$

Dolar

47,2330

Euro

54,1183

£

Sterlin

63,4869

Frank

57,9963

Gram Altın

6.255,1200

Bitcoin

3.116.669

$

Dolar

47,2330

Euro

54,1183

£

Sterlin

63,4869

Frank

57,9963

Gram Altın

6.255,1200

Bitcoin

3.116.669

Makale 23.07.2026 5 dk okuma

Körfez Krizi sonrası neden Kerkük ve Musul’a giremedik?

Paylaş:

Körfez krizinden sonra ortamın uygun olduğunu düşünen Cumhurbaşkanı Turgut Özal Kerkük ve Musul’a bir askeri harekat yapılması için ilgililerle istişare yaptı.

Muhalefet kesinlikle Irak’a askeri bir operasyon yapılmasına karşı çıktılar.

Sadece MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş Çankaya Köşküne giderek Cumhurbaşkanı Özal’a tam destek verdi.

Devrin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necip Torumtay Başkomutan Özal’ın Irak’a askeri harekat yapılması talimatından çekindiği için karşı çıktı ve emekliliğini istemek mecburiyetinde kaldı.

Oysa askerlik ölmek ve öldürmek mesleği değil midir?

Genelkurmay Başkanı her kim olursa olsun Başkomutan’ın emrine mutlak uymak zorundadır.

1947 Paris Konferansına katılmayarak 12 Adaların İtalya tarafından Yunanistan’a peşkeş çekilmesine seyirci kalmadık mı?

1947 yılında 12 Adaları altın tepsi içerisinde Yunanistan’a kim veya kimler hediye etti?

Cumhurbaşkanı Özal, Barzani ve Talabani’yi dış şer güçler kullanıncaya kadar biz kullanalım, Türkiye kullansın diye tarihi,kültürel, dini ve akrabalık bağlarımız bulunan Kuzey Irak’taki Kürt liderlerin yabancı ülkelere rahatlıkla seyahat edebilmeleri için kırmızı diplomatik pasaport verilmesini uygun gördü.

Neden?

Cumhurbaşkanı Özal PKK ile mücadele etmek kaydıyla Barzani ve Talabani’ye dostluk elini uzattı.Yaptığı da o günkü şartlarda doğruydu.

Eğer Türkiye Barzani ve Talabani’ye diplomatik pasaport vermeseydi adıgeçenlerin İran, Rusya, Yunanistan, Fransa, Almanya veya İngiltere’den yabancı bir ülke pasaportu almaları kuvvetle muhtemeldi

Yüksek malümları olduğu üzere şimdi rengi kırmızı değil, siyah olan diplomatik pasaportu Dışişleri Bakanlığı Protokol Genel Müdürlüğü vermektedir.

Devrin Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin’in Cumhurbaşkanı ve Başkomutan Turgut Özal’ın Talabani ve Barzani’ye kırmızı diplomatik pasaport verilmemesi konusunda direnmesi veya Özal’ın talimatına uymaması için cesareti ve siyasi gücü var mıydı?

27 Ağustos 1991 tarihinde Varşova Büyükelçiliğimizde görevliyken Doğru Yol Partisi’nden Nevşehir Milletvekili Adayı olabilmek için görevimden resmen istifa ettim.

Dışişleri Bakanlığı ben memur değilken ciddi bir  hukuki hata yaparak Ekim-1991’de beni müşterek kararnameyle Merkez’e almış.

Yani ölmüş bir Hatun’u resmen evlendirmek gibi bir hukuki hata.

Avukatım Doç.Dr. Hasan İşgüzar Danıştay’a müracaat etti.

Danıştay 5’inci Dairesi beni haklı buldu ve YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI verdi.(5-0 lehime karar)

Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin Liceli gariban bir aile çocuğu olmasına rağmen, adeta monşerlerin ve bürokratların esiri gibiydi ve Danıştay’ın kararını bir türlü uygulamıyordu.

Avukatım Doç.Dr.Hasan İşgüzar Bakan Çetin ile bizzat görüşmesine rağmen Danıştay kararını maalesef uygulatamadı.

Devreye eski Gümrük ve Tekel Bakanı Tuncay Mataracı girdi.

Mataracı telefonda Hikmet Çetin’e ağır sözler söyledi ve kibarca hakaret etti.

Mecbur kalan Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin olurumu da alarak tercihim üzerine Tiflis’e tayinimi  yapmak mecburiyetinde kaldı.

Öte yandan, Cavit Çağlar’ın özel uçağıyla 20 Mayıs 1992 tarihinde Gürcistan’a resmi bir ziyaret yapan Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin beraberinde Tiflis’e götürdüğü Timoçin Arbak’ı Devlet Konseyi Başkanı, Sovyetler Birliği’nin efsane Dışişleri Bakanı Eduard Şevardnadze’ye TİFLİS BÜYÜKELÇİMİZ SAYIN TİMOÇİN ARBAK diye takdim etmiş ve bir türlü Arbak’ı maiyetindekilerin dedikodusu yüzünden Tiflis’e Büyükelçi olarak atamamıştır. ( Olayın canlı şahidi bizzat Emekli Büyükelçi Halil Akıncı’dır. )

Hikmet Çetin kapalıçarşı ingilizcesiyle yıllarca Dışişleri Bakanlığı yaptı.

Çetin silik bir Dışişleri Bakanıydı.

Maiyetine talimat vermeye dahi korkuyordu.

Herkesle iyi geçinmek gayreti içerisindeydi.

Etliye ve sütlüye karışmıyordu.

ABD yanlısı ve NATO’cuydu.

Bu sayede CHP Genel Başkanı, TBMM Başkanı ve NATO’nun Afganistan Temsilcisi oldu.

Bir ara Deniz Baykal’a muhalefet bayrağını açan Mustafa Sarıgül’ün safında dahi yer aldı.

Amacı neydi? CHP’den tekrar Milletvekili olabilmek.

90 yaşında olmasına rağmen , eski CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in otobüsünün üzerinde açık hava mitinglere katılan ve tekrar Meclis’e milletvekili olarak girebilmek için bütün enerjisini harcayan eski Bakan’ım Hikmet Çetin’e saygılarımı sunuyor, sağlık, sıhhat ve afiyetler diliyorum.

Belki yapılacak ilk seçimde milletvekili seçilir ve en yaşlı üye sıfatıyla Meclis’e geçici Başkanlık dahi yapabilir mi?

Burası Türkiye.Her şey olabilir.

NEREDEN NEREYE?

Vahit Özdemir/TİMETÜRK

Etiketler:
Vahit Özdemir
Vahit Özdemir

Köşe Yazarı