Fas'ın Batı Sahra'daki yeni stratejisi bölgede konsolosluklar açılması

Uzmanlara göre, Fas, Batı Sahra'da egemenliğini güçlendirmek ve daha önce sunduğu özerklik önerisini pekiştirecek bölgesel ve uluslararası desteği elde etmek için bölgede konsolosluklar açılmasını istiyor- Uluslararası ilişkiler uzmanı Faslı akademisyen Taceddin el-Hüseyni:- 'Uluslararası hukuka, özellikle 1963 Cenevre Sözleşmesi'ne göre, bir ülkede konsolosluk açmak, bölge üzerindeki egemenliğ

30.10.2020 15:48:59
HALİD MECDUB/YASSİNE AYDİ - Fas ile Polisario Cephesi arasında gerginliğe neden olan Batı Sahra bölgesinde, 15 Afrika ülkesinin konsolosluk açmasının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'nin de (BAE) bu konuda niyet göstermesi Fas'ın bölgede egemenliğini pekiştirme siyaseti olarak görülüyor.

Uzmanlara göre, Fas, Batı Sahra'da egemenliğini güçlendirmek ve daha önce sunduğu özerklik önerisini pekiştirecek bölgesel ve uluslararası desteği elde etmek için yeni bir diplomatik ve kalkınma stratejisi olarak bölgede konsolosluklar açılmasını istiyor.

- Batı Sahra'da şu ana kadar 15 Afrika ülkesi konsolosluk açtı

Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita salı günü, Zambiya ve Esvati̇ni̇'nin ardından, Batı Sahra'da konsolosluk açan ülke sayısının 15'e yükseldiğini açıkladı.

Zambiya ve Esvatini'nin El-Uyun'da konsolosluk açması münasebetiyle düzenlenen törende konuşan Burita, "Uyun'da 8 ve Ed-Dahle'de 7 olmak üzere Batı Sahra'da konsolosluk açan ülkelerin toplam sayısı 15'e ulaştı." dedi.

Burita, Afrika kıtasının batısından 6, orta kesiminden 5, güneyinden 3 ve doğusundan da 1 devletin Batı Sahra'da diplomatik temsilciliği bulunduğunu kaydetti.

Öte yandan, BAE Kraliyet Divanı'ndan salı günü yapılan açıklamada, Fas Kralı 6. Muhammed'in Abu Dabi Veliahd Prensi Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile telefonda görüştüğü belirtildi.

Açıklamaya göre, Al Nahyan görüşmede, Kral 6. Muhammed'e, ülkesinin, Uyun'da konsolosluk açmayı planladığını iletti.

Kral 6. Muhammed ise "Fas'ın toprak bütünlüğünü destekleyen bu tarihi karardan" ve BAE'nin Batı Sahra'da konsolosluk açacak ilk Arap ülkesi olmasından ötürü Al Nahyan'a teşekkürlerini sundu.

- "Fas'ın egemenliğini tanıdıklarının açık göstergesi"

Uluslararası ilişkiler uzmanı Faslı akademisyen Taceddin el-Hüseyni, "Uluslararası hukuka, özellikle 1963 Cenevre Sözleşmesi'ne göre, bir ülkede konsolosluk açmak, bölge üzerindeki egemenliğinin bir kabulüdür." dedi.

"Konsolosluk, ilgili ülke ile ilişkilerin ve çok taraflı iş birliğinin geliştirilmesinin anahtarıdır." diye konuşan Hüseyni, bölgede 15 konsolosluğun açılmasının, söz konusu ülkelerin Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanıdıklarının açık bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Hüseyni, "Fas'ın Batı Sahra üzerindeki yasal veya idari egemenliği tartışılmaz bir konudur. Konsoloslukların varlığı bu egemenliğin bir kanıtıdır." ifadelerini kullandı.

- "BAE'nin konsolosluk açması diğer Arap ülkelerini de teşvik edebilir"

Sahra ve Sahel Araştırmacısı Abdulfettah el-Fatih de bölgede Afrika ülkelerinin konsolosluk açmasının uluslararası hukuka uygun olduğunu söyledi.

Fas'ın Afrika Birliğine geri dönmesinden sonra bazı Afrika ülkelerinin Batı Sahra'ya ilişkin tutumlarında değişiklik olduğuna dikkati çeken Fatihi, "Batı Sahra meselesinde, özellikle BAE'nin Uyun'da konsolosluk açma niyeti göstermesiyle birlikte, konunun Afrika düzeyinde ve diğer alanlarda çözülmesine katkıda bulunacak diplomatik uygulamada değişiklikler oluyor." dedi.

Fatihi, "BAE'nin adımı, özellikle Fas'ın Dahle'de liman açma kararının ardından, BAE'nin Moritanya'nın Nouadhibou kentinde büyük bir liman inşa etme niyetiyle ilgili medyada çıkan haberler göz önüne alındığında BAE'nin Moritanya ve Sahel bölgesindeki artan rolü Fas'ın endişelerini ortadan kaldırıyor." ifadelerini kullandı.

Araştırmacı Fatihi ayrıca, BAE'nin konsolosluk açma niyetinin diğer Arap ülkelerini de bu konuda teşvik edebileceğini dile getirdi.

- "BAE'nin konsolosluk açması iki ülke arasındaki ilişkilerdeki belirsizliği giderecek"

Taceddin el-Hüseyni ise, "BAE'nin bu adımı, iki ülke arasındaki ilişkilerde son bir kaç yıldır devam eden belirsizliği ortadan kaldıracak." değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu belirsizliği Fas'ın Yemen'deki savaş ve İsrail ile normalleşme konusunda kendine özgü duruşuna bağlayan Hüseyni, Fas'ın, Arap ülkelerinin işlerine karışmayarak, egemenliğini muhafaza etmek ve kararlarını bağımsız tutmak istediğine dikkati çekti.

Fas ile BAE arasındaki belirsizliğe, Rabat'ın Suudi Arabistan öncülüğünde ve BAE'nin de içinde bulunduğu Yemen'deki İran destekli Husilere karşı kurduğu ittifaktan çekilmesi de katkı sunuyor.

Rabat yönetiminin, 2017'de Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır'ın, Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmeleri ve ekonomik abluka uygulamalarıyla başlayan Körfez krizinde kesin bir tavır almaması da iki taraf arasındaki belirsizliği besleyen bir diğer unsur olarak öne çıktı.

Hüseyni, "Abu Dabi'nin Körfez bölgesinde ve uluslararası alanda istisnai bir ağırlığa sahip olması ve bölgesel dengede temel bir eksen olması nedeniyle BAE'nin konsolosluk adımı önemli." diye konuştu.

- Rabat Batı Sahra'da yeni bir bir strateji izliyor

Fas'taki Kadı İyad Üniversitesi Siyasi Bilimler Öğretim Üyesi Muhammed el-Gali, "Polisario Cephesi özerklik önerisini reddettikten sonra Rabat yeni bir strateji izliyor." dedi.

Gali, Fas'ın özerkliği, güvenlik ve istikrarın gerekliliğine dayanan uluslararası bir bağlama taşımak için diplomatik ve ekonomik bir yaklaşım sergilediğini ifade etti.

Afrika ülkelerinin Batı Sahra'da konsolosluk açmalarındaki hızlanmanın özerklik girişimine yaklaşımı ortaya koyduğuna işaret eden Gali, BAE'nin konsolosluk açma niyetini, Arap ülkelerinin de Afrika ülkeleri gibi Batı Sahra'da konsolosluk açmaları gerektiğine dair güçlü bir işaret olarak nitelendirdi.

- "Konsolosluk açılması Fas'ın çatışmayı çözme önerisinin uluslararası destek kazandığını doğruluyor"

Fas Anayasa Çalışmaları ve Kriz Analizi ve Politikalar Enstitüsü Müdürü İdris Lekrini, Batı Sahra'da konsoloslukların açılmasının Fas'ın çabalarına olan güveni yansıttığını söyledi.

Lekrini, artan konsolosluk sayısının, Rabat'ın Afrika Birliğine katılımıyla pekişen Fas diplomasisinin Afrika'yı harekete geçirme başarısını yansıttığını aktardı.

Fas Paradiplomasi ve Medeniyetler Diyaloğu Merkezi Başkanı Abdulfettah el-Belaşmi ise, "BAE ve diğer ülkeler tarafından Sahra'da konsoloslukların açılması uluslararası hukuka göre yapılıyor. Bu gelişmeler Fas'ın çatışmayı çözme önerisinin uluslararası destek kazandığını doğruluyor." diye konuştu.

Fas'ın, 2016'dan bu yana konunun iyi anlaşılması için siyasi, diplomasi, ekonomi ve kalkınma alanında bir strateji izlediğine işaret eden Belaşmi, yeni tip koronavirüs krizinden sonra siyasi anlaşmazlıkları ekonomik ve kalkınma anlamında çözmek için uluslararası bir eğilim olduğunu belirtti.

- Batı Sahra sorunu

Fas'ın 1975'te eski İspanyol sömürgesi Batı Sahra'yı topraklarına katmasının ardından, Cezayir'in destek verdiği bağımsızlık yanlısı Polisario Cephesi ile Fas yönetimi arasında başlayan gerginlik devam ediyor.

Fas, bölgenin kendi egemenliğinde kalması gerektiğini savunurken Polisario Cephesi, Batı Sahra'nın bağımsız devlet olduğunu ileri sürüyor.

Polisario Cephesi, 1991'de, BM'nin ara buluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasına kadar Fas güvenlik güçlerine karşı silahlı mücadele yürütüyordu. Ateşkes anlaşmasından bu yana Batı Sahra'nın statüsüyle ilgili görüşmeler başarıya ulaşamadı.


Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)