DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

18,0969 ₺

EURO

18,2803 ₺

ALTIN

1.021,37 ₺

BİST

3.020,01 ₺

Yahudilikle 'alay eder' gibi Yahudi devleti

Haham Firestone, İsrail?in yaptığı yerleşim yıkımlarının Yahudilikle ilgisi olmadığını belirtti ve sordu: ?Eğer Yahudi değerleri olmayacaksa Yahudi devleti ne işe yarar??

23.09.2008 23:01:00


Haber Merkezi / TIMETURK

İsrail?in işgal ettiği Doğu Kudüs?te, kendi yaptıkları dahil tüm uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak yerleşim yıkımları devam ediyor. Amerika?da yaşayan Haham Tirzah Firestone*, Common Ground için, Kudüs?ten Filistinli dostlarından aldığı bir yıkım haberi üzerine konuyu değerlendirdi.

İsrail devletinin bir anlamda kuruluş gayesi olan ?Yahudiliğe? aykırı olduğunu, Tevrat?tan ayetle de ispatlayan Haham, ?Eğer Yahudi değerleri olmayacaksa Yahudi devleti nedir ki?? diye sordu. Haham Firestone?un yazısını TIMETURK için tercüme ettik.

İRONİK YAHUDİ DEVLETİ

Geçtiğimiz hafta Mira?dan aldığım bir mektupla donakaldım. Doğu Kudüs Beyt Hanina?daki evinin yanındaki 7 ailenin yaşam alanı 4 katlı bina gözleri önünde yıkılmış. Mira, sınır polisi, ambülansları, itfaiyeleri ve polis arabalarının caddeyi kapatmasını ve Ebu Ayşe?nin evini sarmalarını anlatıyor. İçerdekileri zor kullanarak çıkartmışlar, direnenlerin dövmüşler ve sonra da hastaneye götürmüşler.

Doğu Kudüs?te ev yıkılışlarının yüzlercesi olur ve bunlardan birine gözlerimle şahit olmuştum. İstenmeyen sakinlerinin evlerini yıkarak Kudüs?ün demografisini yönetmekle ilgili İsrail?in politikasıyla dehşete düşmüş bir haham olarak, kayıplarının tesirindeki kurbanları ziyaret etmek ve mahrum edilmişlere, geçmiş olsun demek benim görevim gibi hissettim. Ebu Ayşe ve onun gibi onlarcası tabi ki ne terörist ne de entrikacı sadece Arap nüfusunu sınırlamaya çalışan bir şehirde ?kanun dışı inşa etmiş? basit insanlar.

Bu tür olaylara yabancı olmasam da, Mira?nın mektubundaki tarif ettiği zulümden dolayı hasta oldum. ABD başkanlık yarışı ve Pekin Olimpiyatları?yla ilgili haberler ve yorumlarla doldurulmuş olduğumdan, bu haber beni duygusal hatıralara gark etti: kokular, sesler ve Kudüs?ü ziyaretlerimden bildiğim semtin yeri ve sadece bir işgal hakkında derin düşünceler, tabi gerçekte böyle bir şey varsa.

Mira ve komşularının matem tuttuğu Doğu Kudüs?ün ötesinde, Filistinli çiftçiler İsrail yerleşimlerinin ve sadece Yahudilerin kullanacağı yolların genişletilmesi ile Batı Şeria?da sinsice ilerleyen her yerde hazır ve nazır Ayrım Duvarı?nın tamamlanması için topraklarının buldozerler tarafından dümdüz edilişini sessizce seyrediyorlar. Bu yaz Nablus, Cenin, el Halil ve hatta Beyt Lahim gibi kasabalar, gettolar gibi kilit altında, geceleri baskınların terörüne ve gündüzleri de güvenlik noktalarında sonu gelmez insanlık dışı kuyruklara mahkum edildiler. Kalkilya?yı düşünüyorum, 45 bin kişinin yaşadığı kasabayı. Binlerce insan giriş ve çıkışlarda ağır korunan bir kapıdan geçmek zorunda. Kumlu yolları günde birçok kez temizlenir böylece askerler izlere bakarak kimsenin kaçmadığından emin olabilir.

Soykırım kurtulanlarından bir aileden gelen biri olarak, İsrail?in güvenlikle ilgili endişelerini anlıyorum. Ancak yine de işgalin bu resimlerindeki tutarsızlıklara ve atalarımızın hayatlarıyla koruduğu ahlaki değerlerin üzerine Yahudi güvenliğinin konulmasındaki ikileme sinirleniyorum. Bağımsız ve güvenlikli bir Yahudi devleti kurulması hakkının açık ve sorgulanamaz olduğuna inanıyorum. Ancak bu güvenliğin elde edilmesi en asil Yahudi akidelerimize ters düşmemeli.

El Halil?e gittiğimde yerleşimde Sabbath?dan, İsrailli yerleşimcilere Filistinli çocuklar Cumartesi günü okuldan çıktıklarında atabilsinler diye taşların dağıtıldığını duyduğumda; Filistinli dostlarım Hani ve Rema ile oturup, yerleşimcilerin saldırılarından korunması için çocuklarının metal kafeste oynamalarını seyrettiğimde; Beyt Lahim?deki Hıristiyan dostlarımın evlerinin penceresinden zeytin bahçelerinin bir hektarının daha tepedeki yerleşim için alındığını gördüğümde, tek bir karşılık verebildim. Acıyla yutkunarak, söyleyebildiğim tek şey şu oldu: Çok üzgünüm. Lütfen bana inanın, bu Yahudilik değil!

Umarım, Yahudilikte insanın itibarının aşırı kutsal ve dokunulmaz olduğunu belirtmek lüzumsuzdur. Her insan, Yahudi ve Musevi olmayan herkes aynıdır ve Kutsal Olan?nın yaratışı olarak algılanmalıdır. Bu nedenle, ?diğer?inin onuru bizim en yüksek değerlerimizdir. Size benzemeyebilir ya da sizin gibi davranmayabilir. Önünüze çıkabilir ve hatta siz ve aziz planlarınız arasında durabilir. Ne olursa olsun, ?Eğer bir yabancı sizin toprağınızda size misafir olursa, ona kötü davranmayacaksın. Seninle beraber yerleşen sizin aranızda doğan gibi olacak ve onu kendinizi sevdiğiniz gibi seveceksiniz. Siz Mısır toprağında yabancı olanlar; Ben sizin Tanrı?nızım (Levicutus 19:33-34)?.

Yüzyıllar boyunca evsiz ?diğerleri? olarak yaşayan insanların bugün bu kadar unutkan olmaları çok acı bir ironidir. Nasıl bir Yahudi devletini savunuyorsak Yahudiliği de aynı şekilde savunmalıyız. Nihayetinde ifade ettiği değerler Yahudilere ait değilse, Yahudi devleti nedir ki?

*Yazar ve psikoterapist Haham Tirzah Firestone, Colorado Boulder?de Nevei Kodesh?in ruhsal lideri ve Filistinli-Yahudi Dinleme Çemberi?nin de kurucusudur.

 

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş