DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Menderes?in astırılacağını bilen şair

İnönü?nün Menderes?i astıracağı öngörüsünde bulunan yurt dışına kaçış hazırlığı yapan şair kim?

01.11.2008 16:09:00
50. ölüm yıldönümü nedeniyle anılan Yahya Kemal Beyatlı, Paris?te tarih ve siyaset eğitimi aldığı için siyasetin ne olduğunu çok iyi biliyordu.
 
Lozan Konferansı delegeleri arasında yer alan ünlü şairin daha sonra milletvekilliği ve büyükelçilik görevlerinde bulunduğunu da görüyoruz.
 
?Siyasi ve Edebi Portreler? ve ?Eğil Dağlar? kitaplarında siyasi değerlendirmeler yaptığı yazılarını da okuyabiliyoruz.
 
Dolayısıyla Yahya Kemal?in oldukça hareketli ve renkli olan siyasi yönünü görmezden gelemeyiz. 
 
?GÖZÜMÜN ÖNÜNDE ASTIKLARI İÇİN SUSTUM?
 
Yahya Kemal Beyatlı, Osmanlı İmparatorluğu?nun başkenti İstanbul?a Üsküp?ten 1902 yılında henüz 18 yaşında bir delikanlı olarak gelmiştir. Bir yıl sonra, 1903?te Abdülhamit?in baskıcı yönetimi nedeniyle 19 yaşında Paris?in yolunu tuttu. Dokuz yıl kaldığı Paris?te Siyasal Bilgiler okudu ve Jön Türkler'in ileri gelenleriyle tanıştı. Yahya Kemal?in Paris?e gelişinin 6. yılında, 1908?te, İstanbul?da İkinci Meşrutiyet ilan edildi. Jön Türkler'in devamı olan İttihat Terakki iktidardaydı artık.  
 
Meşrutiyet?in dördüncü yılında, 1912?de, 27 yaşında bir genç adam olarak İstanbul'a dönen Yahya Kemal, 1913?te Darüşşafaka'da edebiyat ve tarih öğretmenliği yapmaya başladı. İstanbul?da yaşayan bir aydın, bir sanatçı olarak Birinci Dünya Savaşı?na ve mütareke yıllarına tanıklık etti.
 
O günleri ?Dikkat ettim, maznunların (sanıkların,zanlıların) ön safında fikir ve kalem sahipleri görünüyordu. Felaketin asıl mesulleri (sorumluları) diye onlar gösteriliyordu.? diyerek anlatan Yahya Kemal, sözüne şöyle devam ediyor: ?O günlerde vatanperver bir zata yolda tesadüf ettim. Beni tuttu, karşısına aldı. Çatık kaşlarla, kıvılcımlı gözlerle baktı. Dedi ki: ?Gözünün önünde bu kadar insan astılar, niye sustun?? dedim ki: ?Gözümün önünde astılar da işte onun için sustum.? (Eğil Dağlar, s. 246)
 
Yahya Kemal, gözünün önünde asıldıkları için sustuğunu söylüyor.. Üstat, gözünün önünde gerekçeleşen İstiklal Mahkemeleri?nin idamlarında da sustu.
 
Nihat Sami Banarlı, Meydan Mecmuası?nın 1969 yılı Haziran sayısında Yahya Kemal?in siyasi duruşunu ve tavrını anlatan ?Siyasi Nükteler? başlıklı bir makale yayınladı. Bu makalede, ?Gerçekten siyasette kin güdenlerin, ya tırmandıkları iktidarda her şeye rağmen kalmak ya da kaybettikleri iktidarı mutlaka geri almak isteyenlerin başvurdukları en kolay çare insan asmaktır. Memleketlerde ihtilalci asayiş, kan dökmekle sağlanır. Türkiye, nice münevver ve milletçe sevilen büyüklerinin sehpalarda sallanışını sık gören memleketler arasında üzgün ve tecrübelidir.? tespitinde bulunur Nihat Sami Banarlı.
 
 
BİR MUHALİF ŞAİR
 
Atatürk?ün ölümü ve İsmet Paşa?nın cumhurbaşkanı seçilmesi nedeniyle Yahya Kemal için sıkıntılı bir dönem başladı. İsmet Paşa?nın talimatıyla siyasi polisinin takibine uğradı.
 
Yakın dostlarından Nihad Sami Banarlı, Yahya Kemal?in şiirlerini bir kitapta toplamak istediğini ama ölünceye kadar sudan bahanelerle bunu hep ertelediğini anlatıyor. Yahya Kemal?in şiirleri ve yazıları, ölümünden sonra, ancak 60?lı yıllarda kitaplaştırılabildi.
 
Nihat Sami Banarlı aynı yazısında ?İkinci Dünya Harbi yıllarında Türkiye çok fena idare olunuyordu. Millet açlıktan, sıtmadan, veremden kırılıyordu. Harbe girmiş kadar çok insan kaybediyorduk. Memlekette dine cephe alınıyor, mekteplerde sol propaganda yapan tek kitaplar okutuluyordu. Çok yanlış bir gençlik terbiyesiyle milli kültürümüz sistemli bir şekilde yıkılıyordu. Aynı yıllar Türk köylüsünün yerli yersiz dayak yediği yıllardı.Bunları ızt ırapla takibeden bir kaç kişinin tek teselliyi Yahya Kemal?in şiirlerinde buldukları bir gün şair dayanamadı: ?Bu iş yanlış oldu, dedi, memleketi ben idare edecektim, şiiri de İsmet Paşa yazacaktı. Hiç olmazsa o zaman yalnız şiir mahvolurdu.? diye anlatır..

Yahya Kemal, ünlü bir şair olarak yaptığı nüktelerle dönemin iktidarına etkili bir muhalefet sergiliyordu. Sözleri, dilden dile dolaşıyor, ülkenin dört bir köşesinde konuşuluyordu. Nihat Sami Banarlı yazısında Yahya Kemal?in siyasi ve muhalif tavrından bir örnek daha verir: ?Yine o yıllarda bir gün şu son asırda Türkiye?nin başına gelen felaketler üzerine konuşuluyordu. Müzmin Moskof harpleri, Balkan ihtilalleri, İttihat ve Terakki Fırkası, Balkan Harbi, Birinci dünya Harbi?nde Ülker boyu vatan kaybedişimiz, bizi biraz güldüren İstiklal Harbi?nden sonra Lozan?daki siyasi mağlubiyetimiz, açlık, sefalet, verem, sıtma, türlü yolsuzluklar, hak isteyen köylüye dayak..Bunlar hep memleketin BAŞINA GELENLER olarak birer birer hatırlanıyordu. Aynı tarihte memleketin başında, hem de Milli Şef ünvaniyle bir de İsmet Paşa vardı. Yahya Kemal durdu durdu da birden dedi ki: ?Bu son asırda Türkiye?nin başına gelenlerden biri de İsmet Paşa?dır.?
 
Nihat Sami Banarlı?nın bu makalesinden ?Milli Şef? İsmet İnönü?nün Yahya Kemal?i etkisiz hale getirmek için çaba serfettiğini de öğreniyoruz: ?Yine o günlerde Yahya Kemal?e merhum Avni Başman bir haber getirmişti: ?İsmet Paşa Nurullah Ataç?ı senin aleyhine yazı yazmaya memur etmiş. Bunu bana gizlice söylemek zorunda kaldı Ataç.? Bu haber tahakkuk etti. Ataç?ın bir zaman hayranı olduğu Yahya Kemal?e şiddetli hücumları başladı. Bu hücumlarda şairin bilhassa şiiri kötüleniyordu. Buna karşın Yahya Kemal sadece şunu söylemişti: ?İsmet Paşa devrinde memleket benim şiir söylediğim kadar olsun iyi idare edilseydi Türkiye cennet olurdu.?
 
Atatürk?ün biyografı ve İsmet Paşa?nın yakın adamı gazeteci Falih Rıfkı Atay Yahya Kemal?in ölümünden sekiz yıl sonra şöyle yazacaktı: ?Yahya Kemal Osmanlı emperyalizmi destancısıydı.? 
 
?İNÖNÜ MENDERES?İ ASTIRACAK!?
 
Yahya Kemal Beyatlı, 2 Aralık 1884'te Üsküp'te dünyaya geldi ve 1 Kasım 1958?de Rahmet-i Rahman?a yürüdü. 20. yüzyılı şekillendiren iki dünya savaşının yaşandığı, Osmanlı İmparatorluğu?nun yıkılıp yerine Türkiye Cumhuriyeti?nin kurulduğu, önce tek parti, sonra da çok partili yönetime geçtiğimiz uzun bir siyasi döneme tanıklık eden 74 yıllık bereketli ömrü, hayat hikayesine yakın tarihi yansıtma özelliği de kazandırdı.
 
Yahya Kemal, Lozan dönüşünde politikaya atıldı. 1923?te Urfa milletvekili oldu ama Cumhuriyet devrimleri döneminde diplomat olarak yurt dışındadır: 1926?da Varşova?da ve 1929?da Madrid'te Büyükelçi olarak görev yapan Yahya Kemal, 1931?de Madrit'teyken Lizbon elçiliğini de yürütmüştür. 1934-35 yıllarında Yozgat , İkinci Dünya Savaşı?nın da yaşandığı dönemde, 1935-1943 yıllarında Tekirdağ ve 1943-1946 döneminde de İstanbul milletvekilliği yaptı. 1949?da Pakistan Büyükelçisi iken emekli olmuştur.
 
Atatürk?ün dostları arasında gördüğümüz Yahya Kemal, İsmet İnönü döneminde 10 yıl politika yapmıştır. Bu dönemdeki muhalif duruşu ve tavırlarıyla milletimizin gönlünü fethetmiştir. Ömrünün son on yılında ise tamamen kültür sanat çalışmalarına yoğunlaşmıştır.
 
Nihat Sami Banarlı sözkonusu makalesinde Yahya Kemal?in İsmet İnönü?nün Menderes?i astıracağı öngörüsünde bulunduğunu ve ikinci bir İnönü dönemini yaşamak istemediği için yurt dışına kaçış hazırlıkları yaptığını anlatır: ?Bir gün de Yahya Kemal, bana inanamadığım bir şey söyledi: ?İsmet Paşa, bu Menderes?i bir gün düşürecek ve hatta astıracaktır. Bunu da ordudaki müfrit İsmet Paşa hayranlarına yaptıracaktır. İktidarı bu şekilde alacaktır. Fakat ben o zaman Türkiye?de olmayacağım. Yeni bir İsmet Paşa idaresine dayanacak kadar genç değilim.? Hayretle ne yapacaksınız? diye sordum: ?Bir miktar döviz biriktirdim Avrupa?ya gideceğim.? Kulaklarıma inanamıyordum. ?Cihan vatandan ibarettir itikadımca? mısraının şairini son demlerinde vatandan kaçıracak kadar ona dehşetli görünen şey ne idi? Fakat bu sözleri galiba doğruydu. Vefat ettiğinde Park Oteli?ndeki kasasından Türk parası yerine mühim miktarda döviz bulunduğunu gördük. Arkasından da dediği gibi oldu: Menderes asıldı ve İnönü iktidara geldi.?
 
Yahya Kemal Beyatlı, hiç evlenmemişti ve ömrünün son yıllarını Park Otel'de geçirmişti. 1957 yılında tutulduğu müzmin bağırsak kanamasının tedavisi için Paris'e gitti; ancak iyileşemedi ve bir yıl sonra aynı hastalıktan kaldırıldığı Cerrahpaşa Hastanesi'nde, 1 Kasım 1958 yılında vefat etti.
 
On sekiz ay sonra 27 Mayıs 1960 askeri darbesi yapıldı. O günden sonra da Türkiye sürekli ?ihtilalci asayiş? ile yönetildi. Yahya Kemal?e yurt dışına kaçma hazırlıkları yaptıran öngörüsü fazlasıyla gerçekleşmişti.
 
Mustafa Yürekli - Haber 7
 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş