Dolar

44,3108

Euro

51,5340

Altın

6.341,96

Bist

13.168,16

'At eti' ile yakalanan firma hakkında 'Süleymancılar' bağlantısı iddiası!

CHP'li Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin aşevinde kavurmadan çıkan çipin bir yarış atına ait olduğunun belirlenmesinin ardından, söz konusu etin 'Süleymancılar' olarak bilinen cemaat ile bağlantılı bir gıda firmasına ait olduğu iddia edildi.

49 Dakika Önce Güncellendi

2026-03-23 17:06:28

'At eti' ile yakalanan firma hakkında 'Süleymancılar' bağlantısı iddiası!

Geçtiğimiz gün CHP'li Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin aşevinde kavurmadan yarış atı çipi çıkması medyada gündem olmuştu. Söz konusu çipin 3 birinciliği bulunan 4 yaşındaki İngiliz atı Smart Latch'e ait olduğu belirlenmişti. At eti olarak tespit edilen 213 kilo kavurma ise imha edildikten sonra, işletme hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu.

HDO1ILGWsAABBUG

T24'ün 14 Mart tarihli haberine göre, Atın sahibi iş insanı Suat Topçu'ya da "Atın hibe edilmesi durumunun bildirilmemesi" gerekçesiyle, 132 bin 108 TL ceza kesildiği ortaya çıktı.

Sabah'ın haberine göre at sahibi Topçu, “veterinerin, rahmindeki sorun nedeniyle anne olarak kullanılamayacağını da söylemesi üzerine, atını güvenli bir yere verme koşuluyla, nakliyecilik yapan eski bir jokeye verdi. Eski jokey de atı Osmaniye'deki bir binicilik kulübüne verdiğini söyledi.”

Ekran Resmi 2026-03-23 17.37.32

Aydınlık gazetesinden Kaan Arslan'ın konuyla ilgili 14 Mart 2026 tarihli paylaşımı...

Bu olay sonrası söz konusu aşevinin et tedarikçisinin “Süleymancıların gıda firması Toros Gıda" olduğu iddia edildi.

Süleymancılar cemaati ve CHP'li belediye ilişkisi

Timetürk yazarı Prof. Dr. Mehmet Şahin, kamuoyunun tepkisini çeken olayı köşesine taşırken dikkat çeken detaylar paylaştı.

Olayla ilgili Süleymancılar cemaati bağlantılı Toros Gıda firmasını işaret eden Prof. Şahin, aynı firmanın CHP'li Mersin belediyesi ile ilişkisini gündeme getirirken “FETÖ” hatırlatmasında bulundu:

“Son günlerde Mersin'de belediyenin aşevinde at etinden yapılan kavurma ile ilgili haber, enlemsel ve boylamsal olarak yayılmaya başladı. Mersin'de “Süleymancıların gıda firması” olarak bilinen Toros Gıda bağlamında at etinin helal veya haram olmasından Süleymancıların neden CHP'ye destek verdiklerine kadar pek çok soru sorulmaya başladı. Bu sorgulama tartışmaları da büyütüp gidiyor.

Süleymancılar olayının sadece bir kavurmaya indirgenmesi ülkemizin karşı karşıya olduğu temel bir beka sorununun üzerini kapatma riski taşımaktadır. Geçmişte FETÖ Paralel Devlet Yapılanması deneyimi bulunan ülkemizin ve milletimizin, FETÖ ve benzeri yapıların sona erdiğini düşünmesi çok yanlış olacaktır.

Kendi memleketim olan Erdemli'de katıldığım bir Cenaze Yemeğinde şahit olduğum bir paralel dua örneğini Birebir Haber'deki köşemde “Cenaze Yemeğinde Paralel Dua” başlığı ile yazmıştım.”

Diyanet nasıl devre dışı kaldı?

Prof. Şahin, cemaatin Diyanet görevlilerini devre dışı bırakan bir etkiye sahip olduğunu vurgularken şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle Akdeniz ve Ege bölgesinde halk arasında “öşürcü” veya “terlemezler” olarak adlandırılan bu cemaat yine dini gerekçelerle ikna ettiği halktan aldığı yardımlarla kurumsallaşmış, kendi binaları, okulları ve yurtları yanında ticaret şirketlerini de oluşturarak “paralel” yapı özelliği taşımaya başlamıştır. Bölgede, Diyanet İşleri Başkanlığının atadığı görevlileri bypass ederek kendi görevlileri ile halk arasında kendi usullerine göre dua ve başka ritüelleri uygulamaktalar. Din ve ibadet bağlamında gerçekleştirilen bu uygulamalara halkın açıktan itiraz etmesi de söz konusu olmuyor.

Konunun önemine ve Mersin'de Süleymancıların firması Toros Gıda tarafından temin edilen at eti haberleri üzerine daha önce katıldığım bir Cenaze Yemeği izlenimimi tekrar yazma gereği duydum.”

"Cenaze yemeğinde farklı dua"

Prof. Şahin, bir taziye ziyaretinde servis edilen cenaze yemeğinde şahit olduğu durumu şöyle anlattı:

“Defin işlemlerinden dönenler yerini almaya başlayınca “tahıl” temelli geleneksel yemekler masalara servis edilmeye başladı. Yemek yemeye başlayan grup henüz yemeğini tamamlamadan, daha önce bir yere konumlanmış olan ama yemekten yemeyen birisi dua etmeye başladı. Henüz ses sistemi kurulmamış olduğu için sesinin en yüksek tonunda tümüyle Arapça dua etti. Biraz Arapça bilgim olduğu için ve her duaya Amin denmemesi gerektiğini bildiğim için yapılan duayı dikkatle takip ettim. Edilen dua içinde olumsuz bir ifade yoktu ama ilginç olan herkesin ne anlama geldiğini bilmediği, içinde tek Türkçe kelime olmayan duaya koşulsuz Âmin demesi idi. Ancak dua içinde geçen “Üstazına” ifadesi ilgimi çekti. Bu Üstaz kelimesinin nereye gönderme yaptığını bilmediğim için bu bölüme Âmin demedim.”

“Lacivert takkeli şahıs”

Diyanet görevlilerinin engellendiğini kaydeden Prof. Şahin, şu uyarıda bulundu:

“Taziye yerinden izin alarak ayrıldığımda misafirlere yemek sunumu devam ediyordu. Lacivert takkeli şahıstan sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin görevli ve emekli hocaları tekrar Kuran okuması ve dua yaptı mı bilmiyorum.

Burada basit görünen ve ölüm vakası ile görmezlikten gelinen veya hoşgörü ile karşılanan bir durum var. Cenaze yemeğinde çok Kuranı Kerim okunması ve dua edilmesi iyi bir şey. Kötü ve tehlikeli olan devletin görevli hocası ve hocalarına paralel lacivert takkeli bir başkasının da ısrarla rol çalması ve paralel bir yapıyı halk nezdinde ortaya koyması. Adeta “biz varız burada, Devletin hocalarının okuduğu Kuranı Kerim ve yaptığı dualar değil asıl olan bizimki” der gibi bir davranış dili oluştu.

Madem dua ediyorlar, Kuranı Kerim okuyorlar neden bir arada ve birlikte yapmıyorlar bu işi? Neden Show yapma ve rol yapma çabası öne çıkıyor?

Taziye yeri ve cenaze yemeği lacivert takkesi ile ikilik yaratma ve alternatiflik gösterisi yapma yeri olamaz. Hem ayıp hem de bu çok iyi niyetli milletin birliğinin ve beraberliğinin temeline bilerek veya bilmeyerek dinamit döşeniyor.”

Yorum Yap

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
SON VİDEO HABER

Isparta'ya şehit ateşi düştü

Haber Ara