'Konutumuza' hırsız girdi!

Yazar Mehmet Yavuz, indirilen konut kredi faizlerinin vatandaşa imkan tanıdığına dikkati çekerken fırsatçıların da bu süreçten nasıl istifade ettiği uyarısında bulunan bir yazı kaleme aldı

2020-06-15 10:44:50

Yazar Mehmet Yavuz Timeturk'e özel yazdığı yazıda, "Tüm kamu idarelerinde olduğu gibi devlet bankalarında da vatandaş gelmişken A'dan Z'ye süzülüyor" Devlet ise kimden alacağına değil sadece alacağına bakıyor" değerlendirmesinde bulundu

İşte o yazı:

Hükümetin geçen hafta konut sektörüne yönelik açıkladığı ve kamu bankalarının ön ayak olduğu birinci ve sıfır konutta yüzde 0,64, ikinci el konutta 0,74 faizle kredi imkanı vatandaşı sevindirdi.

Elinde avucunda ne varsa bir araya getirip, kalan miktarı kredi çekerek bir ev sahibi olma umuduna kapılan millet banka şubelerine akın etti. Bankaların bireysel müşteri temsilcileri tarihi başvuruya şahit olurken tapu idarelerinde yaşanan yoğunluk da rekor kırdı.

Elbette, her kampanyada olduğu gibi bu kampanyada da fırsatçılar işbaşında idi.

"Vatandaşın bankadan kredi çekerek ev alımı için saldıracağı" fikrine kapılan ev sahipleri ve emlakçılar satışa koydukları ilanlara  100 bin liraya varan oranlarda fiyat farkı koyarak halkı şoke ettiler.

İnsanlar "faiz düşük" diye bankalara akın edebilir anlayabiliriz ama; kredi çeken insanlardan faydalanmaya kalkan fırsatçıların bu fiyat hareketini akılla, izanla açıklayabilmek mümkün değil.

Peki bu konuya dair emlakçılar odası ve bazı sivil toplum kuruluşlarının "aman yapmayın" sözlü uyarısı dışında etkili bir karşı adım atıldı mı; hayır.

Hükümet her ne kadar " bu fırsatçılara taviz verilmemeli" açıklamasını yapsa da temenni havada kaldı.

Nasıl kalmasın ki...

Üstüne üstlük, hükümetin yapacağı daha çok iş var ve atacağı çok adımın olduğunu görüyoruz.

Yasalara göre emlakçıların satıştan alması gereken yüzde 2 komisyon tek taraflı olarak alıcıdan yaha işletiliyor.

Tapu harçları da aynı şekilde, teamüle dönüşerek alıcı-satıcı taraflı değil; alıcıya bindirilerek gerçekleştiriliyor.

Burada devlet aldığına bakıyor; kimden aldığı hiç önemli değil...

Bankalara gelecek olursak; hazır kredi çekmeye gelen vatandaşa kaz muamelesi yapılıyor.

Tüm kamu idarelerinde olduğu gibi devlet bankalarında da vatandaş gelmişken A'dan Z'ye süzülüyor(!)

Oluşan uzun kuyruklardan kurtularak kendini bankacının önünde bulan vatandaş kredi çekmeye ramak kala yeni bir soygunla karşı karşıya kalıyor. Hiçbir bankaya borcunuz yok ve siciliniz temizse kredinizi alabiliyorsunuz. Ama onun da şartları var;

Krediniz elinize geçmeden evvel size hayat sigortası yapılarak banka kendini riskten arındırıyor.

Size ve yakınlarınıza banka hesabı açılıyor, ardından ek kartlarla birlikte kredi kartı imzalatılıyor. Devamında ev faturalarınızdan birkaçını ilgili bankaya talimat vermeniz lazım. Konut sigortanız yapıldıktan sonra da konutunuza gelip,nasıl bir inceleme yaptığını tam bilemediğimiz, bilirkişi ücreti kesintisine maruz kalıyorsunuz.

İşlem ücretlerinden alınan ek işlem ücretinden sonra ise alacağınız ev ipoteklenmiş şekilde bankadan çıkıyorsunuz.

Konut kampanyasında ev almak isteyenden çok; komisyon fırsatçıları ve bankalar bayram etti.

YORUMLAR (0)