Patlamanın ardından: Lübnan için sırada ne var?

Türkiye’nin Lübnan Büyükelçisi Hakan Çakıl, Beyrut'taki patlamanın yarattığı krizin ardından özellikle genç kuşaktan yeni bir siyasi hareket çıkabileceğini söyledi. Çakıl, ülkede ekonomik krizin daha da kötüye gideceğini belirtti.

15.08.2020 11:48:01

Türkiye'nin Lübnan Büyükelçisi Hakan Çakıl, TRT World Forum'da Beyrut'taki patlamanın ardından ülkedeki son durumu anlattı ve Lübnan'ı bekleyen süreci değerlendirdi.

Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki limanda 4 Ağustos'ta patlayıcı maddelerin bulunduğu 12 numaralı depoda önce yangın çıktı, ardından büyük bir patlama meydana geldi. 

En az 177 kişinin hayatını kaybettiği şiddetli patlamanın ardından TRT World Forum'da Michael Arnold'a konuşan Türkiye'nin Lübnan Büyükelçisi Hakan Çakıl, ülkede ekonomik krizin daha da kötüye gideceğini söyledi.

"Bu patlama ekonomik durumu kesinlikle daha da kötüleştirecek. Lübnan hükümeti, limana yakın olan şehir merkezine çok fazla yatırım yapmıştı. Hizmet sektörünün merkezi burada, Beyrut şehir merkezinde. Bu patlamadan sonra hizmet sektörü büyük bir darbe aldığı için ekonomik kriz daha da kötüye gidecek..."

Patlama Lübnan siyasetini
nasıl etkileyecek?

Patlamanın tüm siyasi aktörleri, mezhepleri ve grupları etkilediğini söyleyen Çakıl, Lübnan siyasetinde çok derin bir siyasi kriz beklemediğini açıkladı.
"Patlamadan sonra Lübnan siyasetinde yeni bir sayfa açıldı. İşler oldukça farklı olacak. İnsanlar, evleri hasar gördüğü için oldukça sinirli. Bölgede yaşayan yaklaşık bir milyon insan, patlamadan etkilendi. Önümüzdeki günlerde Lübnan'da çok derin bir siyasi kriz beklemiyorum. Bazen farklı siyasi aktörler arasında siyasi krizler oluyor, ancak bu sefer siyasi aktörlerin hiçbiri gerçek, derin bir kriz istemiyor.
Her siyasi parti, her mezhep veya etnik grup, yani herkes bu durumdan etkileniyor. Ekonomik durum çok daha önemli çünkü işsizlerin sayısı artıyor. Ayrıca enflasyon artıyor. Döviz kuru dalgalanıyor. Bu ekonomik koşullar, nüfusun tüm kesimlerini etkiliyor. Bu nedenle, ülkede farklı gruplar arasında geniş ve derin bir siyasi kriz beklememeliyiz."

"Genç kuşaktan yeni
bir siyasi hareket çıkabilir"

Hakan Çakıl, patlamanın yarattığı krizin ardından özellikle genç kuşaktan yeni bir siyasi hareket çıkabileceğini söyledi.
Genç hareketlerin mezhepsel bölünmelere karşı olduğunu, sokağa çıktıklarında  Lübnan bayrağı dışında herhangi bir bayrak taşımayı reddettiklerini belirten Çakıl, "Bunu Lübnan siyaset sahnesinde yeni bir sonuç olarak değerlendirebiliriz. Halk gösterilerinin başladığı 17 Ekim'den beri bazı gruplar 'Lübnanlıyız, ister Müslüman ister Hıristiyan olalım ve siyasi sistemi değiştirmek istiyoruz.' diyor. Günümüzde bu grupların sesi daha fazla duyulacak" dedi.

Türkiye'nin yardımları

Türkiye'nin Lübnanlı yetkililerle koordineli olarak Lübnan'a insani yardım ulaştırmaya başladığını ve Lübnan hükümetinin talep ettiği şekilde tonlarca tıbbi ekipman gönderildiğini hatırlatan Çakıl, yardımların işleyişiyle ilgili özel bir şartlarının olmadığını ve herhangi bir yöntemi tartışmaya hazır olduklarını söyledi.
"Türk hükümeti tüm yardımımızı Lübnan ordusuna veriyor, bu yüzden herhangi bir sivil toplum kuruluşu ile çalışmıyoruz. Lübnan hükümeti patlamadan sonra 2 hafta sıkıyönetim ilan etti. Dolayısıyla anayasaya göre Lübnan ordusu bu felaketin etkileriyle başa çıkmakla görevlendirildi.
Türk sağlık ekiplerimiz var ve Lübnan ordusuyla koordineli olarak sahada çalışan Türk arama kurtarma ekiplerimiz var. Lübnan'ın iç işlerine karışmıyoruz, bu yüzden yeni hükümetin oluşumunu Lübnan'ın iç meselesi olarak görüyoruz. Kim başbakan olacak ve bir kabine kuracaksa, onlarla çalışmaya hazırız. Lübnan'ı tek bir ülke olarak görüyoruz, bu yüzden yaklaşımımız mezhepçi değil. Türkiye hükümeti iç tartışmaların dışında kalıyor."

"Lübnan'ın iç siyasetine girmiyoruz"

Türkiye'nin tutumunun çok net olduğunu ve Lübnan'ın iç siyasetine girmediklerini söyleyen Hakan Çakıl, "Hükümeti kim kurarsa kursun, onlarla birlikte çalışacağız. Elbette, uzun zamandır beklenen ve uzun süredir ihtiyaç duyulan reformları uygulayacak hükümetin hızlı bir şekilde kurulmasını diliyoruz. BM insani çabalarına katılıyoruz ve aynı zamanda 2018 CEDRE'nin (Lübnan kalkınma ve reformlarını destekleyen uluslararası konferans) bir parçası ve ortağıyız. Türkiye, Lübnan'ın bağışçılarından biridir. Bu yüzden bölgesel ve uluslararası aktörlerle işbirliği yapıyoruz" dedi.

Kaynak: TRT World

YORUMLAR (0)