SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMGEZİSPORRAMAZANÇEVİRİSAĞLIKKÜLTÜRFOTOVİDEO

Erdoğan, yabancı medya mensuplarının sorularını yanıtladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (5)- 'Dünkü görüşmeler neticesinde gelinen noktayı, zafer veya mağlubiyet gibi değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Bunu özellikle bana göre, 'devletler arasında bir zafer' şeklinde değerlendirmek çok çok yanlış olur. Bunu ben teröre karşı bir zafer olarak görüyorum'- 'Sayın Trump'la da bu konuyla ilgili gerekli görüşmelerimizi telefonda yaptığımız gibi, ikil

Erdoğan, yabancı medya mensuplarının sorularını yanıtladı
18.10.2019 18:58:42

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile dünkü görüşmeler neticesinde gelinen noktayı, zafer veya mağlubiyet gibi değerlendirmeyi doğru bulmadığını belirterek, "Bunu özellikle bana göre, 'devletler arasında bir zafer' şeklinde değerlendirmek çok çok yanlış olur. Bunu ben teröre karşı bir zafer olarak görüyorum." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde yabancı medya temsilcileriyle bir araya gelerek, sorularını yanıtladı.

ABD'nin yaptırımlarına ilişkin soru üzerine Erdoğan, "Size verdiğim notlarda 12. maddeye bakmanızda fayda var." diyerek, basın mensuplarına ilgili maddeyi hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yani Lindsey herhalde bir daha başını iki elinin arasına alacaktır. Lindsey, daha önce kalkıp YPG/PYD'yi terör örgütü olarak kabul eden bir insandı. Şimdi tam aksini savunmaya başladı. Onun için biz de onu dürüstlüğe davet ediyoruz." diyerek, şunları kaydetti:

"Şu anda Sayın Trump muhatabımdır. Sayın Trump'la da bu konuyla ilgili olarak gerekli görüşmelerimizi telefonda yaptığımız gibi, ikili de yapmak suretiyle Türkiye-Amerika ilişkilerinde yeni bir safhanın hızla gelişmesi temennimizdir. İnanıyorum ki bu da dostluğumuzun bir gereği olarak bu olaylar vesilesiyle hayata geçecektir. Bunu ben bir milat olarak görüyorum. Yeni bir başlangıç olarak görüyorum. Sayın Trump'ın da dün akşam ki güzel temennilerine ben de aynı şekilde mukabelede bulunuyorum. Japonların güzel bir sözü vardır, 'Düşmanınla bile iplikle de olsa bağını koparma.' diyor. 'Gün olur ki lazım olur.' Biz ise müttefikiz. Bu kadar önemli bağlarımız var. Dolayısıyla bu bağları sağlam tutmaya mecburuz. Şu andaki gelişmelerde de bunu görüyorum. Dün akşam ki toplantılarımız zaten gayet verimli, güzel geçti. Bundan sonraki şu 120 saati başarılı bir şekilde gerçekleştirip adımlarımızı atacağız."

Adana Mutabakatı'na ilişkin soruya Erdoğan, mutabakatın kendileri için çok önemli olduğunu belirterek, "98'den bu yana ayakta olan bir mutabakat. Dolayısıyla bu mutabakatımız terör örgütlerine karşıdır. O da PKK. Diğerleri onun nesidir? Yan kuruluşlarıdır ve buna da adımı atıldığı zamandan bu zamana pek ihtiyacımız olmadı ama işte şimdi ihtiyacımız oldu." diye konuştu.

Erdoğan, Esed rejimi terör örgütünü yok edemiyorsa, Adana Mutabakatı'nın kendilerine bu hakkı verdiğini anlatarak, "Bu konuda da Sayın Putin'in çok ciddi hassasiyetleri vardır." dedi.

- "195 yakalanan DEAŞ'lı var"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünkü anlaşmayı siz Türkiye için bir zafer, en azından bir kazanç olarak görüyor musunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Dünkü görüşmeler neticesinde gelinen noktayı, zafer veya mağlubiyet gibi değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Bunu özellikle bana göre, 'devletler arasında bir zafer' şeklinde değerlendirmek çok çok yanlış olur. Bunu ben teröre karşı bir zafer olarak görüyorum. Çünkü önceleri şu bekleniyordu, 'Terör örgütü ile Türkiye masaya oturur mu?' Hayır. Masaya oturmadık. Kiminle oturduk? Amerika ile. Kime karşı? Teröre karşı. Onun için bunu teröre karşı bir zafer olarak değerlendirebiliriz."

Bu süreçte Amerikalı askerlerin rolünün ne olacağının sorulması üzerine Erdoğan, bu konuda Amerikalı, Türk generallerin ve bu konuyla ilgili sivil ekiplerin sürekli bir araya geldiğini, bu süreçte de bir araya gelmek suretiyle nerede, neyin, nasıl yapılacağının yol haritasını beraber belirleyeceklerini dile getiren Erdoğan, adımların da ona göre atılacağını söyledi.

Erdoğan, DEAŞ'lıların hapishanelerden kaçması ya da serbest bırakılması yönündeki haberler hatırlatılarak, "DEAŞ ne kadar kuvvetli bir tehdit olarak devam ediyor sizce?" şeklindeki soruyu şöyle cevapladı:

"Bu konuda rivayet çok. Çünkü biliyorsunuz DEAŞ'lıların yerleştirildiği cezaevlerinin sayısı da çok. Ama bunlara cezaevi demek için de bin şahit lazım. Bazıları gerçekten cezaevi gibi, bazıları ise adeta açık hava cezaevi gibi, bazıları çadır kent gibi, böyle bir garip bir şey. Ama bunları PYD kaldıkları yerlerden serbest bırakmak suretiyle, yani maalesef DEAŞ üyesi veya aileleri olarak bunlar serbest bırakıldı ve bu sayının 750'ye yakın olduğu söyleniyor. Böyle bir durum söz konusu. Bunların içerisinde 195 de şu anda yakalanan var. Biz bunların içerisindeki Türkleri bir defa İçişleri Bakanlığımız ayıklamak suretiyle kendi cezaevlerimize alıp, orada yargılama süreçleri yapılacak. Bunun dışındakileri de kendi ülkeleriyle görüşmeleri yapıp ülkelerine gönderme çalışmaları olacak. Ondan sonra da kendi ülkeleri bu konudaki kararlarını versinler."

- "Trump'ın baskı altında olduğunu anlıyorum"

Bölgede güvenlik sorununun yanında azınlıklara yönelik yapılacak çalışmalarla ilgili ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile görüşüp görüşmediğinin sorulması üzerine Erdoğan, Türkiye'deki ve dışarıdaki dini azınlıkların liderlerinden mektup istediklerini, onların da yanıt verdiğini söyledi.

Bu mektupların Trump'a hitap ettiğini dile getiren Erdoğan, yapılan anlaşmadaki dördüncü maddenin "Her iki ülke, insan hayatı, insan hakları ile dini ve etnik toplulukların korunmasına yönelik taahhütlerini yineler." maddesinin yer aldığını anımsattı.

Rusya'nın İdlib için 31 Ağustos'ta ilan edilen ateşkese uyduğunu belirten Erdoğan, şu anda hava saldırı gibi durumların olmadığını, bunun hassasiyetle bu şekilde gittiğini söyledi.

"Amerika ile ilişkilerinizde risk görüyor musunuz?" sorusuna Erdoğan, "Beyaz Saray'ın dışından herhangi bir risk olur mu olmaz mı onlar ayrı konu. Ben şu anda sadece Sayın Trump'la aramdaki ilişkiye bakıyorum. O ilişkiyi de şu anda iyi bir konumda görüyorum. Bir de Sayın Trump'ın baskı altında olduğunu anlıyorum. Bu baskılardan da kendisi nasıl kurtarabiliriz, buna da önem veriyorum." yanıtını verdi.

- "12 gözlem noktamız var"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gözlem noktalarının hatırlatılması üzerine, "Bunlar özellikle rejimin şu anda kendisi için belirlemiş olduğu gözlem noktalarıdır. Bizim ayrıca İdlib bölgesinin orada 12 gözlem noktamız var." dedi.

Suriye rejiminin Münbiç'te olduğunu anımsatan Erdoğan, "Ayn el-Arap'ta var ve oradan Irak sınırına doğru mesela Kamışlı'da var ve orada yine 3 tane ayrı nokta var." ifadesini kullandı.

Erdoğan, Suriye Milli Ordusu'na ilişkin bir soru üzerine, "Rejim nasıl kendi topraklarına şu anda hakim olmanın gayreti içerisindeyse Suriye Milli Ordusu da topraklarından çıkarılmak, edilmek istenen adeta direnişçiler noktasındalar. Bunlar da topraklarına, evlerine sahip olmanın gayreti içerisindeler." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Soçi'deki toplantıda Suriye rejiminden bir temsilci olmayacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, basın mensuplarının harita üzerindeki noktalara ilişkin soruları üzerine, "Bu noktalar silahlı kuvvetlerimizin, güvenli bölge olarak ilan edilmesi halinde buralar bizim kurmayı planladığımız askeri noktadaki gözlem noktalarımız diyelim. Bunun bir benzeri de aynı şekilde İdlib tarafında var." dedi.

Basın mensuplarının "12 yeni gözlem noktası olarak görüyoruz." sözlerine Erdoğan, "Evet" yanıtını verdi.

- "Suriye'de de rejim bu terör örgütleriyle zaten mücadelesini verecek"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir gazetecinin, "Türkiye sınır boyunca güvenli bölgeyi kurarsa ve YPG de buradan çekilirse onların haritasını kabul edecek misiniz yoksa YPG'yi tamamen ortadan kaldırmayı mı hedefleyeceksiniz?" sorusuna, "YPG olayı güvenli bölge içinde bizim kesinlikle olmamasını düşündüğümüz bir durumdur. Bu konuda da Amerika ile mutabıkız." cevabını verdi.

Erdoğan, "Biz sadece bu güvenli bölgeyi güvenlik altına almayı hedefliyoruz. O da ülkemizdeki 3 milyon 650 bin Suriyeliyi kendi evlerine, topraklarına döndürmek suretiyle. Bizim böyle sürekli, hayat boyu bu terör örgütleriyle uğraşacak halimiz yok. Zaten ülkemizdeki terör örgütleri bize yetiyor ama Suriye'de de rejim bu terör örgütleriyle zaten mücadelesini verecek." ifadesini kullandı.

Bir basın mensubunun, "Neden böyle bir harekat gerekliydi?" sorusunu ise Erdoğan, şu şekilde yanıtladı:

"Özellikle Kilis başta olmak üzere Şanlıurfa, Gaziantep, buralardaki sınır ilçelerimiz hep bu terör örgütlerinin maalesef tacizlerine maruz kalmıştır. Ve bunlar o bölgedeki sınır ilçelerimizin dışında buradan içeriden farklı sızmalarla içerideki terör örgütüyle de bunların iltisaklı olanları, bağlantılı olanları vardır. Onlarla da ayrıca münasebetlerle silah kaçırma, getirip götürme gibi birçok çalışmaları olmuştur. Bunlara biz sessiz kalmış olsaydık, müdahale etmemiş olsaydık bunlar daha da ileri doğru gidebilirdi. Onun için bunun artık engellenmesi gerekiyordu. Ve bir de tabii defaatle bu uyarılar kendilerine yapılmıştır. Bu uyarılara rağmen bunlar bu süreci kararlılıkla devam ettirme gayreti içerisinde olmuşlardır. Sonunda artık biz uluslararası camiadan da beklediğimiz olumlu cevabı alamayınca kendi göbeğimizi kendimiz kestik."

Erdoğan'a, Suriye Milli Ordusu'na mensup bazı kişilerin yakaladıkları teröristlere işkence yaptıklarının sosyal medya paylaşımlarıyla ileri sürüldüğü soruldu.

Konuya ilişkin bilgilendirme kitapçığının katılımcı basın mensuplarına dağıtıldığına dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

"Sizin önünüzde dağıtılmış olan broşürler var. Bu broşürleri eğer inceleme zahmetinde bulunursanız orada gerekli bilgilendirmeler zaten ayrıca yazıyor. Burada ciddi bir dezenformasyon var. Bu dezenformasyon da ne yazık ki sistematik olarak yazılı ve görsel medyada yürütülüyor. Bunun için de ayrıca bunları (broşür) sizlere dağıtma gereğini duydum."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türk Silahlı Kuvvetleri kimyasal silah kullanıyor mu?" sorusuna,
"Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterinde kesinlikle kimyasal silah yoktur ve kullanılamaz, kullanılmamaktadır. Yani bunların hepsi tamamıyla Türk Silahlı Kuvvetlerine iftiradır. Bunu ayrıca ifade etmek isterim. Bu iftirayı atan ülkeler bugün kendi envanterlerine baksınlar." yanıtını verdi.

(BİTTİ)


        YORUM YAZ
    Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
    TİMETÜRK SON HABERLER
    ÇOK OKUNANLAR
    TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
    SON YORUMLANANLAR