Haber Merkezi / TİMETURK
Kahire?deki Almanya Büyükelçiliği, tekrar yırtacakları korkusuyla yeni bir pasaport vermediklerin, ve onların ülke dışına çıkarılmaları için Mısır yönetimiyle işbirliği yaptıklarını kaydetti.
Mısır?da Tekfir ve?l Hicre örgütü üyesi iki Alman yakalandı
Mısır?da güvenlik güçleri, Alman vatandaşı 4 bayanla bir erkeğin Tekfir ve?l Hicre örgütüne üye oldukları gerekçesiyle tutuklandıklarını açıkladı
Kaynaklar, tutuklanan Almanların yakın bir zamana kadar Mısır?ın Said vilayetinin kazalarından Kana?da bulunduğunu belirterek, bölge hapishanelerinden birine gönderildiklerini ifade etti. Almanların pasaportlarını ve nüfus cüzdanlarını, bunun inanan bir insanın taşıması caiz olmayan bir evrak olduğu gerekçesiyle yırtmalarından dolayı güvenlik görevlilerinin kısa süreli bir kriz yaşadıkları ifade edildi.
Kahire?deki Alman Büyükelçiliği basın sözcüsü telefon aracılığıyla yaptığı açıklamada Mısır yönetimiyle Alman büyükelçiliği arasında, söz konusu Almanların sınır dışı edilmeleri için işbirliğinin devam ettiği bildirildi.
Kaynaklar, beş Alman vatandaşının güvenlik güçleri tarafından yapılan sorgulamanın ardından sınır dışı edileceklerini söyledi. Kaynaklar, büyükelçiliğin söz konusu kişilere, yeniden parçalayacakları korkusuyla kimliklerini kanıtlayacak bir belge vermeyi ertelediğini bildirdi.
İslami hareketler uzmanı Hüsam Temmam, Avrupa ?daki yeni Müslümanların ve göçmenlerin üçüncü neslinin dini tercihlerini yansıtan bir kavram olarak kendilerine ?dönüşümcüler? adını veren bir çizginin yükselişte olduğunu, bu çizgidekilerin Selefi düşünceyi bütün versiyonlarıyla benimsediklerini, bu tiplerin daha çok Almanya, Belçika ve Fransa?da yaygın olduklarını kaydetti.
Temmam, üçüncü nesil temsilcilerinin çoğunun Mısır?a ve Bilad-ı Şam?a gelerek şer?i ilimleri tahsil ettiklerini, böylece İslam?ın ilk yıllarına vakıf olmaya çalıştıklarını ve dinin bozulmamış şeklinin yaşadığı dönemlere ilişkin tahayyülden beslenmeye çalıştıklarını kaydetti.
Avrupa?daki Tekfir ve?l Hicre cemaatindeki tekfir ve göç kavramlarının, Arap ve İslam dünyasında bilinen tekfircilikten farklı olarak daha çok kültürel çevreyi reddetmek anlamına geldiğini ve zorunlu olarak şiddet içermediğini, daha çok topluma egemen olan küfür düzeninden uzak dini bir seçeneğe yapışmak olduğunu dile getirdi.