$

Dolar

45,3686

Euro

53,4903

£

Sterlin

61,8761

Frank

58,4591

Gram Altın

6.888,2900

Bitcoin

3.636.857

$

Dolar

45,3686

Euro

53,4903

£

Sterlin

61,8761

Frank

58,4591

Gram Altın

6.888,2900

Bitcoin

3.636.857

Kültür-Sanat

Bir dogmayı kurtar(ama)mak... / ÖZEL

Bir dönem Kemalizm ile dogma haline getirilen Atatürk bu kez insani bir ideal olarak sunulmaya çalışılıyor.... Araştırmacı Yazar Fatih Tezcan Timeturk için değerlendirdi...

30.10.2008 - 10:03
Timeturk Editör
Bir dogmayı kurtar(ama)mak... / ÖZEL
Fotoğraf: Arşiv

Fatih Tezcan / TIMETURK

?Bu belgelere ulaşmak için 15 senemi verdim?Uzun süre güven testlerinden geçtim?Böylelikle demir kapılar açıldı ve onlara ulaştım?Bu ülkede şöyle baştan sona bir Atatürk Filmi yapılamamıştı, bi? yapalım dedim?? diyordu alkışlar eşliğinde Mustafa filminin yapımcısı Can Dündar?

Bu sözler, Kemalizm?in tabana yayılması adına ve biraz da sempatik Cumhuriyet Çocuğu Can?ın hatırına verilmesini umduğum bazı önemli ?arşiv tavizleri?nin işaretiydi sanmıştım?

Gitmeye karar verdim filme gerçi ama, açıkçası, ceplerinden alınan paralarla havaya atılan fişeklere ağzı açık bakan kalabalıkların arasından Bağlarbaşı?ndaki sinemaya çıkarken ?bu adam populizm yaptıysa boşa gidiyoruz? fikri de yok değildi hani kafamda...

Çünkü konuyla alakalı taradığım yüzlerce çalışmadan sonra biliyorum ki bu ülkede, hakikatlerden çalmamak kaydıyla, ne Mustafa filmi yapılabilirdi ne de Kemal?

Ve gördüm ki Atatürk?ün ölümünün ancak 70. yıldönümüne yetiştirilebilen ilk hayat hikayesi anlatımı çok kötüydü?

Lafı gevelemeden ifade edebilirim ki Can Dündar?ın ?Mustafa? filmi tam bir fiyasko!

Bunun nedenleri pek çok tabi ama başlıcaları,

Filmde olanların umulanların yarısı bile olamaması,

Filmden eksik edilenlerin toplamının, seyircide ?hala her şeyi saklıyorlar? dedirtecek ölçüde çok olması,

Filmdeki bazı özel hayat bilgilerinin abartılarak ve resmen kötü bir biçimde verilmesi,

En neti de filmin fikri bir altyapıya oturmamış görülmesiydi?

Bilinçli yüz kişiye ?Bu film neye hizmet etti?? diye sorduğunuzda alacağınız cevapların büyük çoğunluğu ?rahatsız edici bir duygu sömürüsü, çokça kafa karışıklığı ve hatta ikilemler? olacaktır?

Yönetmen, Flashback ile ?Dört Mevsim? tablosundan Selanik?e giderek hikayeyi anlatma fırsatı veriyor kendisine?

Zübeyde Hanım?ım Ahmed adındaki çocuğunun cesedinin gömülü olduğu sahilden bir fırtınada dalgalar sayesinde açığa çıkmasının ve çakallarca parçalanmasının anlatımı özenle seçilmiş ?

?Kader dediler Mustafa?ya ama kabul etmedi!? ?

Filmde yok gerçi ama Mustafa?nın ?Atatürkleşirken geçirdiği ateistleşme dönemi?nde ?Kaza, kader, talih, tesadüf deyimleri Arapçadır ve Türkleri ilgilendirmez? dediğini zaten biliyoruz?

Kargaları kovalaması, ileride düşmanları kovalayacağının işareti ve hatta Kaymak Hafız?ın dayağı, 80 senedir İslami eğitim sisteminin nefret ettiriciliğine inandırmak için birer subliminal mesaj olarak kullanıldı ve filmde de var?

Can Dündar?ın en güvendiği materyaller ilk defa açıklanan ?Mustafa Kemal?in notları?ydı şüphesiz ?

Her gün her saat ağladığını yazdığı ilk not veya parasızlığını tesbit ettiği ikincisi , ?insanlaştırılmaya çalışılan Atatürk?ün gençliğinden seyirciye taşınıyordu?

Bu arada Atatürk?ün Willhelm bıyıklarından tutun da aşkını ifadesini aktarırken girilen gereksiz detaylara kadar hemen her ayrıntıda, Can?ın, Atatürk hakkında hemen hiç bir şey bilmeyen halka, Atatürk hakkında konuşma liyakati olan kişilerin başında Can Dündar?ın olduğu yargısını aşılama? telaşı seziliyordu?

Bunu ne kadar hakkettiğini eleştiriler karşısındaki duruşundan biraz anlayabileceğiz?

Normalde bir filmde olanlar eleştirilir olmayanlar fazla değil evet ama konu milyonlarca kişinin hayatını düzenleme iddiasında ve zorlamasında olan bir düzenin kurucusu olduğunda olmayanların neden olmadığı sorusu tabiî ki haklı olarak bizlerce soruluyor?

Filmde olanları, notların dökümlerini zaten medyada bulabileceksiniz ama filmde olmayanların dökümünü saymaya kalksak bir değil yüz yazı yetmez?

Bir defa Mustafa Kemal?in neden ismini önceleri M.Kemal sonraları K.Atatürk olarak yazdığı, yani ?Mustafa? yı neden yazmadığı yok?Öyle ya?Orjinal adı Mustafa varken neden Mustafaizm falan değil de riyaziye hocasının işgüzarlığından gelen isme müsned Kemalizm, bu yok?

Selanik?teki ev var ama öncesi yok?

Daha Mustafa?nın gerçek doğum tarihi dahi yok?

?Evlendi? diyor ve geçiliyor mesela ama Latife Hanım ile olan nikahta esasen imam yok, dua yok ve bunlar filmde yok?

8 yaşındaki Abdurrahim?i evlatlık aldığı var ama ileride Atatürk?e olan benzerliğinden dolayı gazetecilerce sıkıştırılan Abdurrahim?in verdiği cevap yok?

?Annesi öldü? diyor film ama annesinin mezarına yapılan klasik İslami mezarı neden istemediği ve koca taşı dağdan alıp mevtanın üstüne neden koydurduğu yok?

Ankara?ya gelişinde seymenlerin karşılaması bile var ama Ankara?yı tercih nedeni yok?

Ankara?nın nasıl modern bir başkent olduğu vurgulanıyor ama bunun o zamanki zaten çok fakir olan devlet bütçesine olan darbesini gösteren rakamlar yok?

Mustafa?nın, o dönemde İstanbul?dan gelen ?vatan hainidir, katli vaciptir? fetvasının duygu ve düşünce dünyasındaki negatif etkileri sığır sürüsüne kadar anlatılıyor ama aynı dönemde başka neler yaptığı, kimlerle görüştüğü yok?

Mustafa?nın ?İnsan tabiatın her şeyden büyük ve aslında her şey olduğunu anladığında?? demesi var ama ?o zaman insanı kim Yarattı? Hazreti Muhammed kim?? gibi ortalama vatandaşın soracağı soruların cevabı yok?

Bunların cevabı o Mustafa?da uzun uzun vardı ama bu Mustafa?da yok...

Sayılamayacak kadar çok ?önemli ve gerekli? şey, hem de teğet geçilmesine rağmen alınmamış.

Yani sıradan insanların bunları öğrenme fırsatı yine harcanmış?

Yok yok yok?

Bu filmi ilkokul İnkılap Tarihi derslerinde veya bazı askeri okullarda gösterilebilecek sığlıkta bir Powerpoint gösterisi olmaktan çıkaran bir şeyler olmalıydı?

Ama yok?

Belki, ?Kemalizm?in tanrılaştırılmış ve çağdışılaştırılmış Kemal?inin yanına veya yerine ?biraz daha insan? Mustafa?nın ikame denemesi? olarak betimlenebilir ve bu yapımcının da istediği bir şeydir?

Ama işte tam burada özel hayat aktarılmak istenirken hem aşırıya kaçılmış hem de tarih araştırmacılarının ?sadece bu kadarını mı anlatacaktınız?? taaccübüne ve tebessümüne muhattab olunma riski göze alınmış olmuyor mu??

Öyle ki sonlara doğru ?kötü bir Fransız Kara Film? andırması bile söz konusu Mustafa?nın?

Burada ?amatör sinema eleştirmenliğine? mola verip ifade etmek zorundayım ki,

Dini reddettiğinden dolayı dinin ?tedrici/aşamalı devrim metodunu? zaten kaale almayan resmi ideoloji, pozitivist bir atakla dinin yerine yerleştirdiği bilimin dahi ?sosyal platformlarda köklü değişiklerin uzun zamanlar alacağını/alması gerektiğini? ifade eden verilerini göz ardı etmiş ve itiraf ettiği şahsi ihtirasların etkisiyle kıyım metodu belirlemiştir ve üstüne üstlük bu sözünü ettiğim itiraf da filmde var!

Ha siz, bu muhteris devrimlerin neden olduğu toplumsal travmanın etkileri geçmek üzereyken yine bu sistemin dayatmalarının ülkenin önünü kestiğini görecek ve kalkıp ?Tamam, rahat olun, bakın Kemal gitti, Mustafa geldi, hem o da sizin gibi rakısında, gece hayatında, hadi seyredin ve sevin? diyeceksiniz öyle mi?

İşte filmi fikirsel altyapısında havada bırakan bu durumdur.

Üstelik bu yapılmaya çalışılırken iç tutarlılık da yok.

Hani en popüler yalanı, ?Atatürk de Müslümandı?yı kullanırsınız ve bunun üstüne bir film yaparsınız da anlarız?

Nasılsa bunun için elleri dua pozisyonunda onlarca karesi, Balıkesir Zağanospaşa hutbesi gibi birçok ?erken dönem Kemalizm? materyali de mevcut?

O da yok?

Lisede ilk sınıfta kızlar ve içki yüzünden notların kırık gelmesi?

Her gün 3 paket sigara ve bir büyük rakı ?

İnce saz ve sabahlara kadar ya içki sofrası ya bilardo?

Bunlar ve nicesine ?tabiatın her şeyden büyük ve aslında her şey olduğu? fikrini, emperyalist basında oryantalizm kokan övgü dolu ifadelerle süslü ?İslami düzeni nasıl kısa zamanda kaldırdığına? dair yazıların özenle alınmasını ve bu uğurdaki diktatörlüğünün dahi altının çizilmesini eklediğimizde, istemeden olsa düşünmeye başlıyoruz?

Acaba birileri, özellikle genç nesillere, filmin sonlarındaki bir ifadeyle ?Eğer Atatürk?ü sevecek ve örnek alacaksanız ?tanrının krallığını gökyüzüne kendi hakimiyetini yeryüzüne hakim kılan? Mustafa Kemal Atatürk?ü yakından tanıyın ve öğreninki, ateist kimliği, seküler hayatı, devrimci metodu ve devrimleri korumada diktatör olarak anılmaktan dahi korkmayan tavrıyla örnek alın? mesajı mı vermek istiyor?

Biliyoruz ki bu ülkede bunu da açıkça ifade eden birileri var?

Darbeci diktatöryal zihniyet, Ergenekon ve Perinçek sadece birkaç örnek?

Eğer Can Dündar da böyle bir şeye niyetli ise, belki bu kendi içinde tutarlı bir görüştür, zira devrimler o dönemdeki global sekülerist-ateist-pozitivist fikir ve güç yapısından ilham ve destek almıştır ve laisizm bunun sadece işletme sistemidir, doğru ama?

Ama bu hareket tarzı, inançlarına ve toplumsal kodlarına indirilen demir pozitivist yumrukların yaşattığı travmanın sonrasında stres bozukluğu yaşayan Türkiye ve izahtan vareste mevcut konjukturu paylaştığımız dünya ölçeğinde marjinal kalmaya mahkumdur.

Yada diğer bir ifadeyle hasta yatağında daha önce kendisine suikast planladığı histerisine kapıldığı insandan başka çağıracağı kimse kalmayacak kadar yalnız kalan Mustafa kadar yalnız kalmaya?

Anlaşılan o ki Can Dündar henüz bunu anlayabilmiş, yol haritasını çizebilmiş değil?

Uhreviyat hatırlatan ve sanki halka daha bir yakınmış gibi duran Mustafa isminin, tükenme noktasına gelen Kemalizm için yedek ve yeni imaj çalışması olarak kullanılması söz konusu ise bu, John Dewey?den alınan pragmatizm derslerine sadıktır ama bu halk her ne isim olursa olsun herhangi bir dayatma sürecine o veya bu şekilde sokulmaktan artık çok uzaktır!

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın