Haber Merkezi / TIMETURK
CHP'nin ardından MHP'de yaptığı yazılı açıklama ile Genelkurmay Başkanlığı'nın bildirisine yanıt verdi. Genelkurmay Başkanlığının dün akşamki 'Basın dışından, Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan, haksız ve seviyesiz saldırılar olmaktadır' yönündeki açıklamasının ardından bugün önce CHP'den ardından da MHP'den sert bir açıklama geldi.
MHP'nin, milli ve manevi değerler ve Türkiye'nin itibarının korunması konularında özel hassasiyet gösterdiğinin belirtildiği açıklamada şöyle denildi: 'MHP'nin Türkiye'nin milli birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan kanlı terörle mücadele konusundaki milli duruşu da aziz milletimiz tarafından çok iyi bilinmektedir. MHP'nin bu amaç ve hedefler doğrultusunda başta Türkiye'nin milli güvenliğini ilgilendiren konular olmak üzere iç ve dış gelişmeler hakkında görüşlerini açıklaması, hiç kimseyle tartışmayacağı demokratik bir hakkıdır.
TBMM'nin 17 Ekim 2007 tarihinde verdiği yetkinin amacı Kuzey Irak'tan kaynaklanan terör tehdidinin bitirilmesidir. Kanlı terörün yurt içinde ve yurt dışında kökünün kazınması Türk milletinin ortak beklentisidir. Bu konuda gerekli siyasi iradeyi göstermek ve bunun için gereken bütün tedbirleri almaktan sorumlu olan hükümettir.
'MHP'nin bu konudaki siyasi değerlendirmelerinin muhatabı ve bu konuda cevap verecek durumda olan da siyasi sorumluluk taşıyan hükümettir. Hiç kimse, muhatabı olmadığı konularda durumdan vazife çıkarmaya çalışmamalıdır.'
MHP, bu konudaki görüş ve değerlendirmelerini bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de aziz milletimizle gerekli gördüğü şekilde paylaşacaktır. Bu konuda ne söylediysek, bugün de bunların arkasında olduğumuzu herkesin bilmesinde yarar bulunmaktadır. Milliyetçi hareketin ne dediği iyi okunmalı, doğru anlaşılmalı ve sağlıklı bir biçimde değerlendirilmelidir.
Bu bakımdan, MHP'nin yersiz ve yakışıksız benzetmelerle yapılan anonim ithamların muhatabı olması hiçbir şart altında kabul edilemeyecektir. Görevi ve konumu ne olursa olsun hiç kimse MHP'nin hainlerden daha fazla ülkesine zarar veren bir kurum olarak takdim etme hakkını kendisinde göremeyecektir. Herkes ve her kurum görev ve sorumluluğunun bilinci içinde olmak, bu sınırlar içinde kalmak ve buna göre hareket etmek durumundadır.'