$

Dolar

48,6910

Euro

55,9709

£

Sterlin

65,2956

Frank

58,9622

Gram Altın

6.672,1400

Bitcoin

3.701.756

$

Dolar

48,6910

Euro

55,9709

£

Sterlin

65,2956

Frank

58,9622

Gram Altın

6.672,1400

Bitcoin

3.701.756

Makale 17.09.2026 5 dk okuma

Savaşın gölgesinde doğan servetler ve global ekonomi

Paylaş:

Savaş denildiği zaman aklımıza ilk olarak ölüm, yıkım, göç ve büyük acılar geliyor. Fakat savaşların insanlar üzerindeki etkisi sadece bunlarla sınırlı değil. Savaşların ülkelerin ekonomileri üzerinde de çok büyük etkileri oluyor. Bu etkiler bazen olumsuz olurken, bazı insanlar ve bazı sektörler açısından ekonomik fırsatlara da dönüşebiliyor.

Askeri Güçten Küresel Ticarete: Savaşın Değişen Yüzü

Eskiden savaşların arkasında belirgin ve ulvi amaçlar vardı: Toprak sınırlarını genişletmek, güç göstermek ya da dini amaçlarla yapılırdı. İslam’ı yaymak için Peygamber Efendimizin (s.a.v.) bizzat katıldığı gazveler dahi bu amaca hizmet ediyordu.

Ancak günümüz dünyasına baktığımızda, savaşların renginin ve amacının tamamen değiştiğini açıkça görüyoruz. Artık meydanlardaki çatışmaların arkasında yatan asıl güç, küresel ekonomik çıkarlar ve savunma sanayisinin çarklarıdır. Bugün ülkeler, bütçelerinden savunma sanayisine devasa kaynaklar aktarıyor. Rakamlar gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor: Dünyanın en büyük 3 süper gücü olan ABD savunmaya 954 milyar dolar ayırırken, onu 336 milyar dolar ile Çin ve 160 milyar dolar ile Rusya takip ediyor.

Sadece bu veriler bile bize şunu gösteriyor: ABD başta olmak üzere dev ekonomilerin çarkları, büyük oranda savunma sanayisine ve dolayısıyla "savaş" olgusuna bağlı. Sürekli bir çatışma ortamının yaratılması, bölgelerin birbirine kırdırılması ve ardından o bölgelere milyarlarca dolarlık silah satılması tesadüf değil; tamamen önceden planlanmış bir ekonomik stratejidir.

Çalkantının Ortasındaki Ticari Fırsatlar

Peki, bu çalkantılı süreçler ekonomileri ve insanları nasıl etkiliyor?

Savaş, toplumların büyük bir kısmı için yıkım ve felaket getirirken, kimileri içinse tarihin en büyük ticari fırsatlarına dönüşüyor. Unutmamak gerekir ki, dünyadaki hiçbir savaş sonsuza kadar sürmemiştir. Savaş zamanlarında doğru stratejiyle yapılan riskli yatırımlar, çatışmalar bittiğinde muazzam kazanımlar olarak geri döner.

Krizden Doğan Dev Markalar: Tekstil ve Sanayinin Dönüşümü

Tarih bunun örnekleriyle doludur. Bugün dünya moda devi olan Almanya merkezli Hugo Boss, vaktinde iflasın eşiğine gelmişken Nazi ordusuna üniforma dikerek küllerinden doğmuştur. Yani bugünkü deyimle kriz anında tekstil sektörüne stratejik bir yatırım yapmıştır. Şu an günümüzde dünya devleri arasında yerini almaktadır.

Sadece Hugo Boss değil; dünyaca ünlü pek çok marka ve sanayi devi, savaş zamanlarında üretim ve yatırım yaparak sermayelerini katlamış nihayetinde günümüzün küresel güçleri haline gelmişlerdir.

Mülkiyet Değersizleşmesi ve Suriye Örneği

Savaş bölgelerinde psikoloji ve şartlar çok hızlı değişir. İnsanlar hayatta kalabilmek için ellerinde ne varsa vermeye razı olurlar. Ya da canını kurtarmak için ülkesini terk etmek isteyenler, geride bıraktıkları mallarını yok pahasına satıp gitmek zorunda kalırlar. Nitekim yanı başımızda, Suriye’de yıllarca yaşanan iç savaşta da tam olarak bu süreçlere şahit olduk.

14 yıl süren yıkıcı iç savaş nihayetinde rejim değişikliğiyle son buldu ve ülke yeniden yapılanma sürecine girdi. İnanıyorum ki yakın zamanda Suriye ekonomisi şahlanışa geçecektir.

Risk, Cesaret ve Çuvallarla Taşınan Paralar

Suriye’de savaşın en kızgın olduğu dönemde yaşanan gerçek bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Gaziantep’te özel hastanesi olan değerli bir büyüğümle bundan 4 yıl kadar önce sohbet ederken anlatmıştı:

O karanlık günlerde Türkiye’den bir iş insanı, savaşın ilk çıktığı zamanlarda insanların Suriye’den akın akın kaçıp Türkiye’ye geldiği bir vakitte Suriye’ye ufak çapta gıda malzemesi götürüp satmaya başlıyor. Zamanla bölgedeki gıda krizini ve talebi görerek orada devasa bir toptan gıda deposu kuruyor. Savaş şartlarında bankacılık sistemi çöktüğü için ödemelerini mecburen nakit olarak çuvallara doldurarak sınırdan Türkiye'ye taşıyor. O dönem gümrük muhafızlarının, bu paraları sayabilmek için haftalarca uğraştığını gümrükte çalışan biri bunu gelip anlatıyor. İşte o günlerde bu büyük riski alan kişi, bugün bölgenin en zengin iş insanları arasında yer alıyor.

Sonuç: Ticaretin Altın Kuralı

Savaşın insani boyutu kabul edilemez bir trajedidir; ancak iktisadi boyutu, ticaretin değişmez kurallarını hatırlatır: Ticaret; biraz cesaret, biraz risk ve geri kalanında tam bir tevekküldür. Sermayenin ve krizlerin yön değiştirdiği bu küresel çalkantı döneminde, krizleri doğru okuyan ve cesaretle adım atanlar, yarının ekonomisini inşa edenler olacaktır…

İsmail Cengiz/TİMETÜRK

 

Etiketler:
İsmail Cengiz
İsmail Cengiz

Köşe Yazarı