$

Dolar

45,4098

Euro

53,5661

£

Sterlin

61,9567

Frank

58,5102

Gram Altın

6.875,6200

Bitcoin

3.645.186

$

Dolar

45,4098

Euro

53,5661

£

Sterlin

61,9567

Frank

58,5102

Gram Altın

6.875,6200

Bitcoin

3.645.186

Dünya

İran'ın yumuşak karnı nerde?

Keyhan gazetesi 'Son umudun zevali' başlıklı yazısında şöyle diyor: İran'ın yumşak karnı nerede?

10.07.2008 - 13:48
Timeturk Editör
İran'ın yumuşak karnı nerde?
Fotoğraf: Arşiv

Keyhan gazetesi 'Son umudun zevali' başlıklı yazısında şöyle diyor:

İran'ın yumşak karnı nerede? Frans 24 TV kanalı tam on gün önce bir programında bu soruyu gündeme getirdi ve sonunda gayet basit bir şekilde batıda hiç kimsenin bu sorunun cevabını bilemediği sonucuna varıldı. Bu soru belki de batılıların İran'a karşı en şaşırtıcı sorusu olmuştur. İran'ı nasıl teslim alabiliriz? Acaba bunun bir yöntemi var mı?

İran tarafından uygulanan karşı adım stratejisi en azından iki etkisi oldu. Birincisi İran'ın iradesinin sarsılmayacağını batılı taraflarına gösterdi ve ikincisi de İran'ın teknik gücünün gelişmesine paralel olarak müzakere masasında pazarlık gücünü arttırdı.

Bu sürecin sonuç vermeyeceği ve hatta aksi istikamette sonuç vereceği, Amerikalıların gözünden kaçacak bir durum değildi. Tam da onlar Amerika ile yollarını ayırmak istedikleri bir sırada yeni bir koz ortaya çıktı ve Amerikalılar 2007 yılı belgelerini sözde ifşa ederek baskı ve müzakere diplomasilerinin eş zamanlı olarak sonuç verdiğini ve İran'ını nükleer silah çabalarını durduğunu ileri sürdüler. Böylece Amerika 5+1 grubunu korumak için İran aleyhindeki en önemli kozunu yakmış oldu ve 5+1 grubu gerçi ayakta kaldı, ama Amerika'nın pazarlık gücü büyük ölçüde azaldı ve Amerika şu soru ile karşı karşıya kaldı ki eğer İran'ın nükleer programı askeri amaçlı değilse, o zaman neden ona bir tehditmiş gibi yaklaşmak gerekir. Fakat Amerika bu soruya ikna edici bir cevap veremedi.

Batılıların yeni öneri paketi İran'a sunulduğu vakit kesinlikle şunu söyleyebiliriz ki batının en büyük umudu, paket İran'da açılır açılmaz stratejik kararların alındığı en üst düzeyde uranyum zenginleştirme bedelinin ağırlığı ve bölgesel ilişkilerin korunması meseleleri üzerinde anlaşmazlık yaşanacağı ve sonuçta bu ihtilafların bazı iç işbirlikçiler aracılığı ile devlet millet ilişkilerine bulaştırılması ve böylece bu ihtilaflardan İran milletinin iradesinin sarsılmasının sağlanması idi.

Ancak şimdi tüm yetkililer hiç bir ön şart olmaksızın müzakere yapılabileceği konusunda hemfikirler. Görüşmelerde de askıya almaktan söz edilmiyor ve sonuçta batılıların tehditlerini önemsememek gerektiği belirtiliyor. Nitekim Ayetullah Rafsancani de İsrail'in İran'ı tehdit edebilmekten çok daha küçük olduğunu söyledi.

Böylece anlaşılan o ki beyaz saraydan ayrılmakta olan batan güneşi (Bush) ömrünün sonuna kadar İran'a karşı başarısızlığının acısına katlanması gerekiyor ve yine halefinin de başarılı bir iran ile bir arada yaşamaya alışması gerektiğini biliyor.

KUDÜS GAZETESİ: İran'ın Tatbikatı Amerika'ya ağız değiştirdi

Kudüs gazetesi bugünkü sayısında baş makalesinde İran İslam askeri birliklerinin Fars körfezinde başlattıkları ve halen sürdürdükleri askeri tatbitake dikkat çekerek şunları yazıyor:

'Bir milletin savaş, yıkım ve istila'dan başka hiç bir şey düşünemeyen düşmanlara karşı savunma tedbirleri izah edilmeye gerek olmayacak kadar açık ve nettir.

CNN internet sitesi Fars körfezinde bulunan bir Amerikan savaş gemisinin komutanından naklen şöyle yazıyor: İranlılar bizler nasıl tatbikat yapıyorsak istedikleri zaman askeri tatbikat yapabilir.

Ancak işin ilginç yanı, İran'ın büyük peygamber (sav) - 3 askeri tatbikatı başlar başlamaz, Japonya'da G - 8 zirvesine katılan Amerika başkanı Bush hemen bir bildiri yayınlayarak İran'ın askeri tatbikatını BMT güvenlik konseyi kararnamelerinin ihlali şeklinde değerlendirmesi ve hemen durdurulmasını istemesidir.

İran'ın askeri manevrası, Amerikalıların bölgede panik ve dehşet ortamı yaratmak ve böylece başkalarını İran'a karşı baskı uygulamada kendi saflarına çekmek istediği bir sırada gerçekleşmesi büyük bir önem arz ediyor ve gerçekte Washington ve Tel aviv'in tek yanlı hedeflerini çıkmaza itiyor.

Amerikalılar İran'ın askeri tatbikatını izlediği bir sırada başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkeleri İran ile kayıtsız şartsız diplomatik görüşmelere vurgu yapıyor ve böylece Amerika ile Avrupa arasında uçurum oluştuğu anlaşılıyor. Bu yüzden Washington için müttefikleri müzakereden söz ederken İran'ın füze tatbikatına katlanmak tabi ki zor geliyor.

Amerikalılar başkanlık seçimlerinin eşiğinde İran'ın tutumunda yumuşama yaşandığını söylemeye çok ihtiyaç duyuyor ve bu yüzden dış işleri bakanı Mutteki'nin AB dış politika sorumlusu Solana'ya verdiği cevap üzerinde manevra yapıyor ve bu mektup sırf 5+1 grubundan sadece 5 bakana verilen cevap olmasına karşın mektubun 5+1 grubunun önerisine verilen cevap olduğunu ileri sürdüler. Bu arada Amerikalı askeri yetkililerin de tutumlarında hükmedercesinden yalvarırcasına bir değişiklik hissedilmeye başladı.

Beyaz saray sözcüsü dün yaptığı açıklamada güncelleştirilmiş Şahab 3 füzelerinin denenmesine değinerek, eğer İran uluslar arası toplumunun güven duygusunu kazanmak istiyorsa daha fazla balistik füze denemesi yapmaması gerektiğini söyledi. Oysa iki gün önce Neo-conlara yakınlığı ile tanınan Newyork Times gazetesi siyonist rejimin askeri tatbikatının uluslar arası camianın İran'a diplomatik baskılarını attırma amacı ile basına sızdırıldığını yazdı.

Amerika'nın Filipinlerde ve siyonist rejimin Girit adasının çevresinde askeri tatbikat yapmasının ardından iki hafta kadar bir süre sonra 5+1 grubunun İran hakkındaki anlaşmazlıklarının hala devam ettiği de anlaşıldı. Bu şartlarda İran'ın askeri tatbikatı Amerika'nın İran karşıtı planlarına indirilen son darbe sayılır. Bu yüzden Amerika'nın bu tatbikata karşı hassasiyet göstermesini hoş karşılamak gerekir.

Kaynak: İRİB

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın