DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

16,9942 ₺

EURO

17,4743 ₺

ALTIN

963,63 ₺

BİST

2.371,25 ₺

Avrupa, Gladio ile tam olarak yüzleşemedi

İsviçreli tarihçi ve Gladio uzmanı Dr. Daniele Ganser ile İtalya'daki Gladio'dan Türkiye'deki Ergenekon'a uzanan çarpıcı bir röportaj...

16.08.2008 09:44:00

 

Ergenekon çetesinin, 90'lı yıllara kadar Avrupa ülkelerini kasıp kavuran yasadışı gizli örgüt Gladio'nun uzantısı olduğu ve Ergenekonculara dönük operasyonun zamanında Gladio'yu ortadan kaldıran İtalya'daki Temiz Eller Operasyonu'na benzetildiği ve ortalığa her gün birbirinden çarpıcı belgelerin döküldüğü şu günlerde Zaman'a konuşan İsviçreli tarihçi ve Gladio uzmanı Dr. Daniele Ganser, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ganser'e göre, Gladio ya da ona benzer oluşumlarla mücadele sanıldığı kadar kolay değil ve her ne kadar temizlendiği söylense de, Avrupa ülkeleri bile içlerindeki Gladio uzantılarının akıbetinden tam olarak emin değil. Halen Basel Üniversitesi'nde tarih dersleri veren ve aralarında 'NATO'nun Gizli Orduları/NATO's Secret Armies)'nın da bulunduğu bir dizi kitap yazmış olan Dr. Ganser ile İtalya'daki Gladio'dan Türkiye'deki Ergenekon'a uzandık.

Gladio neydi, ne için kurulmuştu?

NATO ülkelerinde, tamamen gizli ve karanlık bir yapılanması vardı. Uzun yıllar hiç kimse varlıklarından haberdar olamadı. Amerikan gizli servisi CIA ile İngiliz gizli servisi MI6 tarafından kurulup, NATO tarafından koordine edildi. Gladio ise bunun İtalya'daki ayağına verilen isimdi ve İtalyan gizli servisi SISMI'nin bir uzantısı olarak çalışıyordu. Bu gizli ordular, muhtemel bir Sovyet istilasında düşman hatlarının gerisinde komünistlerle savaşmak ya da muhtemel bir Sovyet etkisini sınırlamak için ülkelerin siyasi yapısını manipüle etmek için tasarlanmıştı.

Nasıl çalışıyor, ne tür faaliyetlerde bulunuyordu?

Bu gizli yapılanmaların gizli cephanelikleri vardı. Tüfekler, cephane ve patlayıcılar. Ordudan ve istihbarat servislerinden devşirilen elemanları örtülü operasyonlar ve çatışmalarda kullanılmak üzere eğitildi. İnanması zor ama, Almanya gibi bazı ülkelerde, aşırı sağcılar ve Nazi Partisi üyeleri bile bu gizli ordularda istihdam edildi! İtalya gibi bazılarında ise, bu gizli ordular, korku atmosferi yaratmak ve bazı politikacıları itibarsızlaştırmak üzere sivilleri hedef alan bombalı saldırılar gerçekleştirdiler ve bunun için de teröristleri kullandılar.

Gladio ile mücadelede dönüm noktası ne oldu? Özellikle ne ya da kim, Avrupa'nın Gladio ve benzerlerinden temizlenmesine giden yolu açtı?

Dönüm noktası, 1990'da; İtalyan savcı Felice Casson'un İtalyan askeri gizli servisi arşivlerinde, tüm Batı Avrupa ülkelerinde faaliyet gösteren Gladio ve türevlerinin varlığını ve bunların CIA, MI6 ve NATO ile bağlantılarını gösteren belgeler bulmasıyla yaşandı. Casson'un uyarısıyla harekete geçen İtalyan parlamentosu bu gizli yapılanmaları soruşturdu ve bunların terörizmle bağlantılarını ortaya çıkardı. Bunun üzerine Başbakan Giulio Andreotti, İtalya'daki bu gizli yapılanmayı kabul etmek zorunda kaldı. Yoğun baskı altında kalınca da, bu gizli yapılanmanın sadece İtalya'da değil, tüm Batı Avrupa ülkelerinde olduğunu açıklayarak kendisini savunmaya çalıştı. Bunun üzerine Yunanistan, Fransa, İspanya, Portekiz, Norveç, Almanya, Belçika, İsviçre, Lüksemburg ve diğer ülkeler, kendi içlerindeki bu gizli örgütleri ortaya çıkardılar. Avrupa Parlamentosu'nun tüm üye ülkelere, Gladio ordularını ve bunların Avrupa'daki terör olaylarıyla bağlantılarını soruşturma çağrısı yapmasına rağmen, çoğu üye ülke ayak diredi. Sadece İtalya, Belçika ve İsviçre detaylı bir meclis araştırması yaparak, sonuçlarını kamuoyuyla paylaşma yoluna gitti. Düşünün Lüksemburg bile kendi Gladio'suyla ilgili raporu ancak 2008 Temmuz'unda açıklayabildi. Özetle; Gladio tarihinden kurtulmak uzun zaman oluyor. Kaldı ki, halen bile hikâyenin tamamını bilmiyoruz...

Bu süreçte, kendi Gladio'suyla yüzleşen ülkelerde, medya, politikacılar güvenlik örgütleri nasıl bir rol oynadı?

Bu gizli orduların dağıtılması ve soruşturulması çok karışık bir süreç. Çünkü 'Gizli Gladio ordusunu lağvettik' deseniz bile, ertesi gün aynı kişiler ve aynı stratejiyle, farklı bir isim altında yola devam etmeniz mümkün. Burada asıl mesele, medya, politikacılar, ordu ve istihbarat servislerinin, Gladio meselesine yakından bakmakta isteksiz ve hatta çekimser oluşu. Bugün bile bu gizli orduların komutanlarının hepsinin isimlerini ve yaptıkları operasyonların tarih ve içeriklerini bilmiyoruz. Mali yapılanmalarını bilmiyoruz. Elde edilen bilgiler bölük pörçük. Her ne kadar demokratik bir ülkede böylesi illegal gizli yapılanmalar yasaklanmış olsa, tüm bunlar anayasaya aykırı olsa da, son kertede, politikacılar ve medya, Gladio meselesinin tamamen aydınlatılmasında sınıfta kalmış durumda.

Türkiye'de de benzer bir süreç yaşanıyor. Medyanın ve politik aktörlerin bir kısmı, Gladio'nun hayatta kalan son uzantısı olduğuna inanılan Ergenekon soruşturmasına direnç gösteriyor. Siz aynı durumun İtalya ve diğer Avrupa ülkelerinde de yaşandığını söylüyorsunuz.

Evet, hem de fazlasıyla. Tüm ilgili ülkelerde bu gizli orduların soruşturulmasına dönük güçlü bir direniş oldu ama en sonunda tüm ilgili yönetimler, bu yasadışı faaliyetlere son verildiğini ve artık böylesi yapılanmalara gerek kalmadığını açıkladı. (En son 2007 yılında Hollanda'da yayınlanan bir haber programında Gladio'nun Hollanda'da halen aktif olabileceği iddia edilmiş, bunun üzerine Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkenende, örgüte ait en son cephaneliğin 1991'de imha edildiğini açıklamıştı. AÇ) Eğer gerçekten de iddia edildiği gibi Ergenekon, Gladio'nun Türkiye'deki uzantısıysa, o zaman Türkiye bir istisna oluyor demektir.

Nasıl bir istisna?

Bu durum Türkiye'de gizli orduların bugüne kadar gelmeyi başarmış olduğunu gösterir. Ama yine de dikkatli olmakta fayda var. Her ne kadar diğer ülkeler de kendi Gladio'larını lağvettiklerini söylese de, isimler ve operasyonlarla ilgili detaylı raporlar açıklanmadıkça, diğer ülkelerde de bu tür yapılanmaların faaliyetlerini sürdürmeleri ihtimal dahilindedir. Sözgelimi Amerikalı gazeteci Seymour Hersh, Amerika'nın CIA ve Pentagon vasıtasıyla halen bu gizli orduları kullandığını, bunların İran'da kaos yaratmak ve işgal için altyapı oluşturmak için çalıştıklarını iddia ediyor. Gördüğünüz gibi, bu mesele, bugün bile çok hassas ve karışık. Sözgelimi Amerika, bugüne kadar, Avrupa'da kurduğu, eğittiği, finanse ettiği ve idare ettiği bu gizli ordular hakkında tek kelime yorum yapmadı. Varlıklarını hep inkâr etti. Ama biz olduklarını biliyoruz, deliller ortada. Ama Avrupa'da birçok kişi, Amerika'dan çekindiği için Gladio ile ilgili soruları duymazdan geliyor.

Avrupalıların Gladio ile yüzleşmesi sonucu neler oldu? Ne değişti? Bu gizli yapılanmaların dağıtılması, söz konusu ülkelerde neyi değiştirdi?

İnsanlar ilk başta bu gizli yapılanmaların varlığını öğrenince şok yaşadı haliyle. Sözgelimi İsviçre'de bir parlamenter, Gladio soruşturmaları esnasında sekiz kilo verdiğini, çünkü İsviçre gibi bir ülkede asla böyle bir şeyin olabileceğini hayal bile etmediğini söylemişti! Yine Almanya'da kamuoyu, Nazilerin Alman Gladio'sunda aktif ve üstelik bunların Amerikalılar tarafından eğitilmiş olduğuna inanamadı. Sonuçta bunların dağıtılmasıyla, şok yerini rahatlamaya bıraktı. Dünyanın her yerinde insanlar manipülasyondan, yalanlardan ve terörden uzak, güvenli bir hayat istiyor. Ama önemli olan, bu gizli ordular meselesi üzerine kararlı bir şekilde gidip bunlara bir çözüm bulabilme iradesi göstermek.

Röportaj: Ali Çimen / Zaman

 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş