Oğuz Atay kimdir?

Oğuz Atay kimdir?

Google'nin doodle yaptığı Oğuz Atay kimdir? Cumhuriyet dönemi yazarı olan Atay kimdir? Google neden Atay’ı doodle yaptı? Roman ve hikaye yazarı olan Atay kimdir?

2020-10-12 02:29:00

Oğuz Atay, 12 Ekim 1934 tarihinde Kastamonu'da dünyaya geldi. Hukukçu olan babası Mehmet Cemil Atay Cumhuriyet Halk Partisi'nin dönem milletvekilliğini yapmış bir isimdi. Annesi Türk bir baba ve Fransız bir anneden olan Muazzez Zeki Hanım'dı. Babasının milletvekili olarak Ankara'ya atanmasından sonra 1939 yılında eğitimi için Ankara'ya geldi. İlkokulu Devrim İlkokulu'nda okuyan Oğuz Atay, 1951 yılında TED Ankara Koleji'nden mezun oldu. Aynı yıl devlet olgunluk sınavını kazanan Atay daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'nden 1957 yılında mezun oldu.

WhatsApp Image 2020-10-12 at 02.33.43

Anayol Mühendislik Şirketi'nde 6 ay mühendis olarak çalışan Atay, o yıllarda Beyoğlu Baylan Pastanesi'ni sık sık ziyaret etti. Onat Kutlar, Demir Özlü, Hilmi Yavuz, Ferit Edgü gibi isimlerle arkadaşlık yapan Atay 1957 yılında yedek subay olarak askere gitti. Askerliğinin ilk 6 ayını İstanbul'da yapan Atay diğer yarısını da Ankara'da tamamladı.
Ankara'da geçirdiği bu süre zarfında “Pazar Postası” etrafında toplanan gençlerle arkadaşlık eden Atay, Ece Ayhan ve Korkut Boratav gibi şairlerin ve Marksist iktisatçıların evindeki toplantılara katıldı.Şair ve mütercim olan Cevat Çapan ve yazar Vüs'at O. Bener ile sık sık beraber oldu ve dostluğunu ilerletti.

Askerlik bitince İstanbul'a dönen Atay, 1959-1962 yılları arasında Denizcilik Bankası İstanbul Şehir Hatları İşletmesi'nde üç yıl çalıştı. Bu arada tanışıp beğendiği modacı terzi Fikriye Fatma Gürbüz Hanımefendi ile 1961 yılında evlendi. Bu evlilikten Özge adında bir kızı olan Atay daha sonra bir inşaat şirketi kurdu.

WhatsApp Image 2020-10-12 at 02.33.43 (1)

Oğuz Atay, 1960 yılında İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi İnşaat Bölümü'ndeki öğretim üyeliğini görevini yapmaya devam etti. Talebelerine topoğrafya ve yol inşaatı dersleri veren Atay, 1967 yılında eşinden boşandı.

Birkaç ay babasıyla yaşayan Atay sonrasında Beyoğlu civarına taşındı. Aynı yıl hayatına yoldaşlık edecek Sevin Seydi hayatına girdi. Sevin Hanım, Oğuz Atay ile tam 10 yılını paylaşacaktı. Yıllar sonra Oğuz Atay'ın “Tutunamayanlar” ve “Tehlikeli Oyunlar” kitaplarını atfettiği ismin muhatabı olur. Hatta öyle ki bu kitapların kapak tasarımları Sevin Seydi Hanımefendi'nin ellerinden çıkacaktı.

Daha sonra Atay, “Meydan Larousse” lügat ve ansiklopedisinde redaksiyon işlerini yürüttü. Atay, 1973 yılında Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanan Türkiye 1923-1973 Ansiklopedisi için madde yazarlığın başladı ve akabindeki yılda Pakize Kutlu ile ikinci evliliğini yaptı.

WhatsApp Image 2020-10-12 at 02.39.33

1974 yılında doçent ünvanını alan Atay 1976 yılında hastalandı.
Beyninde tümör çıkan yazar Londra'da tedavi gördüyse de bu hastalıktan kurtulamadı ve 13 Aralık 1977 tarihinde vefat etti. Yazar çok istediği “Türkiye'nin Ruhu” isimli projesini yazamadan hayata gözlerini kapadı.Mezarı Edirnekapı Şehitliği'ne annesinin yanına defnedildi.
12 Ekim'de dünyaya gelen Oğuz Atay'ı Google, arama motoruna doodle yaptı. Günün anlam ve önemine uygun bir resim bulunan Oğuz Atay 12 Ekim tarihinde okuyucular arasında en çok aranan isim oldu.

YAZARIN ESERLERİ
-Tutunamayanlar
-Tehlikeli Oyunlar
-Bir Bilim Adamının Romanı
-Korkuyu Beklerken
-Oyunlarla Yaşayanlar
-Günlük
-Eylembilim

EN ÇOK PAYLAŞILAN SÖZLERİ

Oğuz Atay'ın günlüğünün ilk cümleleri ve Sevin Hanım'ın ayrılışına dair notları:

Selim gibi, günlük tutmaya başlayalım bakalım. Sonumuz hayırlı değil herhalde onun gibi. Bu defteri bugün satın aldım. Artık Sevin olmadığına göre ve başka kimseyle konuşmak istemediğime göre, bu defter kaydetsin beni; dert ortağım olsun. "Kimseye söyleyemeden, içimde kaldı, kayboldu," dediğim düşüncelerin, duyguların aynası olsun. Kimse dinlemiyorsa beni - ya da istediğim gibi dinlemiyorsa- günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda, bana bunu da yaptınız!”

“Beni anlamıyorlardı. Zarar yok. Zaten beni, daha kimler anlamadı.”

“Her şeye yeniden başlamak mümkün değildi. İstesem de mümkün değildi. Nerede kaldığımı unuttuğuma göre, baştan başlamak için de birtakım yetenekler gerekliydi; daha talihli doğmuş olmak gerekliydi mesela.”

“Beni anlamalısın. Çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.”