$

Dolar

45,3686

Euro

53,4903

£

Sterlin

61,8761

Frank

58,4591

Gram Altın

6.888,2900

Bitcoin

3.636.857

$

Dolar

45,3686

Euro

53,4903

£

Sterlin

61,8761

Frank

58,4591

Gram Altın

6.888,2900

Bitcoin

3.636.857

Dünya

ABD seçimlerinde din faktörünün önemi

George Bush'un başkan seçilmesinde dindar seçmenin desteği önemli rol oynamıştı. Barack Obama da her fırsatta inanç sahibi bir Hıristiyan olarak yetiştirildiğini vurguluyor.

04.07.2008 - 17:58
Timeturk Editör
ABD seçimlerinde din faktörünün önemi
Fotoğraf: Arşiv

Demokrat ya da Cumhuriyetçi, hangi partiden olursa olsun Amerika Birleşik Devletleri Başkanı halka hitap ettiğinde, konuşmasını 'tanrı Amerika'yı korusun' ya da 'tanrı sizi korusun' sözleriyle bitirir. Santa Barbara'daki Kalifornya Üniversitesi'nden Sosyolog ve Din Bilimleri Uzmanı Prof. Roger Friedland, dinin Amerikan siyasetindeki önemini şu sözlerle açıklıyor: 'Bir ateistin bu ülkede herhangi bir makama gelmesi mümkün değil. Halkın büyük bir bölümü yalnızca tanrıya inanmakla kalmıyor, Hıristiyanlık geleneği ve İsa Peygamber ile kişisel bir bağ da kuruyor. Bu insanlar cennet ve cehenneme inanıyor ve tanrıya inanmayanın ahlaki açıdan iyi insan olamayacağını düşünüyor.'

Evanjelistlerin gücü

Prof. Friedland, siyasetçiler için vatandaşların dini tercihlerinin belirleyici olmadığını belirtiyor. Ancak bu, dini grupların siyaset üzerinde etki sahibi olmadığı anlamına gelmiyor. Örneğin Amerika'daki sağ evanjelist kesim, George Bush'un seçimleri kazanmasında büyük rol oynamıştı. Alman Dış Politika Kurumu'ndan, Siyasi Bilimler Uzmanı Dr. Josef Brami, gelecek seçimlerde de bu kesimin oylarının daha da önem kazanacağı görüşünde: 'Bence, sağ hıristiyan kesimin oylarının yalnızca başkanlık değil, kongre seçimlerinde de büyük ağırlık taşıdığını kabul etmek zorundayız. Denetleme-dengeleme sisteminde, karşılıklı olarak birbirini denetleyen erklerin kongrede ve siyasetin pek çok alanında önemli rol oyandığını unutmamamız gerekir.'

Soyolog Prof. Deflef Pollack ise, Almanya'da da dinin siyaseti etkileyen bir unsur olduğunu, ancak bu etkinin Amerika'daki kadar güçlü hissedilmediğini belirtiyor. Prof. Pollack'a , Almanlar'ın siyasi tercihindeki değişikliği şöyle anlatıyor: 'Eskiden, katolikler ile protestanlar arasında büyük farklılıklar vardı. Bu farklılıklar nedeniyle katoliklerin Hıristiyan Birlik Partilerini, protestanlarınsa sosyal demokratları desteklemeye eğilimli olduğunu söylemek mümkündü. Bu durum biraz değişti. Ancak yine de kiliseyle kuvvetli bağları olanların, siyasi olarak da Hıristiyan Demokrat Parti'yi desteklemeye eğilimli olduğunu gözlüyoruz.'

Avrupa-ABD farkı

Sosyolog Prof. Pollack, iki ülkedeki inanç anlayışının da farklılık gösterdiğini belirtiyor. Pollack'a göre, dini inanç Amerika'da bireysel bir unsur iken, Almanya'da daha çok aileyle ve geleneklerle ilintili. Ancak, devlet ve din işlerinin ayrılığı ilkesine sıkı bir şekilde bağlı kalınan Almanya'da, önde gelen devlet adamlarının konuşmalarını 'tanrı sizi korusun' sözleriyle bitirmesi de pek alışılageldik bir durum değil. Amerikalı Sosyolog ve Din Bilimleri Uzmanı Prof. Roger Friedland , özellikle Amerika'da dinin siyaset üzerindeki etkisinin, ekonomik koşullardan bağımsız düşünülemeyeceği kanısında: 'Ekonomide işler iyi gittiğinde, ahlaki değerler ve din siyasette büyük rol oynayabilir. Ekonomik durum kötüleştiğinde ise bir çok seçmenin Demokrat Parti safına geçtiğini de söyleyebiliriz.'

Kaynak : Christina Begmann / Deutsche Welle

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın