DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

17,9386 ₺

EURO

18,2589 ₺

ALTIN

1.024,17 ₺

BİST

2.913,30 ₺

Sahra kadını başarıyor

Güney Batı Cezayir'de, Sahara?nın pek de hoş olmayan bir köşesinde 200 bin insan evlerinden, Batı Sahara?dan uzakta sürgünde yaşıyor.

19.09.2008 15:02:00


Eski bir İspanyol kolonisi olan Fas 1972?de ülkelerini işgal ettiğinde, Saharalılar sınır dışına sürüldüler. O zamandan beri, 16 yıl süren savaş direnişi ya da Birleşmiş Milletler referandumunun taahhütleri hiçbir yere varmadı ve Cezayir?in Tindouf kenti yakınlarındaki 4 mülteci kampı bir çadır kente dönüştü. Bu arada mülteci olarak yaşarken, bir yandan da eğitim aldılar ve bazıları oldukça nitelikli bir seviyeye ulaştı. Fakat tek bir dezavantajları var: Yetenekleri ve diplomaları heba olacak. Çünkü iş bulamıyorlar.

Eğitim almak onlar için ayrıcalık

Güney Batı Cezayir?deki mülteci kamplarından birinde, bir film semineri. Seminer hem kum fırtınasından koruyan hem de film üretimini öğrenme şansı tanıyan bir kulübede gerçekleşiyor. Katılımcıların çoğu kadın ve çok hevesliler. Onlar, Batı Saharalılar arasında eğitim alan ilk kişiler ve bu ayrıcalığı ciddiye alıyorlar. Hajetna da onlardan biri:

?En başından beri ailem beni eğitim konusunda teşvik etti. Fotoğrafçılık okumadım çünkü bunun için zaten doğal bir yeteneğim var. Cezayir?de editörlük ve prodüksiyonu öğrendiğim bir medya enstitüsünde okudum. Mezun olduktan sonra, kampa geri döndüm ve bazen buradaki gençlere film tekniklerini öğretiyorum. Kendimi şanslı hissediyorum çünkü bu şekilde teşvik edilen bir nesil içinde doğdum, başka alanlarda benden daha eğitimli pek çok kız var.?

Sürgün eğitim kapılarını açtı

Dahjla, her birinde 50 bin insanın yaşadığı dört mülteci kampından biri. Diğer üçü Tindouf kentine yakınken, Dahjla çölün içerisinde, şehirden 5 saat uzaklıkta ve herhangi bir yola ulaşmak da 2 saat alıyor. Kamplar 30 yıl once, Fas işgalinin ardından kuruldu, binlerce kadın ve çocuk sınır dışı edildi. Ancak bir şekilde bu sürgün Saharalı kadınlara da eğitim kapılarını açtı.

Kampın radyo istasyonunda çalışan 31 yaşındaki Lala yaşadıklarını şöyle anlatıyor: ?Savaş süresince kadınlar doktor olarak çalıştı, yaralılara baktı, çocuklarını eğitti, onlar aynı zamanda polis ve gazeteciydiler de. Pek çok role sahiptiler. Savaş onlara öğrenme hırsı verdi ve kendilerine değer vermeyi öğrendiler. Saygı ve eğitim isteyenler kadınların kendileriydi. Kendilerini okumaya, okula, üniversiteye gitmeye ve uzmanlaşmaya iten de onlardı.?

Çoğu yurt dışında okuyor

Kampta meslek okullarının yanı sıra İngilizce, İspanyolca, bilgisayar ve sanat eğitimi sınıfları da mevcut. Saharalı insanların sürgün hükümetinin bir de kültür bakanı var. Khadija Hamdi, İspanyol kolonisi altındayken kadınların tamamının okuma yazma dahi bilmediğini söylüyor. Şimdi okulları da var. Ve çatısında Batı Sahara bayrağı dalgalanıyor. Öğrenciler kızlı erkekli okuldan dönüyorlar. Temel eğitim 11 yaşın altındaki her Saharalı çocuk için zorunlu. Temel eğitimin ardından bazıları kampın yatılı okulunda okuyor ancak çoğu Küba, Libya, Cezayir, İspanya ve hatta Rusya?da eğitim almayı tercih ediyor.

Tıpkı Lala gibi: ?Ben Libya, Cezayir ve Rusya?da okudum. Sahara hükümeti ben ve diğerleri de dahil bir grup kızı Rusya?da okumak için seçti. İlk yıl Rusça öğrendik. Daha sonra beş yıl telekomünikasyon mühendisliği eğitimi aldığım Moskova?daki üniversiteye gittim.?

Vekillerin yüzde 33'ü kadın

Bugün kampta doğanlar arasındaki okur yazarlık oranı yüzde 95. Bu kamp, Afrika?daki en eğitimli topluluk. Ve Kültür Bakanı Khadija Hamdi bu eğitimin etkilerinin politikada da göründüğünü söylüyor: ?Parlamento seviyesinde en önemli şey, seçilen vekillerin yüzde 33?ünün kadın olması. Ve yerel düzeyde, liderliklerin yüzde 100?ü kadınların elinde. 17 bakanlığımızın 3?ünü kadınlar yönetiyor.?

Saharalılar?ın geleneksel Arap müslümanı olduklarını düşünürseniz bütün bunlar büyük bir başarı öyküsü. Ancak kadınlar başarılarına karşın yine de güçlükler yaşıyorlar. İş bulmakta zorluk çekiyorlar. Erkekler Cezayir?de kolaylıkla iş bulabilirken, kadınlar için aynı şey söz konusu değil. Ve yeşil kart almak da onlar için çok zor. Lala karşılaştıkları zorlukları anlatıyor: ?Belli bir dereceyle mezun olan pek çok kadın var ancak onlar için iş yok. Örneğin ben, telekomünikasyon mühendisliği mezunuyum ancak burada kamptaki radio istasyonunda çok basit şeyler yapıyorum. Hepimizin mezun olup iş sahibi olarak ülkemize geri dönme ve onu yeniden inşaa etme hayalleri vardı. Ancak hayal kırıklığına uğradık.?


DW

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş