontrolsüzce yaptıkları harcamaların bu ülkedeki sıkıntıların ve borçlanmadaki artışın başında geldiğini ifade etti.  

Dr. Han, Pakistan?daki güvenlik durumlarının yatırımcıları Pakistan?dan çekmeye zorladığını belirtiyor. Dr. Zafer Han?ın IMF?nin aslında o kadar da kötü bir çocuk olmadığını söylemesi ise oldukça tuhaf.  ?Borçlu devletlere kendi isteklerini dayatıyor olabilir ancak bu borçlar o ülkenin menfaati için veriliyor? ifadelerini kullanıyor. Ona göre IMF?nin dayattığı şartlar sayesinde ülke, kendi durumunu düzeltmek zorunda kalıyor.  

Dr. Han öncelikle sorunun nerede olduğunu tespit etmek için uluslararası düzeyde ekonomi alanında baş gösteren kötü gidişata ışık tutmak istiyoruz.   

Sorunun kökeni, faiz oranlarının yüksek olmasından kaynaklanıyordu. Ayrıca ev inşaatı için borç para veren çok miktarda banka bulunmaktaydı. İnsanların çoğu, kredileri bu nedenle almıştı ancak ev inşaatı dışında amaçlarla kullandılar ayrıca ödeme taksitlerini de geciktirmeye başladılar. Bu da büyük bankalardan kredi alan küçük bankaların durumunu daha da zor hale getirdi. Böylelikle bankaların sorumluluğu arttı, neredeyse çökeceklerdi. Buna bir de bankaların ipoteklerini eklediğimizde elindeki sermayenin giderek zayıfladığına şahit olduk. Bu arka plana bakarak ABD, bankalar sistemini kurtarmaya ve bu bankalara 700 milyar dolar pompalamaya karar verdi. AB içerisindeki müttefikleri de ekonomilerine 450 milyar dolar pompalama ihtiyacı hissetti.  

?Bu durumun mevcut banka sistemine bir etkisi oldu mu? Çünkü birçok insan kapitalist sistemin çöktüğünü söylemeye başladı.  

Tabii ki. Batı, başka şekilde düşünmeye başladı. Şu anda İslami bankacılık deneyimini araştırmak ve denemek istiyorlar. Suudi Arabistan ve diğer İslam ülkelerinden İslami bankacılığa ilişkin bilgi istiyorlar.  

?Özellikle Pakistan?ı ele alırsak, ekonomisinin kötüye gitmesinin nedeni neydi? 

Pakistan?ın kendisine has sorunları var. Bunları saymak gerekirse:  

  1. Uluslararası piyasalarda petrolün ve petrol ürünleri fiyatlarının artış göstermesi. Pakistan bu bağlamda 14 milyar dolar ödeme yapmak zorunda kaldı petrole. Halbuki her sene 7-8 milyar dolar civarında ödeme yapıyordu.
  2. Ziraat ürünlerinin azalması neticesinde Pakistan?ın uluslararası piyasalardan çok daha pahalı fiyata buğday almak zorunda kalması.
  3. Pakistan?ın ithalatı 40 milyar dolar civarındayken ihracatının 19 milyar limitini bir türlü geçememesi. Bu ithalatın önemli bir bölümü lüks denebilecek eşyalara ayrılmış. Böylelikle ödemeler dengesi 21 milyar dolar açık vermiş bulunuyor. Pakistan?ın bu büyük açık sorununu halletmesi gerekiyordu. Kendisinde gurbetçi Pakistanlıların gönderdiği 6 milyar dolarlık para dışında bütçe bulunmuyordu. Halbuki Pakistan?ın bu açığı kapatması ve borçlarını ödeyebilmesi için 15 milyar dolara ihtiyacı vardı.
  4. Durumun daha da kötüleşmesinde söylentilerin rolü büyüktü. Bir çok insan, paralarını dışarıya göndermek durumunda kaldı. İshak Dar ve diğerlerinin açıklamaları da bunun tuzu biberi oldu.


 

?Çin ve bazı ABD müttefiki başka ülkeler, Pakistan?a yardım etmediler. Bunun nedeni sizce siyasi miydi yoksa güvenliğe ilişkin şeyler miydi?  

İnsanlar, Pakistan?a güvenmeye hazırlar ancak Pakistanlı liderlere güvenmiyorlar. Bu nedenle Suudi Arabistan, Çin, ABD ve başka ülkeler yardım etmekten çekindi. Bu noktadan hareketle, Pakistan?ın önünde IMF?ye yönelmekten başka bir seçenek yoktu.  

??Pakistan Dostları? grubunun kurulması, Pakistan?ı zor şartlar altında borç alması için IMF?ye başvurmaya mecbur bırakan bir durum mudur? 

Bence Pakistan?ın IMF?yle çalışması gerekir. IMF?nin bir takım şartlar dayattığı doğru olmakla birlikte bunun gerekçeleri vardır, çünkü finansal durumlar bu şartların dayatılmasını zorunlu kılıyor. IMF?nin şartları ekonomiye zarar veriyorsa kabul edilmesi zaten mümkün değildir, ancak yaşam standartlarının daha üst düzeye çıkarılmasına, vergi tahsilâtındaki artışa, masrafların ve giderlerin düşürülmesine yol açıyorsa olması gereken şeylerdir. Çünkü Pakistanlılar, kendilerini buna zorlayacak kişi ya da kurumlara ihtiyaç duyuyor. Bu şartlar ayrıca uluslararası kurumların Pakistan?a olan güveninin artmasına neden olacak, yabancı yatırımları ülkeye getirecektir.  

?Peki, Pakistan?ı konjonktürün kötülüklerinden koruyacak şey nedir?  

Bu krize karşı mücadele için özel ve sihirli bir yol bilmiyorum. Hele hele bir de Pakistan?ın ihtiyacı olan para mevcut değilse. Bütçe olmadan hiçbir şey yapamazsın.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş