SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMGEZİSPORRAMAZANÇEVİRİSAĞLIKKÜLTÜRFOTOVİDEO
Sultan Abdülhamid’in “karakutusu” Arap İzzet Paşa’nın kayıp günlükleri yayınlandı

Sultan Abdülhamid’in “karakutusu” Arap İzzet Paşa’nın kayıp günlükleri yayınlandı

Sultan Abdülhamid’in “karakutusu” Arap İzzet Paşa’nın kayıp günlükleri tam yüz sene sonra yayınlandı. Peki Arap İzzet Paşa kimdir ve günlükler neden büyük önem arz ediyor. İşte ayrıntılar...

Sultan Abdülhamid’in “karakutusu” Arap İzzet Paşa’nın kayıp günlükleri yayınlandı
15.5.2019 10:48:10

Sultan İkinci Abdülhamid'in en yakınlarından olan ve tarihlere “Arap İzzet Paşa” olarak geçen İzzet Holo Paşa'nın "Yüz sene sonra açılacak" diyerek vasiyet ettiği günlükleri günümüz Türkçesiyle yayınlandı.

Habertürk Yazarı Murat Bardakçı, bugünkü köşesinde Arap İzzet Paşa'yı ve günlüklerin içeriklerini yazdı.

İşte yazının ilgili bölümleri:

GÜNLÜKLERDE NE YAZIYOR?

Günlüklerde bir kısmı tebessüm ettirici, bir kısmı da şaşırtıcı birçok hadiseye rastlıyorsunuz..

Meselâ, Sultan Abdülhamid'in daha sonra fena neticelenen bazı kararlarına daha işin başında karşı çıktığını, hükümdarın yakın bir danışmanı olarak muhtemel zararlara işaret ettiğini yazıyor ama Abdülhamid'i kararından vazgeçiremediğini anlatıyor…

İzzet Paşa, Sultan Abdülhamid'in bazı hoş âdetlerini, meselâ rüyasında gördüğü saray görevlilerinin rütbelerini hemen ertesi günü yükselttiğini anlatırken bugüne kadar meçhul kalmış çok önemli bazı diplomatik teşebbüsleri de hikâye ediyor…

Sultan Abdülhamid'in o senelerde başlamış olan Ermeni meselesini halledebilmek için düşündüğü çözüm de bunlardan biri…

İzzet Paşa, hükümdarın İngiltere'nin 1900 senesinde Güney Afrika'nın Transvaal bölgesinde Hollanda asıllı Boerler'e karşı giriştiği İkinci Boer Savaşı sırasında Londra ile anlaşarak Boerler'i Anadolu'ya getirmeyi, buna karşılık Anadolu'daki Ermeniler'i de Afrika'ya göndermeyi düşündüğünü anlatıyor, bu konuda fikrini soran Abdülhamid'e “Rusya buna izin vermez” dediğini, padişahın “Ben Rusya'yı ikna ederim” cevabını verdiğini yazıyor.

Bu teşebbüs proje seviyesinde kalmış olmasına rağmen, Sultan Abdülhamid'in “mübadele” konusunu Cumhuriyet'ten seneler önce düşünmüş olduğunu gösteriyor!

O GÜNLÜKLERİN HİKAYESİ: NEDEN 'KARAKUTU'?

Orta Asyalılıktan Araplığa, Kürtlükten Çerkesliğe ve Türklüğe kadar imparatorluğun hemen her unsurunun genlerini taşıyan Şam'da dünyaya geldiği için tarihlere “Arap İzzet” diye geçen İzzet Holo Paşa, 1852'de doğdu. Çok iyi tahsil gördü, Fransız okulunu bitirdikten sonra Hukuk okudu, 1890'larda Abdülhamid tarafından Yıldız Sarayı'na alındı ve zamanla hükümdarın en güvendiği danışmanı oldu. Padişahın dış dünya ile temasının sağlanması, memlekette olup bitenlerden haberdar edilmesi ve devlet birimleri arasındaki koordinasyon gibi işlerin yanısıra hükümdarın bütün gizli temaslarını da senelerce o yürüttü ve önemli konularda padişaha her zaman düşüncelerini söyledi.

31 MART SONRASINDA ÜLKEDEN AYRILDI

Derken, 1908'de Meşrutiyet ilân edildi, bir sene sonra da 31 Mart olayı yaşandı. Sultan Abdülhamid'in yakınlarının hayatları artık tehlike altındaydı ve hükümdar oğlu gibi gördüğü İzzet Paşa'ya “Beni hayatta bırakırlar ama seni öldürürler! Memleketi hemen terket!” tavsiyesinde bulundu. Paşa bu tavsiyeye uyarak padişahın birçok yakınının yaptığını yaptı, yani Türkiye'den ayrıldı ve gidişinin hemen ardından Abdülhamid de tahtından indirilip Selânik'e sürgüne gönderildi.

MISIR'DA VEFAT ETTİ, PAYİTAHTA BİR KEZ DÖNEBİLDİ

İzzet Paşa İstanbul'dan Avrupa'ya gitti, oradan Mısır'a geçti, sahip olduğu servet sayesinde hiç sıkıntı çekmedi ve hep refah içerisinde yaşadı. İstanbul'da bulunan hanımının vefatı üzerine 1923 Ağustos'unda Ankara Hükümeti'nin verdiği izinle 14 sene aradan sonra birkaç haftalığına İstanbul'a geldi, sonra tekrar Mısır'a döndü ve hayattan 1924'te Kahire'de ayrıldı.

OĞULLARINDAN BİRİ SONRASINDA SURİYE CUMHURBAŞKANI OLDU

Paşa'nın aynı hanımdan 17 çocuğu olmuş ama bunların dördü hayatta kalabilmişti. Çocukları imparatorluğun yıkılması üzerine bulundukları ülkelerin vatandaşlıklarını alıp rahat bir hayat sürdüler. Oğullarından Muhammed el Âbid de, 1932 ile 1936 arasında Suriye'nin cumhurbaşkanlığını yaptı.

"YÜZ SENE SONRA AÇILACAK" DİYE VASİYET ETTİ

Paşa, Sultan Abdülhamid'in maiyetinde bulunduğu senelerde günlük tutmuş, devletin hayatî meselelerini, gördüklerini, yaşadıklarını, faaliyetlerini, hükümdarın anlattıklarını ve önemli hususlarda padişaha arzettiği düşüncelerini beş defter teşkil eden bu günlüklere kaydetmiş ama yazdıklarının hemen yayınlanmasını istememiş ve çocuklarına “Bunlar yüz sene sonra açılacaklar” demişti.

Günlüklerin macera filmlerini andıran macerası, Paşa'nın işte bu “Yüz sene sonra açılacak” vasiyeti ile başladı...

GÜNLÜKLERİ KIZI LEMAA HANIM MUHAFAZA ETTİ

Defterler, Paşa'nın Amerika ile İsviçre'de yaşayan, Amerikan ve Avrupa yüksek sosyetesine mensup olan kızlarından Lemaa Hanım'a intikal etmiş, Lemaa Hanım günlükleri İsviçre'deki bir bankanın kasasına koymuş ama bundan kimselere, hattâ çocuklarına bile bahsetmemişti...

TORUNLARDAN BİRİ SEMİH MÜMTAZ GÜNLÜKLERİN PEŞİNE DÜŞTÜ

İzzet Paşa'nın günlüklerinin mevcudiyetini her nasılsa işitmiş olan bir torun çocuğu vardı: Paşa'nın diğer kızı Seniye Hanım'ın kocası, “Tarihimizde Hayâl Olmuş Hakikatler”, “Sultan İkinci Abdülhamid ve Zamanı” ve “Eski İstanbul Konakları” ile daha birçok kitabın yazarı olan Semih Mümtaz'ın torunu olan ve büyükbabası ile aynı ismi taşıyan işadamı Semih Mümtaz...

“Genç” Semih Mümtaz mevcudiyetini duyduğu ama nerede olduğunu bilmediği günlüklerin peşine düştü; akrabalarını, yani İzzet Paşa'nın şimdi dünyanın dört bir tarafında yaşayan torunlarını otuz küsur sene boyunca tek tek dolaştı ama hiçbirşey elde edemedi! Ailede bu defterlerin varlığını bilenler vardı fakat nerede muhafaza edildikleri yahut hâlâ mevcut olup olmadıkları konusunda hiçbir malûmat bulunmuyordu...

KASANIN ANAHTARI KAYIPTI

Günlükler, İzzet Paşa'nın Lozan'da, Lozan Palas Oteli'nde yaşayan kızı Lemaa Hanım'ın 1980'lerin başında vefat etmesinden seneler sonra ve yine tesadüfen ortaya çıktılar! İsviçre bankalarından birinin yetkilisi 2010'da Lemaa Hanım'ın Amerika'da yaşayan torunu Ali Ziya Âbed'i bularak “Madam Lemaa bizde uzun yıllar önce bir kasa kiralamıştı. Kira müddeti bu sene sona erdi, veraset ilâmınız ile beraber gelip kasayı açın” dedi.

Ali Ziya Âbed, kuzeni Semih Mümtaz'ı vaziyetten haberdar ederek “Aradığın defterler büyükannemin kasasında olabilir. Ben gidemem, sağlığım iyi değil, sana vekâlet vereyim, gidip bak” dedi; Semih Mümtaz birkaç ay uğraşarak tamamladığı belgelerle bankaya gitti ama bu defa bir başka dert yaşandı: Anahtar derdi! Zira, İzzet Paşa'nın kızı Lemaa Hanım'daki anahtarlar kayıptı!

GÜNLÜKLERİ SEKİZ SENE DAHA SEMİH MÜMTAZ  MUHAFAZA ETTİ, TÜRKÇE'YE ÇEVİRTTİ

Bankaya çilingir çağırıldı, kasa birkaç saatlik uğraşmanın neticesinde geceyarısına doğru açılabildi ve içerisinden İzzet Holo Paşa'nın beş defter hâlindeki günlükleri ile bazı evrak çıktı!

Günlükler bulunmuş ama bilinmezlik üzerine kurulu kaderleri hâlâ değişmemişti. Semih Mümtaz defterleri kimseleri haberdar etmeden sekiz sene boyunca muhafaza etti ama bu arada çok önemli bir iş yaptı: Defterleri eski harflere ve dolayısı ile eski dile mükemmelen âşina olan bir uzmana, Osmanlı Arşivleri'nin eski mensuplarından İbrahim Küreli'ye vererek yeni yazıya çevirtti ve transkrpsiyonun tamamlanmasının ardından temas ettiği İş Bankası Kültür Yayınları, günlükleri bu hafta iki cild halinde yayınladı.


    YORUM YAZ
Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR