DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

İSTANBUL

19:59:00

İftar vakti

BURSA

19:57

04:34
19:57
SAHUR
İFTAR

ANKARA

19:41

04:20
19:41
SAHUR
İFTAR

SİVAS

19:25

04:04
19:25
SAHUR
İFTAR

ERZURUM

19:08

03:46
19:08
SAHUR
İFTAR

HAKKARİ

18:54

03:44
18:54
SAHUR
İFTAR

İSTANBUL

19:59:00

İftar vakti

ANKARA

19:41

04:20
SAHUR
19:41
İFTAR

ERZURUM

19:08

03:46
SAHUR
19:08
İFTAR

Prof. Dr. Kutlu: Türkiye, Latin Amerika'daki etkinliğini artırmalı

Ankara Üniversitesi Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi müdürü Prof. Dr. Mehmet Necati Kutlu, Bolivya’da gerçekleşen son seçim sonuçlarını değerlendirdiği yazısında, “Bolivya'da yapılan seçimlerde geçen yıl darbeyle iktidardan uzaklaştırılan Morales'in partisi MAS'ın adayı Arce'nin kazanması, halkın vesayeti kabul etmediğini ve vesayet girişimlerinin er ya da geç bertaraf edildiğini gösteriyor” tespitinde bulundu.

26.10.2020 17:13:40

Analiz

Prof. Dr. Kutlu, “Bolivya'da boşa çıkan darbe ve Latin Amerika siyasetine etkileri” başlıklı analizinde, geçtiğimiz gün Morales'in partisinin seçim galibiyetiyle sonuçlanan Bolivya seçimlerinin muhtemel sonuçları üzerinde durdu.

“Cadı avı"

Bolivya ordusunun başındaki general tarafından tehditvari bir üslûpla istifaya davet edilen Başkan Morales'in 10 Kasım 2019'daki istifasını ve Meksika'ya iltica edişini hatırlatan Kutlu şöyle devam etti:

Bundan sonraki süreçte ise olaylar şöyle gelişti: 12 Kasım 2019 tarihinde cumhurbaşkanlığı makamına oturan Anez, anayasa uyarınca ülkeyi seçime götürecek süreçte en fazla üç ay oturması gereken koltukta yaptığı ilk açıklamalarında anayasaya uygun davranacağını belirtmesine karşın, düzenlenmesi gereken seçimleri iki kez erteleyerek iktidarını zamana yayma yoluna gitti. Ülkede MAS karşıtlığı adeta bir devlet politikası haline gelerek yürütme ve yargı elbirliğiyle on bir ay boyunca başta sâbık Başkan Evo Morales olmak üzere önde gelen MAS üyelerini soruşturmalar ve davalarla yıpratmak ve devlet erkini kullanmak suretiyle iç ve dış kamuoyunu etkileyerek ilgili partiyi zayıflatmak için çalıştı. Jeanine Anez başkanlığa kesinlikle aday olmayacağını açıklamasına rağmen birkaç ay sonra kamuoyuna “ülkenin iyiliği ve istikrarı için” başkanlığa adaylığını koyma kararı aldığını duyurdu ve devletin tüm imkânlarını kullanarak başlattığı kampanya sürecinde oy oranı bir türlü yüzde 10 civarında rakamları aşamayınca 18 Eylül 2020 tarihinde “özgürlük ve demokrasinin sağlanabilmesi için” adaylıktan çekildi.”

Jeanine Anez dönemindeki skandallar

“Anez'in 11 aylık başkanlık serüveni ise irili ufaklı skandallarla örülü olarak tarihe geçti. Kızına askeri helikopter tahsis etmesi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde acil olarak satın alınan solunum cihazlarının fahiş fiyata alındığının ortaya çıkması ile yaşanan yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları 11 aylık sürecin fiyaskolarından ilk akla gelenler. Bu ve bunlara benzer suiistimal örneklerine, geçici iktidarı ellerinde tutanların sâbık Morales dönemi yöneticileri hakkında ortaya koydukları iddialar çerçevesinde harekete geçen, soruşturmalar yürüten ve davalar açan yargı unsurlarını da eklemek gerek. Darbe dönemi sonrasında yaşanan on bir aylık süreçte Bolivya'nın siyasal ve toplumsal dinamikleri bunlar oldu. Kovid-19 pandemisinin getirdiği toplumsal ve ekonomik zorluklar da sıkıntılara tuz-biber ekti.”

thumbs_b_c_de43d97467b794f1e1ac06e698c5b43b

Yeni Cumhurbaşkanı Luis Arce dönemi

18 Ekim 2020 Pazar günü yapılan seçimleri ise kahir ekseriyetle MAS partisinin adayı, eski Ekonomi Bakanı Luis Arce kazandı. Sandıkların yüzde 100'ü açıldıktan sonra açıklanan kesin sonuçlar MAS adayı Luis Arce'nin yüzde 55,1 oy oranına ulaştığını ve en yakın takipçisi olan Yurttaş Birliği Partisine (CC) mensup muhalif aday Carlos Mesa'ya yüzde 25 oranında fark attığını ortaya koydu. Kesin sonuçların açıklanması sonrasında Dışişleri Bakanlığımız “Seçilen yeni Cumhurbaşkanı Sayın Luis Arce'ye başarılar diliyor, seçim sonuçlarının dost Bolivya halkı için hayırlı olmasını temenni ediyoruz” açıklamasını yaptı.

Kutlu'nun yazısında kıtadaki gelişmelere ve Bolivya'daki beklentilere dair öngörüleri şöyle;

“Darbecilik Latin Amerika'da can çekişiyor”

Latin Amerika'da sivil/askeri darbeler döneminin can çekişmekte olduğu bir kez daha ortaya konulmuş oldu. Kitleler bilişim çağının sağladığı tüm imkânlarıyla önceki dönemlerle kıyaslanamayacak oranda donanımlı ve iletişimleri neredeyse engellenemez düzeyde. Vesayet kabul etmiyorlar ve vesayet girişimlerini er ya da geç bertaraf ediyorlar. Ekvador'un sâbık Devlet Başkanı Rafael Correa'ya karşı 2010 yılında gerçekleştirmeye çalışılan ve başarısız olan darbe girişimi, Venezuela'da, Millet Meclisi Başkanı Juan Guaido'nun bir parkta elini kaldırıp yandaşlarının önünde yemin ederek gerçekleştirmeye çalıştığı sivil darbe ve bu yazının konusu olan ve Başkan Evo Morales'e karşı 2019 yılında Bolivya'da ortaya konan sivil-askeri işbirlikli darbe bunlara örnek teşkil ediyor. Sayılan tüm girişimler farklı şekillerde olsa da toplum tarafından bertaraf edildi.

“Yolsuzluk ve dış müdahale”

Yolsuzluk, kötü idare ve adam kayırmacılık kısa vadede fark edilmemiş ya da unutulmuş gibi görünse de kitlesel yanıt, kitlesel hareketler şeklinde tezahür ediyor; toplumsal rahatsızlıklar kısa ve orta vadede sokaklara ve sandığa yansıyor. Morales'in anayasaya aykırı şekilde dördüncü kez seçilmek üzere yaptığı hukuki ve siyasal manevralar sonrasında meydana gelen huzursuzluklar ve Şili'de geçtiğimiz yıl toplu taşıma ücretlerine yapılan zammın ardından yaşanan karışıklıklar bu duruma örnek teşkil ediyor. Bununla beraber bu tür toplumsal olayların iç ve dış mihraklar tarafından çıkarılması ya da yönlendirilmesi ihtimalini de göz ardı etmemek gerek.

Muhtemel sonuçlar

2019 sonunda düzenlenen seçimler sonrasında yaşanan olaylar ise partinin gerek prestijini gerekse üye ve taraftarları nezdindeki güvenilirliğini örseledi. Arce önderliğinde kazanılan yüzde 55'lik seçim galibiyeti bir yandan darbeye karşı bir meşru rövanş teşkil ederken, diğer yandan MAS çevrelerinin kendilerine ve partilerine olan güvenlerini yeniden tesis etti ve güçlendirdi.

Evo Morales Latin Amerika siyasetinde en dikkat çeken isimlerinden. Ünü ülkesinin sınırlarını aşan yerli kökenli bir lider. 2019 yılı sonunda anayasal sınırları fazlaca zorlayarak girdiği dördüncü seçim sonucunda aldığı galibiyetin bedelini sivil-askeri bir darbeyle ve ülkeden ayrılmak zorunda kalarak ödedi. Bununla birlikte mağdur durumunda olması bir yandan seçmenlerini parti etrafında toplarken diğer taraftan oy oranını artırdı.

Morales'in politika dışı kalması ihtimal dışı

Usta siyasetçi seçim sürecine Arjantin'den katkı sağladı ve sonuçları attığı şu tweetle değerlendirdi: “Kardeşlerim, halkın iradesi kazandı, MAS-IPSB çok büyük bir zafer kazandı. Siyasal hareketimiz her iki mecliste de çoğunluğu elde edecek. Milyonlar olduk ve geri döndük; şimdi onuru ve özgürlüğü halka iade etme zamanı...” Morales'in dört kez başkanlık seçimine girmiş ve kazanmış bir siyasetçi olarak politikanın dışında kalması olası görünmüyor. Bununla birlikte başkanlık koltuğuna oturan Arce'nin de koltuğu Morales'e devretmesi şimdilik mümkün görünmüyor. Morales'in başkanlığı dönemindeki ekonomik başarıların mimarı olan eski Ekonomi ve Maliye Bakanı Arce bu dönemde sakin kişiliğiyle öne çıkan isim olacaktır. Altmış bir yaşındaki Morales'in bir dönem âkil adam, usta siyasetçi ve belki de parti başkanı görünümüyle kamuoyunun gündeminde tutularak, bir dahaki seçimlere hazırlanması bir ihtimal olabilir.

“Venezüella psikolojik destek buldu”

Chavez'in ölümü sonrasında Nicolas Maduro tarafından az farkla kazanılan seçimlerle Venezuela solu iktidarı muhafaza edebilmişti. Bununla birlikte, bölgedeki önemli sol eğilimli liderlerin iktidarı birer birer sağ görüşlü liderlere kaptırmaları bu önemli petrol ülkesini kıtada yalnızlaştırdı. Peru'da Ollanta Humala, Brezilya'da Lula da Silva ve Dilma Roussef, Şili'de Michelle Bachelet, Arjantin'de Cristina Kirchner, Uruguay'da Jose Mujica son yıllarda iktidarlarını sağ eğilimli iktidarlara bırakarak siyasi arenadan çekilen önemli liderler. Hugo Chavez ve Fidel Castro'nun ölümleri de Latin Amerika soluna etki eden önemli unsurlar oldu. Venezuela'nın Küba ve Nikaragua ile olan işbirliğiyle hafifletmeye çalıştığı yalnızlığı, Arjantin'de Mauricio Macri iktidarının son bularak Alberto Fernandez önderliğinde sol iktidarın tesis edilmesiyle en azından psikolojik olarak görece moral kazanmıştı. Bu kez Morales'e karşı düzenlenen darbenin boşa çıkması ve ülkede sağlam bir MAS iktidarının tesis edilmesi, bir yandan Venezuela açısından psikolojik bir destek olurken iki ülke arasındaki dayanışmanın artması ve işbirliğinin maddi sonuçlarının olması daha kolay hale gelecek.

“Latin Amerika'da Çin ve Rusya etkili, Türkiye de etkinliğini artırmalı”

"Çin ve Rusya Federasyonu Latin Amerika'da Amerika Birleşik Devletleri'nin baskıları ve hegemonya tesisi çabaları karşısında sol eğilimli hükümetlerin doğal işbirliği adresleri olarak öne çıkıyor ve bu vesileyle bölgedeki etkinliklerini artırıyorlar. Bolivya'da darbe girişiminin boşa çıkması ve büyük ekseriyetle tesis edilen MAS iktidarı Çin'in ve Rusya Federasyonu'nun özelde Bolivya'da genelde bölgede etkinliğini sağlamlaştıracak. Bu çerçevede, bağımsız ve milli bir politika yürüten Türkiye'nin bölgeye verdiği önemi muhafaza etmesi ve artırması uygun olacaktır. Milli menfaatler uyarınca ve uyguladığımız bağımsız denge politikası sayesinde gerek sol eğilimli gerekse ABD yanlısı hükümetlerle işbirliği yapabilmemiz, dünyanın en güçlü ve etkin ülkelerinin bile sahip olmadıkları bir ayrıcalık. Bu önemli ayrıcalığın desteğiyle, THY açılımımızı genişleterek sürdürmemiz, müteahhitlik firmalarımızın bölgedeki etkinliğinin artması, enerji yatırımlarına ortak olmamız ve turizm-ticaret rakamlarımızı artırmamız bölgede halen var olan yeni ve büyük Türkiye imgesini kuvvetlendirecektir. Bölgesel güç düzeyinden küresel aktör konumuna geçmemizin önemli köşe taşlarından biri Latin Amerika'da artacak etkinliğimizdir."

AA

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş